Author Archives: Esengül Pektaş

İki Medîneli Yiğit’in İmana Gelişi

    Müslümanların Bedire doğru Medine’den çıkmasından sonra iki müşrik de arkalarından çıkmıştı. Bunlardan birisi Hubeyb bin Yesaf ve öteki Kays bin Muhavves adında iki kişi idi ki şecaatleriyle ün salmışlardı. Bir yerde Müslüman ordusuna yetiştiler. Hubeyb, yüzüne tolgasını çekmişti. Fakat, Hazret-i Muhammed (S.A.V.), onu, tolgasının altından tanıdı Muaz oğlu Saad önünde gidiyordu. Ona: —… Read More »

Kureyş Kervanını Gözetleme

     Kâfir Kureyş halkından bir topluluk bol bol mallarla Şam yönlerine doğru yol almıştı. Başkanları Ebû Süfyan’dı. Bu haberi alan Hazret-i Muhammed (S.A.V.) Muhacirinden bir bölük kimseyi onlara cenk için gönderdi ise de kervan geçip gitmişti. Gidenler Medineye döndüler. O zaman Hz. Muhammed (S.A.V.) kendi kendine: — Küfür ehline hüsran vermenin yolu yoktur, o… Read More »

Fasıl – 3

     Ebu Saîdil Hudrî (R. Anh) şöyle der: — İsâ (A.S.) çok kere aba giyerdi. Ağaç yapraklarından yapılmıştı bu aba. Bir kere altmış gün ağzına lokma atmadı, hiçbir şey yemedi. Hatırına, ekmek, bir kerecik geldi. Ondan da ibadet etmekten lezzetini bulamadı. Anası, İsa (A.S.)’ı okula verdi. Hocası dedi ki: — Bismillah de! — Mânâsı… Read More »

Zekeriya (A.S.)’ın Ölümü

      Birgün Zekeriyâ (A.S.) Yahudilerden kaçtı. Yahudiler de onun ardına düştüler. Ona yaklaştıkları zaman Zekeriyâ (A.S.) yolda bir ağaç gördü, ona: — Beni gizle! dedi. O ağaç da yarıldı. Zekeriyâ (A.S.) içine girdi, gizlendi. Ama eteğinin ucu dışarda kalmış, gizlenmemişti. O Yahudi¬ler geldiler, onu bulmadılar. Fakat Şeytan onlara: — Bu ağaca girdi! dedi.… Read More »

Dâniyal (A.S.)’ın Doğuşu Hakkında Bir Efsane

    Dâniyal Peygamberin doğuşu hakkında da İsrailoğulları arasında bir efsâna yaratılmıştır. Zamanın Bâbil hükümdarına: — Ey Kralımız! demişlerdi. Bu yıl bir oğlan çocuk doğacaktır. Seni katledecek ve yerine geçecektir. Bâbil hükümdarı bunu duyunca: — Bugünden sonra doğacak bütün erkek çocuklar öldürülsün! diye emir verdi, işte bu yıl doğan erkek çocuklar analarından bir konca koparılır… Read More »

Şe’yâ Ve Ermiyad

    Begavî Tefsirinde der ki: — İsrailoğulları arasında fesatlar çoğaldığı zaman Hak Celle ve Alâ Hazretleri, onlara bir padişah vermişti. Adı Sıddıkıyâ idi. Onlara, kendilerini âlemlerin Rabbi için irşat eylesin diye bir de peygamber verdi. Onun adı ŞE’YA idi. Bu kavim, Tevrat’a uyarak Hak Teâlâ’ya imân getireceklerdi. Bundan sonra bu kavmin arasında çok olaylar… Read More »

Zülkarneyn’in Hikayesi

    Vehb (R. Aleyh) der ki: — Zülkarneyn Rûm’dan idi. Bazı sözlere göre Yemen Meliklerin-den Tebaba’dan olup adı SUABD idi. Hak Teâlâ kendisine inayet ettiği zaman salih bir kimse idi. Hak Teâlâ ona: — Seni dilleri türlü türlü olan bir kavme, dine davet için göndere-ceğim. Onlar dört kavimdir: Biri Doğudadır, adı Nasîk, biri Batıdadır,… Read More »

Lokman (A.S.)’In Peygamberliği

    Vehb İbni Münebbih (Rahmetullahi Aleyh) der ki: — Lokman (A.S.), Eyyüb (A.S.)’ın kızkardeşinin oğludur. Hazret-i İkrime de der ki: — Lokman (A.S.) peygamberdir. Süddi (Rahmetullahi Aleyh) der ki: — Lokman (A.S.) peygamber değildir. Kimileri de şöyle demiştir: — Hak Sübhânehu ve Teâlâ Hazretleri Lokman (A.S.)’a dedi ki: — Sana peygamberlik mi gerektir, yoksa… Read More »

Belkıs Kıssası

    Müfessirler der ki: — Süleyman (A.S.) Beytil Mukaddes tamamlandığı zaman Mekke’ye, Hacca gitmek için hazırlığa başladı. Sonra Haccı edâ etti .Bir gün beş bin deve, beş bin öküz, yirmi bin koyun kurban etti. Orada da Yemen’e gitti, San’aya gitti. San’a Mekke’den bir aylık yol kadar uzaktaydı. Fakat Süleyman (A.S.) hemen öğleyin San’aya geldi.… Read More »

Beytil Mukaddes Binası

    Beytil Mukaddes’i Dâvûd (A.S.), Mûsâ (A.S.)’ın çadırı kadar yapmak diledi. Mûsâ (A.S.) ibadet ettiği zaman Kudüs’teki taşa yüz tutardı. Çünkü o taşta meleklerin nurlarını görmüştü. Dâvûd (A.S.) onu yapmak, inşa etmek istedi ise de yaptıktan sonra yine yıkılmıştı. Bunun üzerine Allahü Teâlâ Hazretlerine şikâyette bulundu. Hak Teâlâ Hazretleri de: — Yâ Dâvûd! dedi.… Read More »