Category Archives: Peygamberler Tarihi

Hâcer’in Çektiği Cefa

Artık Hâcer’in rahatı kaçmıştı. Bu sefer, kendisine hakaret eden, cariyeliğini yüzüne vuran: — Kocamdan bir çocuğa gebe olmakla ne oldum delisi olan kadın! diyerek dille iğnelenen, hattâ çok defa kolundan çekilip itilen, Haz ret i İbrahim’in çadırına girmesi yasak edilen ve aşk saatlerine hasret çektirilen zavallı Hâcer olmuştu. Dokuz ay sonra doğacak çocuğuna İsmail adı… Read More »

Tevrat’taki Sözler

   Nakledilmiştir ki, Sübhünehu ve Teâlâ Hazretleri bizim seyyidimiz Muhammed Mustafa’yı Tevrat’ın ilk ve ön satırında vasıf eyledi ve: — «Muhammed Allah’ın Resûlü’dür ve sevgili kuludur. Doğacağı yer, Mekke’dir, oradan Medine’ye hicret edecek ve orada kalacaktır!» buyurdu. Tevrat, bin sûredir. Her sûre bin âyettir. Yolculuğa çıkıldığı vakit onu yüz deve götürürdü. Abdullah oğlu Câbir; Peygamberimiz… Read More »

Sârâ’nın Kıskançlığı

Hâcer, Hazret i İbrahim’in çadırında yattığı ilk geceden bir evlâda gebe kaldı. Hâcer, mevkiinin yükseldiğini görmekle kalbinde hem bunun sevinci, hem de bir çocuğu doğacağı sevincini duydu. Bundan gururlandı. Şimdi ortağı Sârâ’ya, eski hanımına yukarıdan bakmaya başladı. Hakkı vardı. Hazret i İbrahim’e ilerlemiş yaşında bir çocuk  doğuracaktı. Hele bu çocuk erkek olursa bu Allah peygamberinin… Read More »

Fasıl

   Bilmek gerektir ki Hak Sübhânehu ve Teâlâ Hazretleri Musa A.S.)’a kırk bin sekiz yüz kelime söyledi. Bazıları der ki: «Yüz on dört bin söz söyledi.» Hepsi de öğütler ve vasiyetlerdi. Bunlardan biri de şudur: Musa (A.S.) Hak Teâlâ’ya yakarışında: — Yârabbi, dedi, seni nerede isteyeyim?.. Hak Sübhânehu ve Teâlâ Hazretleri: — Sen beni, zayıf… Read More »

Sârâ, Cariyesi Hacer’i Hazret-i İbrahim’e Bağışlıyor

Hz. İbrahim günün son ışıkları yüzüne vururken karısı Sârâ’nın yanına doğru ilerledi. Aşağıdan, güneşin son kızıllığı vuran dereye baktı. Adamlardan biri, çocuklarını akşam ışıkları dolu sularda takdis ediyordu. Yavaş yavaş karısı Sârâ’nın çadırına geldi. Omuzunu çadıra dayadı. Çadırın kapısı açıktı. Akşam ışıkları çadırın içini doldurmuştu. Sârâ, bir pıtırtı duyunca yerinden fırladı. Sevgili kocası, Allah’ın peygamberi… Read More »

Hazret İ Musa’ya Tevrat’ın İnişi Ve Onun Allahü Teâlâ Hazretlerini Görme Dileği

   Hak Teâlâ şöyle buyurmuştur: «Biz Musa’ya ve Harun’a hakkı bâtıldan ayıran, aydınlık veren, kötülükten sakınıp Allah’tan gizli gizli korkan, kıyametten titreyenlere öğütler öğreten kitabı verdik.» (Enbiyâ sûresi, âyet: 48 49) Müfessirler der ki: Musa Aleyhisselâm kavmine: «Eğer Firavun helak olursa ben size bir kitap getireceğim, onda Hak Teâlâ Hazretlerinin emri ve yasağı olacaktır.» diye antta… Read More »

Hazreti İbrahim’e Yüce Allah’ın Müjdeleri

Bu olaydan sonra Hazret i İbrahim bir rüya gördü. Bu rüyada hafiften bir ses işitti. Bu, Alemlerin Rabbi’nin ona seslenişi idi. Meçhul bir yerden gelen ses ona şöyle diyordu: — Ey İbrahim! Korkma artık sen! Ben sana kalkanım. Sen büyük bir sevaba ve mükâfata nail olacaksın! Hazret i İbrahim: — Yarabbi! dedi. Bana neler nail… Read More »

Hz. İbrahim’in Zaferi

Sedum’da Hazret i Lût yurt edindiği zamanlarda Lût gölü dolayıhda büyük bir savaş olmuştu. Bir takım krallar: 1 — Şin’ar Meliki: Amrafel, 1 — Ellâşar Meliki: Aryuk, 3 — Elâm Meliki: Kedorlâomer, 4 — Coyim Meliki: Tid’ol birbirleriyle elbirliği etmişlerdi. Bunlar (Dört Krallar Birliği) idi. Düşman olarak karşılarında da başka bir Beş Krallar Birliği) vardı. Onlar da… Read More »

Musa (A.S.)’In Ölümü

   Harun (A.S.) öldükten sonra ev de, yatak da ortadan kaldırıldı. Hz. Musa ağacı aradığı vakit onun da ortadan yok olduğunu gördü. Hz. Musa dağ başından ayrıldı. Yapayalnız olarak İsrailoğulları r.m yanma döndü. Onlar Harun’u göremeyince: — Musa, Harun’u çok sevdiğimizi kıskandı, onu öldürdü! diye düşündüler. Çünkü Harun onlara hiç sert davranmamıştı. Hz. Musa İsraillilerin… Read More »

Hz. Harun’un Ve Hz. Musa’nın Ölümü

    Bir gün Yüce Allah’tan Hz. Musa’ya bir nida geldi, dedi ki: — Ey Musa! Ben Harun’un ruhunu kabzedeceğim! Onu yanıma kaldıracağım. Onu yanına al da, dağa çık. Oraya gel! Hz. Musa kardeşi Harun’u yanına aldı. O dağın tarafına doğru yol aldılar. Orada eşi görülmemiş bir ağaç gördüler. Orada yapılmış bir kulübe de vardı.… Read More »