Category Archives: Peygamberler Tarihi

Hz. İbrahim,İsmail ve Hacer’i Ziyaret Ediyor

  Hz. İbrahim, ertesi yıl evlâdının ve karısı Hâcer’in Mekke’de ziyaretine koştu. Birlikte geldikleri yollardan geçti. Nihayet oğlunu ve karısını bıraktığı yere geldi. Dağlar, o dağlardı. Vâdî, o vâdî idi. Ama, burada birçok çadırlar vardı. Ve yığınlarla insan bir aşağı bir yukarı dolaşıyordu. Şaşırdı kaldı Hazret-i İbrahim! — Acaba yolu mu şaşırdım? diye düşündü. Yanlış… Read More »

Beklenilmeyen Mucize

   Bu sırada İsmail hâlâ ayağının topuğu ile kumları eşeliyordu. Hâcer, gözlerini çocuğuna dikmişti ki, gördüğü bir mucizeden yüreği hopladı. İçini birdenbire bir sevinç sardı. Çünkü, oğlu İsmail, yerde yatarken ayağı ile kumları dağıtmış, oradan bir su fıskiyesi fışkırmıştı. Bir kaynak vardı şimdi karşısında! Hâcer koştu. Kaynak suyunun yanma geldi. Suyun dağılıp kumlar arasında kaybolmaması… Read More »

Zemzem’in Fışkırması

  Engin kum çöllerine açılan bu dar vadide kalan İsmail ile anneciği Hâcer, bir kaç gün içinde yiyeceklerini ve içeceklerini yeyip bitirdiler. Zavallı ana sağa koştu, su yoktur. Sola koştu, yiyecek bulamadı. Çocuğunu emzirmek istedi. Sütleri de kesilmişti. İsmail de susamıştı. Acıkmıştı hem de; bırakıldığı kumlar üstünde hıçkırıp duruyordu. Hâcer: — Çocuğumun yanına ben şimdi… Read More »

Mekke Vadisine Varış

  Gene karı, koca ve çocukları yollara düştüler. Bir-i şeba’dan ayrıldılar. Güneye, doğru ilerlediler. Günler geçti. Sabahlar birbirini kovaladı. Kazıl akşamlar, karanlık geceler geldi, geçti. En sonunda bir gün Hicaz topraklarına geldiler. Geçtikleri köylerden azık torbasını azıkla, su tulumunu su ile dolduruyorlardı. Hicaz’da da birkaç gün yol yürüdüler. Hafiften gelen bir ses: — Burada dur!… Read More »

Hz. İbrahim,İsmail ve Hacer Hicaz Yolunda

   Bu sırada Yüce Allah’tan ona bir vahiy geldi. — Verdiğin karar yerindedir İbrahim? Oğlunun istenilmemesi senin gücüne gitmesin. Karın Sârâ’nın sana söylediği sözlerin hepsini dinle. Çünkü senin neslin doğacak oğlun İs- hak ile anılacaktır. Hâcer’in oğlunu da, İsmail’i de senin zürriyetinden olduğu için bir millet haline getireceğim. Yolunu sana Cebrail gösterecektir. Hz. İbrahim, bu… Read More »

Hacer ve İsmail Kızgın Çöllerde

Hâcer’in yaralarının iyileşmesinden birkaç gün sonraydı. Artık çadırlar arasında gene dolaşmaya başlamıştı… Fakat kalbi hüzünlü idi… Geleceğinden korkuyordu. Acaba daha neler yapacaktı bu kısır kadın kendisine? İsmail, artık çadırlar dışında emekliyor, yürüyordu. Düşe kalka yürüdü, yürüdü… Sârâ’nın çadırı önüne geldi… Sârâ, çadırının içinde sedirine yaslanmıştı. Birden çadırın perdesi açıldı. Hz. İbrahim, oynarken bulduğu İsmail’i kucaklamış,… Read More »

Sara, Hacer’i Kıskanıyor

  Ama kutlu ve mutlu olmayan bir kadın vardı. O da Sârâ idi. Sârâ, İsmail büyüdükçe kısırlığının ateşi başına vuruyordu. Hani İsmail’i sevecekti? Hani İsmail’e bakacaktı? Onlar, boş sözler, boş avutmalar imiş meğer! Şimdi Sârâ, Hâcer’e karşı küskün bir yüz takınmıştı. Genç annenin en küçük hareketlerine kızıyordu. Ona hakaret ediyordu. Bir gün de: — Al… Read More »

Hz. İsmal’in Doğuşu

   Yüce Allah onun duasını kabul etti ve ona nur topu gibi bir erkek evlâd bahşetti. Sârâ da büyük bir sevinç içinde Hâcer’in lohusa çadırına koştu. İşte karşısında nur topu gibi bir erkek çocuk: — Viyak… Viyak! bağırarak duruyordu. Hâcer, onu bir oğlak derisine sarmıştı. Hâcer: — Anne, oğul birkaç saat sonra kendimize gelince yine… Read More »

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in Semud Kavmi Hakkındaki Buyrukları

   Yüzlerce sene sonra Hazret-i Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Tebuk gazasından dönerken yolu El-Hicr köyüne uğramıştı. Burada müminlere şu hutbede bulunmuştu: — «Ey Nâs! Peygamberinizden mucizeler, harika işler göstermesini istemeyin siz! Salih peygamber, Allah elçisi olarak buradaki Semud kavmine gönderilmişti. Bu kavim, Salih’ten kendilerine bir mucize göstermesini istediler. Yüce ve adı kutlu Allah’ımız, bir… Read More »

Deve Yavrusunun Verdiği İşaret

 Salih peygamber bu hali görünce Semud halkına döndü. Onlara: — Bu deve yavrusunun üç kez bağırması sizin üç gün ömrünüz kaldığına bir işarettir! dedi. Sonra onlara şu acı haberi verdi: Ey kavmim! Yüce Allah’ın saygısına dokundunuz. O saygısını küçülttünüz. Artık O’nun azabını bekleyin. O azap size erişecektir. Eakat asî kavim alaylı bir gülüşle: — Ey… Read More »