Tag Archives: krnkrklm1

Sıla-i Rahim Sünnetleri

Sıla-i Rahim Sünnetleri Ayeti kerime: “Onlar Allah’ın ilişkileri koparmamalarını emrettiği şeyle ilişkiyi koparmazlar. Rablerinden korkarlar ve kötü hesaptan endişe ederler. Onlar Rablerinin rızasını isteye­rek sabrederler. Namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infak ederler. Kötülüğü iyiylikle savarlar. İşte yurdun güzel akibeti bunlaradır. (O akibet) Adn cennetleridir. Onlar oraya ana ve babaların­dan, eşlerinden, zürriyetlerinden… Read More »

Anne ve Babaya itaat Etmenin Sünnetleri

Anne ve Babaya itaat Etmenin Sünnetleri “Biz insana anne babasına karşı iyi davranmasını emrettik Annesi onu nice acılara ve zayıflığa katlanarak karnında taşıdı. Onun sütten kesilmesi de iki yıl sürdü. Öy­leyse ey insanoğlu bana ve ana ve babana şükret..” (Lok­man 14) “Rabbin şunları hükmetti. Kendisinden başkasına ibadet etmeyin. Anne ve babaya iyi davranın. Eğer onlar­dan… Read More »

Semâ Dönmek ve Ney Çalmak Caiz Midir?

“Raks bir sevinme ve sevinçten doğar. Raksın hükmü ise onu tahrik eden sebebe göre hüküm alır. Eğer raks eden adamı şevke getiren meşru ve ulvî bir duygu ise, onun raksı o sevgiyi arttırdığı için güzeldir. Şayet mubah ise raksı da mubahtır. Eğer meşru olmayan, harama vasıta olan bir şeye sevinmiş ise raksı meşru değildir.” Burada… Read More »

Şarkı Türkü ve İlâhi Dinlemenin Ölçüsü Nedir?

İslâma göre bazı sesler helâl, bazı sesler ise haramdır. Yüce ve dinî hüzünleri, İlâhî aşkları, sevgileri hatırlatan sesler helâldir. Şikâyet dolu, acı ve ıstırabı arttıran hüzünleri, kişiyi günaha sürüklemeye vesile olan şehevî ve cinsel duyguları tahrik eden sesler haramdır. Dinin açıkça belirtmediği sesler ise ruh ve vicdana yaptığı tesire göre hüküm alır. usikîde iki ses… Read More »

Özel Günlerde Kutlamalar Yapmak Doğru mu?

Bu gibi âdetleri hayra dönüştürme, yönlendirme durumu vardır. Hemen her fırsatta, imkânımız dahilinde anne-babamıza gereken ilgiyi gösterir; bunun yanında “anneler, babalar günü” geldiğinde de o vesileyle gönüllerini hoş edersek, bu güzel bir şey olur. Huzurlu bir aile yuvasını yıldönümünde de güzel bir hâtıra ile yâd ederse, neden güzel bir hareket olmasın? Yılbaşı için de aynı… Read More »

Zararlı Haşarattan Nasıl Kurtulabiliriz?

Mü’min her zaman ve her vakit hep dua halindedir. Namazların sonunda nasıl elimizi kaldırarak dua ediyor, kuraklık zamanında nasıl yağmur duasına çıkıyorsak, sık sık şeytanın ve nefsimizin şerrinden Allah’a sığınıyorsak, böyle zararlı hayvanlara karşı da bazı dualar okumak veya yazarak üzerimizde taşımak sûretiyle onların şerrinden Allah’a sığınırız. Kaza ve kadere inandığımız için cüz’î irademizi kullanır,… Read More »

Kuş Beslemek ve Evde Akvaryum Bulundurmak Doğru mu?

Bazı kimseler kanarya, bülbül, muhabbet ku şu ve papağan gibi kuşlan sesleri ve süsleri maksadıyla evlerinde besliyorlar. Burada o hayvanlara bir zulüm söz konusu olmaz. Zaten bu kuşlar kafeste yaşayabilecek yapıdadırlar. Ciddi bir besleme ve bakıma tâbi olduklarından bir zarara uğramış olmuyorlar. Akvaryum için de aynı şeyler geçerlidir. Çok güzel bir ülkede yaşıyoruz. Gökte süzülen… Read More »

Kötü Haber Duyunca Kulak Çekmek Ne Demektir?

Kötü bir olay olduğu zaman kulak çekip sert bir  cisme vurmak ve “Şeytan kulağına kurşun” demek sünnette yeri olmayan bir âdettir. İnsanlar farkında olmadan bu bâtıl âdeti yapmaktadırlar. Bunun n, yerine hadis ve sünnette tavsiye edilen şeyler vardır. Halk arasında öteden beri örf ve âdetten kaynaklanan ve uygulanagelen birçok alışkanlıklar vardır. Bunların bir kısmı kaynağını sünnetten aldığı… Read More »

Uğursuzluğun Aslı Var Mıdır?

Her bölgede halk tarafından farklı ve değişik şeyler uğursuzluk alâmeti sayılmaktadır. Meselâ köpeğin uluması, merkebin anırması, geceleri baykuşun ötmesi gibi… Bunlar aslı astarı olmayan inançlardır. Bir şeyi uğursuz sayarak ondan fayda ve zarar beklemek doğru değildir. Zira her türlü fayda ve zarar ancak Allah’ın takdiriyle meydana gelir. af ve temiz İslâm inancı, fal, medyumluk, kehanet,… Read More »

Medyuma Fala ve Kehanete İnanmak Doğru Mudur?

Peygamber Efendimiz (a.s.m.) kâhinlere gitmeyi, onlardan gelecek hakkında bilgi almayı hoş görmemiştir. Hz. Muâviye’nin bir suali üzerine onlara müracaat etmeyi yasaklamış, “Artık kahinlere gitmeyin” buyurmuşlardır. Kur’ân-ı Kerimde de istikbalde olacakları hiçbir kimsenin bilemeyeceği şöyle ifade edilmektedir: “Gaybın anahtarı Allah’ın yanındadır. Onları ancak O bilir.” İslâmdan önce Araplar arasında birçok hurafelerle birlikte kehanet de fazla revaç… Read More »