Author Archives: Berna Börekçi

Hz. Âdem İki Oğlunu Arıyor

Vakit ilerlediği halde bir oğlunun sürülerinin başından, bir oğlunun tarlalardan dönmediğini gören Hz. Adem, onları aramaya çıktı. İşte Kâbil uzaktaydı. Fakat Hâbil hangi koyunlarının, hangi sürüsünün başındaydı acaba? Kâbil, babasının uzaktan: — Kâbil diye bağırdığını ve kendisine doğru gelmekte olduğunu gördü. Yüreğini bir korku sardı. Yaptığı suçu söylemeli miydi acaba? — Baba, bağışla beni! Şöyle… Read More »

Toprak Anaya Dönen İlk İnsan

Hâbil’in başı ucundan kalktı. Fakat, toprağı süren sabana kuvvetle basan ayakları şimdi kendisini ayakta tutamıyacak kadar bitkindi. Birdenbire bir külçe halinde Hâbil’in yanına yıkıldı, kaldı. Elleriyle Hâbil’in henüz sıcak etlerine el dokundurdu. Onu kımıldatarak: — Hâbil! Hâbil! Kardeşim! diye bağırmaya, hıçkırmaya, başladı. Hâbil cevap vermiyordu. Sürülerine hitap eden tatlı sesi katil kardeşine hiç birşey söylemiyordu.… Read More »

Kâbil Hâbil’i Öldürüyor

Hâbil, dünkü olup bitenleri unutmuş gibiydi. Kâbil’in öfkesini, boynuna el uzatışını, kendisini öldürmesini aklına bile getirmedi. Onda kin yoktu. Ruhu tertemiz bir gökyüzü kadar bulutsuzdu, berraktı. Zihninden kötülük gölgeleri geçmiyordu. O kadar ki Kâbil’in kendisine bir fenalık yapacağını düşünemiyordu. Kardeş kardeşi nasıl öldürür, evde cıvıldayan küçük kardeşlerden onu nasıl ölüm ülkesine gönderebilirdi? Zaten Adem ailesi… Read More »

İnsanoğlunun İlk Cinayeti

Hâbil, babasının bu öğüdüne çok sevindi. Yüreği temiz bir delikanlı olarak yetişmişti. Kâbil ise, babasının bu sözlerini duyunca homurdanmaya başladı. Çünkü, yüreği kara bir delikanlıydı. Kendi kendisine mırıldanarak: — Çok güçlük içinde, alın teri akıtarak elde ettiğim şeyi ben neden dağ başına götürüp bırakacakmışım? Neden kurda, kuzuya kuşa verecek mişim? Benim el emeğim benimdir! Kâbil… Read More »

Habil ve Kabil’den Yüce Yaratan’a Şükürler

Kabil ve Habil büyürken damarlarında kız kardeşlerine karşı sevgi de büyüyordu. Hazret-i Adem: — Her erkek kendisi ile birlikte doğmayan bir kızla evlensin! dedi. Kabil’e döndü: — Sen de kendine, seninle bir karında doğan İklima’dan başkasını seç, evlen! dedi. Kabil, bu sözlere sevineceğine içinde hiç bir sevinç uyanmadı… O, başka kızlardan hoşlanmamaktaydı. Kabil İklima’yı, kendi… Read More »

Habil ve Kabil’in Kavgası

Kabil ve Habil de delikanlılık çağma gelince babalarının geçim çalışmalarını azaltmak için onlar da babalarına yardım etmeli idiler. Anaları Havva: — Sevgili çocuklarım diyordu onlara. Çevremiz yırtıcı hayvanlarla dolu! Kız kardeşlerinizi kaplanlardan korumanız gerektir. Habil oğlum, sen kardeşin Kabil’den daha merhametlisin! Yüreğin iyi! Alçak gönüllüsün! Acıman bol! Baban işlerinizi ne güzel ayırdı. Sana bu huylarından… Read More »

Habil ve Kabil

O günden sonra Havva anamız, oğlu Kabil’e ve Kabil’in ikizi olan bir kıza yüklü kaldı. Gebelik onu günden güne güzelleştiriyordu. Zaten gençti, güzeldi. Bir kat daha güzel olmuştu şimdi. Günler günleri kovaladı. Aylar ayları… 9 ay 10 gün sonra Havva bir erkek ve bir kız çocuk dünyaya getirdi. Kocasına sevincini: — “Bir adam kazandım.” sözleriyle… Read More »

Hz. Âdem Buğday Yetiştiriyor

Âdem’le Havva şimdi dünyada başbaşa yapayalnızdılar. Cennet’te günler boyu tatlı bir hayat, sonsuzluklara akıp giden bir ömrü yaşarlarken şimdi, ölümlü, fâni dünyadaydılar. Cennet’te gibiydiler, hiç bir zorluk çekmiyorlardı. Yasak ağacın yasak meyvasından yemiyorlar, ömürleri en tatlı dakikalar içinde akıp gidiyordu. Şeytanın hilesine nasıl kanmışlardı? Yasak meyveden nasıl yemişlerdi? Şimdi yeryüzünde rızıklarını kendileri elde etmeleri ve… Read More »

Âdem İle Havva’nın Cennetten Kovuluşu

Âdem ilk önce Serendip adasına indirilmişti. Havva ise Cidde’ye. Adem, Cennet’ten yere inerken yanma Cennet bitkilerinden biraz buğday ile Haceri esved taşı, birkaç tane de Cennet’teki ağaçlardan, çiçek ve yapraklardan getirmişti. Cebrail. Ona buğdayın ekilmesini, biçilmesini ve öğütülüp ekmek pişirilmesini öğretti. Adem, dünyaya inince 40 gün yemek yemedi. Boğazına bir yudum su girmedi. Sonra tevbeleri… Read More »

Hz. Âdem İle Havva’nın Günahı Yasak Ağaç

Yüce Mevlâ sonra onlara bir ağaç gösterdi: — Sakın şu ağaca yaklaşmayın! Sonra nefsinize zulmedenlerden olursunuz! diye buyurdu. Yüce Kürün bu buyruğu şöyle açıklar: «Biz (Adem’e) demiştik ki: “Ey Adem! Sen ve eşin, Cennet’te oturun. Orada dilediğinizden bol bol yiyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın. Yaklaşırsanız (nefsinize) zulmetmişlerden olursunuz!”» (Bakara sûresi, âyet: 35) Yüce Mevlâ, neden… Read More »