Author Archives: Esengül Pektaş

Uhud Cenginde Otuz Birinci Olay

   Vakıdî (Allah rahmet eylesin) rivayet ederler: — Vehab bin Kabûs-ı Müzenni ve kardeşi oğlu Haris bin Ubbe bin Kabûs Müzeyniye kabilesindendi. Resûlüllah (S.A.V.)’den ve Ashabdan Medine’yi boşalmış görmüşlerdi. — «Bu hal ne?» diye sorunca şöyle cevap aldılar: Ahiret saadetini kazanmak için İslâm askerine doğru Uhud’a gittiler. O Müslümanlar düşmana üstün gelince yağmaya başladılar. Gelenler… Read More »

Otuzuncu Olay Hazret-İ Hamzanın (R. Anh)’In Şehit Edilmesi

    Şöyle rivayet edilmiştir ki: — Köle Vahşi’den: «Hazret-i Hamza’nın öldürülmesi nasıl oldu?» diye sorulmuştu. O da şöyle dedi: — Mekke’den Uhud çengine çıkarken efendim Cübeyr: — Benim öldürülen amcama karşı Hamza’yı öldür. O zaman seni kölelikten azad ederim. Ayrıca, Ebu Süfyan’m karısı Utbe kızı Hind de yolda ne zaman beni görse bana: —… Read More »

Uhud Cenginde Yirmİ Dokuzuncu Olay

    Rivayet edilmiştir ki, Amr ibni Cemuh el Ensârî (R. Anh) topaldı. Dört oğlu vardı. Peygamber (S.A.V.) le gazalara varır, hazır bulunurdu. O da Uhud Gazası’nda bulunmak istedi. Kavmi onu gitmekten alıkoydular. O: — «Oğullarım Cennet’e gider de benim burada sizin yanınızda oturmam gerekir mi?» dedi. Karısı Abdullün Amr kızı Hind: — «Görüyorum ki,… Read More »

Uhud Cenginde Yirmi Sekizinci Olay

    Nakledilir ki, Yahudi ileri gelenlerinden Muhrik adında bir kişi vardı. Eski kitaplarda Ahir Zaman Peygamberinin vasfını okumuş ve din bilginlerinden de işitmişti. Kuşkusuz olarak ve şüphe etmeden Muhammed (S.A.V.)’in Ahir Zaman Peygamberi olacağını bilmişti. Lâkin Yahudilik âdetlerini elden bırakmamış ve Uhud Gazasına kadar İslâm olmamıştı. Fakat İslâm gazileri Medine dışına çıkınca İslâmlık nuru… Read More »

Uhud Cenginde Yirmi Yedinci Olay

   İmam Vakıdî der ki: — Amr ibni Said bin Raks Müslüman olmakta kuşku duyardı. Akrabası İslâm olmuşlardı. Ona çok nasihat ederlerdi ama hiçbir öğüt fayda vermezdi. Müminler Uhud Gazası’na gittikleri gün Hak Teâlâ, onun kollarının kilidini açtı. İrfan nuru ile doldurdu. O da ihlâs ile Tevhid kelimesini getirdi: — «Allah’tan başka Allah yoktur!» dedi… Read More »

Uhud Cenginde Yirmi Altıncı Olay

    Osman Mahzunî’nin ölümünden sonra Uheyd bin Hacir Amiri ku­duz bir köpek gibi meydana atıldı. Haris bin Simna ile cenk etti. Hâ- ris’in arkasına kılıç indirip onu yaraladı. Ashab eriştiler. Hâris’i orta­dan çekip aldılar. Ebû Dücane (R. Anh) Uheyd’e karşı çıktı. En so­nunda ona kılıç indirdi. Yere düşürdü ve Uheyd’i koyun boğazlar gibi boğazladı.… Read More »

Uhud Cenginde Yirmi Beşinci Olay

    Nakledilmiştir ki, Peygamber (S.A.V.) Hazretleri Uhud dağının te­pelerinden birine çıkmak istediği zaman, mel’unlardan Osman bin El Muziyretil Mahzunî adlı genç birisi bir ata binmiş, o serverin ar­dından yetişmişti. Bir lâhza cenk edildi. Fakat en sonunda Simna oğlu Haris, Osman Mahzunî’nin oyluğuna bir kılıç çaldı. Onu yere yıktı. Sonra da koyun boğazlar gibi o… Read More »

Uhud Cenginde Yirmi Dördüncü Olay

    Naklolunur ki, Malik bin Züheyr-i Has’emi ve Hayyam bin El Arak’a düşman okçularındandı. İslâmlara oklar atıp çok kimseyi zi­yana uğrattılar. Nice mümini şehit ettiler. Yine naklolunur ki, Mâlik bin Züheyr, bir kayanın ardında gizle­nir, Müslümanlara oklar atar, kimisini yaralar, kimisini şehit ederdi. Bir ara başını kayalığın ardından dışarı çıkardı. Sa’d ibni Ebû Vakkas… Read More »

Yirmi Üçüncü Olay Ebû Ubeyde Bin Cerrah (R. Anh)’In Cengi

   Ebû Bekir (R. Anh) şöyle buyurmuştur: — Peygamber (S.A.V.)’in mübarek yüzü yaralanıp tolgasından bazı zırh halkaları o mübarek yüzüne saplanmış bulunuyordu. Ben koşarak yanına vardım. Gördüm ki bir yandan da bir kişi, bir kuş gibi, hızla yanma gelmişti. Bu, Ebû Ubeyde bin Cerrah’tı. Bana, o halkaları, çıkarmasına yemin verdi. Sonra bir halkayı dişi ile… Read More »

Yirmi İkinci Olay Mus’ali Bin Ümeyr (R. Anh)’In Hikâyesi

     Muhammed bin Şurahlül, babasından şöyle rivayet eder: — Uhud günü Müslümanlar dağılınca Mus’ali bin Umeyr, muhacirlerin sancak başısıydı, yerinden ayrılmadı. İbni Kamiyyc mel’unu kılıç vurup onun sağ elini düşürdü. O, sancağı sol eliyle tuttu ve: — Ve mâ Muhammedün illâ Resûlün! (Yani, Muhammed, ancak bir Peygamberdir) dedi. Sol elini de düşürdüler. O zaman… Read More »