Author Archives: Esengül Pektaş

Hazret-i Muhammed’in Hastalığından Birinci Rivayet

     Ayşe (Allah o kadından razı olsun) şöyle demiştir: — Zafer ayının gecelerinden bir geceydi. Dünya Serveri (S.A.V.) yatağından kalkıp gitmek dilemişti. Ben: — Yâ Resûlâllah! Anam, babam sana feda olsun, nereye gidiyorsun? dedim. O: — Baki mezarlığında yatanlara mağfiret dilemeye memur oldum, oraya gidiyorum! dedi. Kendisinin azatlısı olan Ebu Müveyhibe veya Ebû Râfi… Read More »

Resulullah (S.A.V.)’İn Hastalığının Başlangıcı

   Hazret-i Muhammed (S.A.V.)’in hastalığı öncesinde bir takım olaylar geçmiştir. BİRİNCİ OLAY ŞUDUR: Oğulluğu ÜSÂME BİN ZEYD’İ, bir Seriyye, yâni küçük bir tabur cengâver düzenleyerek onu bu askerin başına emir (komutan) seçti. Peygamberin hayatını yazanlar (Allah hepsine rahmet eylesin) şöyle bildirmişlerdir ki: Hicret’in 11. yılının safer ayının 26. günü Peygamberimiz (S.A.V.) Müslümanlara şöyle dedi: —… Read More »

Hazret-İ Muhammed (S.A.V.)’İn Vefatı

    Müfessirler der ki: Resûlullah, (S.A.V.) Mekke’de bulunduğu zaman önce namaz farz olmuştu. Medine’ye gelince, Hak Teâlâ Hazretleri helâl ve haram âyetlerini indirdi. Bütün şeriati ve ahkâmı bildirdi. Resûl-i Ekrem (S.A. V.) üzerine nice âyet, beyyinât ile nice bin mucize göründü. Hazret-i Resulullah (S.A.V.), risaleti kemaline eriştiği ve vahiy tamam olduğu zaman, son Haccm’da… Read More »

Hüneyn Gazası

    Nakledilir ki, Resulullah (S.A.V.) Hazretleri bir zaman Mekke’de oturdu. Bundan sonra Ramazan ayında on iki bin kişi ile HÜNEYN gazasına gitti. On iki bin kişinin on bini Medine’li, iki bini de Mekke’li idi. İçlerinden biri: — «Artık bize kimse üstün gelemez! Mademki Hazret-i Resulullah bizimle beraberdir, bize ne gussa?» dedi. Resûl-i Ekrem Hazretleri:… Read More »

Mekke’nin Feth Edilmesi

    Nakledilmiştir ki, Resulullah (S.A.V.) düş’ünde, Hak Teâlâ’nm kendisine: — «Mekke’yi fethet!» dediğini görmüştü. Peygamberimiz Hüdeybiye gazasından dönünce sahabeden on dört bin kişi topladı. Mekke’ye geldi. Mekke halkı da asker toplayıp onlara karşı çıktılar. Savaş ettiler. Hak Teâlâ Hazretleri onları bozdu. Mekke’nin Beyi Ebû Süfyan geldi, Müslüman oldu. Sabah namazı vakti gelmişti. Mü’minler, Resulullah… Read More »

Hamzaül Esed Gazası

    Siyer ehli (Allah onlara rahmet eylesin) şöyle zikretmişlerdir: — Müşrikler Mekke yolunda bir durak yerinde pişman oldular: — «Bu kadar zahmet çektik, asker topladık. Muhammed’in ashabından en ileri gelenlerini, eşrafını öldüremedik. İşi tamamlamadan döndük. Gerekti ki Muhammed’i ve ashabını bütün öldürmeliydik ve kimseyi bırakmamalıydık!» dediler. Sonra da: — «Yine Medine’ye varalım, İslâm ehlinden… Read More »

Uhud Şehitlerinin Fazileti

    Naklolunur ki, Muhacirlerden ve Ansar’dan (Allah hepsinden razı olsun) nicelerinin akrabaları şehit olmuşlardı. Bu sebeple gönülleri perişandı. Onları teselli için Hazret-i Muhammed (S.A.V.) o şehitlerin Cennet’teki makam, durak ve derecelerini anlattı. — Onların ruhları bedenlerinden ayrılınca yeşil kuşlar haline gelirler. Cennet ırmaklarına gelip sularından içerler. Yemişlerinden yerler. Cennet duraklarını seyrederler. Bahçelerinde bıkıncaya kadar… Read More »

Uhud Şehitlerinin Namazı

Uhud şühedasının namazı nasıl kılındığı hakkında ayrı ayrı fikirler ileri sürülmüştür. Bir rivayete göre Peygamber (S.A.V.) Hamza’nın namazını kılıp her bir şehid Hamza’nın önüne konup namazını kıldı ve Hazret-i Hamza (R. Anh)’m üzerine yetmiş kere namaz kılınmış oldu. Bir rivayete göre ise Hazret-i Muhammed (S.A.V.) şehitlerin üzerine namaz kılmamıştır. Birinci rivayeti Hanefî imamlar kabul ettiler,… Read More »

Uhud Çenginden Sonraki Olaylar Ve Hazret-İ Muhammed (S.A.V.)’İn Medine’ye Dönüşü

   Siyer Ashabı (Allah hepsine rahmet eylesin) derler ki: — Resûlullah (S.A.V.), Talha ve Ali (R. Anh) ların yardımıyla, Uhud’da düştüğü çukurdan kurtulunca Ashab-ı Kiram O’nun sağ ve hayatta olduğunu anladılar. Bütün gaziler kendisinin etrafında toplandılar. Hazret-i Muhammed (S.A.V.) Uhud dağının bir tepesine çıkmağı diledi. Aldığı yaralardan vücuduna zayıflık gelmişti, yukarı tepeye çıkmak güçleşti ve… Read More »

Uhud Cenginde Otuz İkinci Olay

    Siyer bilginleri (Allah onlara rahmet eylesin) şöyle demişlerdir: — Nesihe Birut-i Kaâle (R. Anhâ) hatun bir kişi idi. Lâkin yiğitlikte nice erkeklerden önde bulunurdu. Kocası Urbe ile ve iki oğlu Osman ve Abdullah ile birlikte, her üçü de, Uhud Gazası’nda kâfirleri öldürmekte, gazilerle, elbirliği ettiler. Nesihe Hatun der ki: — Ben Uhud Çenginde… Read More »