Tag Archives: krnkrklm1

Mehirin Miktarı Önemli midir?

   Bu meseleyi Hz. Ömer’in (r.a.) bir hitabesiyle cevaplayalım. İnsanların aşırı derecede mehir istemeleri üzerine Hz. Ömer şu hitabede bulundu: “Ey mü’minler! Kadınların mehirini çoğaltmak hususunda aşırı gitmeyiniz. Çünkü bunda aşırı gitmek, eğer dünya hayatında övünülecek bir şey veya Allah katında bir takva olmuş olsaydı, buna en çok hakkı ve liyakati olanınız Muhammed (s.a.v.) olacaktı.… Read More »

Mehir ve Başlık Parası Aynı mıdır?

   İslâm hukukunda “başlık parası” değil, mehir vardır. Bazıları mehirle başlık parasını karıştırır. Halbuki arada en küçük bir bağlantı yoktur. Aşırı derecede bir mehir veya mehir adı altında “başlık” hiçbir şekilde hoş karşılanmayan bir Cahiliye âdetir. ehir doğrudan kıza, erkeğin bir hediyesi olarak verilirken, başlıkta kızın babasının, kızına karşılık kendi hesabına istediği bir para söz… Read More »

Mehirde Ölçü Nedir?

Mehirin en az miktarı 10 dirhem (34 gram) gümüştür. En çoğunun ise belli bir miktarı yoktur. Erkeğin mâlî gücüne, bölgenin örf ve âdetine göre değişiklik arz eder. Meselâ, Ümmü Habibe Habeşistan’a hicret eden kafilenin arasındaydı. Kocası orada vefat etti. Habeş kralı Necaşi, Ümmü Habibe validemizi Peygamberimize (a.s.m.) nikâhladı ve mehir olarak da 4000 dirhem (12.800… Read More »

Mehir Ne Kadar Verilmeli?

   Peygamberimiz “Nikâhın en hayırlısı en kolay olanıdır” buyurarak, nikâhta herkesin kaldırabileceği ve kolayına gelen kadar bir masrafa girmesini tavsiye etmişlerdir. Nikâh işlemini kolaylaştırıp gençlerin meşru olmayan yollara düşmelerine set çekilmesini isteyen Peygamberimiz, hiç parası olmayan, mâlî durumu pek zayıf bulunan sahabileri de yuva sahibi yapmıştır. Evliliğin ilerleyen seneleri içinde ortaya çıkan meselelerden birisi de,… Read More »

Evlilikte Mehir Şart mıdır?

 İslâm hukukuna göre, bir Müslüman erkekle evlenen kadın, mehir adı altında bir mal alma hakkına sâhip olur. Nikâh kıyılırken mehirin zikredilmesi tavsiye edilmektedir. Ancak nikâh esnâsında mehir zikredilsin veya edilmesin, hattâ yok sayılıp inkâr edilse bile, kadın mehir almaya hak kazanır. Yâni, mehir kadının en doğal hakkıdır. vlilik bir sözleşme, karı ile koca arasında yapılan… Read More »

Kordon Bağlatmak Günah mı?

  Gerek erkeğin ve gerekse kadının tüplerinin bağlanması yolu ile bir daha çocuk yapma  kabiliyetinden mahrum kalmaları hem dinen, hem tıbben sakıncalı bir metottur. Birçok yan tesiri  vardır. Geçici kısırlaştırma ise kısmen benimsenebilir. Evleniniz, çoğalınız; çünkü ben Kıyamet gününde sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim” , “Sevimli,  doğuma müsait kadınlarla evlenin” hadis-i şeriflerinden evlilikte esas alman önemli… Read More »

Bir Defa Emme ile Süt Kardeşliği Olur mu?

       Hanefi mezhebine göre bebeğin ağzına bir defa sütün girmesiyle süt hısımlığı sabit olur. Şayet  çocuk memeyi ağzına almakla birlikte süt emip emmediği bilinmediğinden midesine vardığı kesin  olarak bilinmezse haramlık sabit olmaz. Emzırmenin azlığına, çokluğuna dair âyet-i kerimede ve hadis-i şerifte bir kayıt ve şart  olmadığından azı da haramlığı sabit kılar. Sütün süt… Read More »

Lohusalık Süresi Kırk Günü Geçerse Ne Yapılır?

Lohusalığın en uzun süresi hususunda Hanefi ve Han beli mezhebinin görüşü kırk gündür, bundan sonra görülen kan, hastalık kanıdır. Kırk günü geçen lohusalık için, kan gelmesi devam etse de, temizlenilir, namaz kılmaya ve oruç tutmaya başlanır. Lohusalık süresinin asgarisi, en azı bir andır, yani bir defa kan götürülmesidir. Buna göre bir kadın doğumdan sonra bir… Read More »

Süt Bankasından Alınan Sütle Süt Kardeşliği Olur mu?

    Âlimlerin çoğuna göre; hangi şekilde olursa olsun, süt, çocuğun midesine giderse haramlık  mevcut olacağından ihtiyatlı hareket etmek gerektir. Kaldı ki, çocuğun mutlaka anne sütüyle  beslenmesi diye bir mesele de yoktur. Bugün artık çocuğun gıdası hayvan sütü ve mama gibi  yollarla rahatça giderilmektedir. Süt bankası”, sütü olan annelerden süt almakta; daha sonra, bu sütü… Read More »

Hayız Dışında Gelen Kan Guslü Gerektirir mi?

Hayız ve lohusalık kanının dışında gelen ve kesilen bir kan veya akıntıdan sonra gusül gerekmez. Sadece vücudun kirlenen kısmını, kan veya akıntının bulaştığı çamaşırı yıkamak kâfidir. Aybaşı halinin dışında kan ve benzeri akıntısı olan kimse özürlü sayılır. Her vakit için abdest alır, o vaktin namazını ve istediği kadar başka namazı da kılabilir. Büluğ çağına eren… Read More »