Category Archives: Peygamberler Tarihi

Habil ve Kabil

O günden sonra Havva anamız, oğlu Kabil’e ve Kabil’in ikizi olan bir kıza yüklü kaldı. Gebelik onu günden güne güzelleştiriyordu. Zaten gençti, güzeldi. Bir kat daha güzel olmuştu şimdi. Günler günleri kovaladı. Aylar ayları… 9 ay 10 gün sonra Havva bir erkek ve bir kız çocuk dünyaya getirdi. Kocasına sevincini: — “Bir adam kazandım.” sözleriyle… Read More »

Hz. Âdem Buğday Yetiştiriyor

Âdem’le Havva şimdi dünyada başbaşa yapayalnızdılar. Cennet’te günler boyu tatlı bir hayat, sonsuzluklara akıp giden bir ömrü yaşarlarken şimdi, ölümlü, fâni dünyadaydılar. Cennet’te gibiydiler, hiç bir zorluk çekmiyorlardı. Yasak ağacın yasak meyvasından yemiyorlar, ömürleri en tatlı dakikalar içinde akıp gidiyordu. Şeytanın hilesine nasıl kanmışlardı? Yasak meyveden nasıl yemişlerdi? Şimdi yeryüzünde rızıklarını kendileri elde etmeleri ve… Read More »

Âdem İle Havva’nın Cennetten Kovuluşu

Âdem ilk önce Serendip adasına indirilmişti. Havva ise Cidde’ye. Adem, Cennet’ten yere inerken yanma Cennet bitkilerinden biraz buğday ile Haceri esved taşı, birkaç tane de Cennet’teki ağaçlardan, çiçek ve yapraklardan getirmişti. Cebrail. Ona buğdayın ekilmesini, biçilmesini ve öğütülüp ekmek pişirilmesini öğretti. Adem, dünyaya inince 40 gün yemek yemedi. Boğazına bir yudum su girmedi. Sonra tevbeleri… Read More »

Hz. Âdem İle Havva’nın Günahı Yasak Ağaç

Yüce Mevlâ sonra onlara bir ağaç gösterdi: — Sakın şu ağaca yaklaşmayın! Sonra nefsinize zulmedenlerden olursunuz! diye buyurdu. Yüce Kürün bu buyruğu şöyle açıklar: «Biz (Adem’e) demiştik ki: “Ey Adem! Sen ve eşin, Cennet’te oturun. Orada dilediğinizden bol bol yiyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın. Yaklaşırsanız (nefsinize) zulmetmişlerden olursunuz!”» (Bakara sûresi, âyet: 35) Yüce Mevlâ, neden… Read More »

Hazret-i Adem Cennet Bahçelerinde Ve Eşi Havva’nın Yaratılışı

Yüce Allah, Hazret-i Âdem’e: — Gel, şimdi, Cennet’imde ebedi hayata kavuş! dedi. Âdem, artık, Cennet’te yalnız başına yaşıyordu. Cennet’in ne güzel yiyecekleri vardı. Ağaçlar yemiş doluydu. Suların kıyıları çiçekler açıyordu. Irmaklar Kevser akıtıyordu. Âdem o billur sulardan içiyor, o yiyeceklerden, o yemişlerden yiyordu. Bahçelerde dolaşıp duruyordu. Fakat Allah’ından başka niyaz edecek, kendisi gibi karşı karşıya… Read More »

Cenab-ı Hakkın Şeytanı Sınava Çekişi

Şeytanın Âdem’e secde etmemesini Hak Teâlâ şöyle buyurmuştur: «Sad, şerefli Kur’an’a and olsun ki.» (Sad sûresi, âyet: 1) diye buyurarak şeytan’ı nasıl azarladığını bu sûrenin âyet-i kerimelerinden dinleyelim: «Allah-ü Teâlâ: — “Ey iblis! Kendi kudret elimle yarattığıma secdeye kapanmaktan seni yasaklayan, alıkoyan nedir? Kibir, büyüklük içinde misin? Yoksa kendini yüce mi sanıyorsun!” diye buyurdu.» (Sad… Read More »

Hz. İsmail’in Sünnet Edilmesi

 Hatiften, engin gök kubbe yönünden gelen nida, o İlâhî ses buyruğunu şöyle sürdürdü: — Ey İbrahim! Sen ve senden sonra gelecek soyun, sopun kendi uşadıkları zamanlarda ahdıma daima uyacaklardır. Benim o ahdim sudur: — Aranızda her bir erkek kişi sünnet olacaktır. — Sünnet edilecek şey sünnet derisidir. — Bu, sizinle benim aramda ahdimizin bir nişanesi,… Read More »

Hz. Adem’in Yaratılışı

Hak Teâlâ, Meleklerine: «Ben yeryüzünde hükümran olacak birini yaratacağım» diye buyurdu. (Bakara sûresi, âyet: 30) Dünya denizleri yıllar yılı sallandı, durdu. Dünyanın karaları denizlerin ortasında binbir nebatla, binbir güzel çiçekle, binbir renkli bitki ile doldu. Fakat, bu dünyayı daha da güzelleştirmek, ona daha da bir şirinlik vermek lâzımdı. Yüce Allah: — “Bir insan yaratayım, bu… Read More »

Hz. İbrahim’in Hz.İsmail’i Kurban Etmesi

   Aradan birkaç yıl geçmişti ki, İsmail büyümüştü. Babasının kendisini ve anasını ziyaretini bekliyordu. Hz. İbrahim de geldi. Çadırlarında konukladı. Bir geceydi. Namazını kılıp Allah’ına şükreden Hz. İbrahim yatağına uzandı. Yattı… Yorgundu. Hemen uykuya daldı. Rüyasında ona bir nida geldi… Bir ses ona şöyle diyordu: — Yâ İbrahim! Allah sana çok sevdiğin oğlun İsmail’i kurban… Read More »

İlk Nur

Yüce Allah gizli bir hazine gibi ta öncelerin öncesinden var olan varlığı içinde Arş’ı yarattı. Yüce Mevlâ sonra bu Arş’ta varlıkları yaratmak istedi. Bu isteği hemen yerine geldi. Arş’ın üstünde bir NUR belirdi. Bu Nur, Nuri Muhammedi idi ve her yerde bu ad yazılıydı. Bütün ARŞ bu NUR, bu ad ile aydınlandı. Hak Teâlâ bu… Read More »