Author Archives: Berna Börekçi

Nemrud’un Erkek Çocukları Öldürmesi

Nemrud, bir zamanlar doğan çocukları öldürtmek istemişti. Şimdi  gözlerimizi Hazret-i İbrahim’in doğumundan önceki günlere çevirelim. Nuh’dan sonra Hûd ve Salih peygamberlerden sonra Hz. İbrahim’in peygamber olarak gönderilme zamanı yaklaştığı zaman Nemrud korkulu bir rüya gördü. Bu rüyasında başı üstünde bir yıldız parlamaktaydı. Ama parlak mı parlak bir yıldızdı bu O kadar ki, Ay ile Güneşin aydınlıklarını… Read More »

Hz. İbrahim Baba Evini Bırakıp Gidiyor

Hazret-i İbrahim bu faziletinden ötürü babasına da Hak dine girmesi için duada bulunuyordu. Fakat ne babasında, ne de kavminde bir düzelme izi yoktu. Hiçbiri putların devrileceği yeni bir düzenin geldiğinden haberleri yoktu. Babasına da artık dua edemiyordu. Çünkü Allahü Teâlâ ona vahyetmişti ki: «Allah’a ortak koşanların Cehennemlik (Tamuluk) oldukları kesin olarak ortada belirince akraba da… Read More »

Hz. İbrahim Güneşi Allah Sanıyor

Hz. İbrahim, büyük dedesi Nuh’dan da 1918 yıl sonra dünyaya gelmişti. Ve yaşadığı devrin kavmi Hak dinin yolunda olmadığından işte puta tapıp duruyorlardı. O hâlâ Rabbini arıyordu. Bir gece gökyüzüne dala dala taş evlerinin terasasında uykuya dalmıştı.Sabahın serin yelleri eserken birkaç esinti onun yüzünü okşadı, kendisini uyandırdı. Etrafta hafif bir aydınlık vardı.Birdenbire büyük bir çöl… Read More »

Hazret-i İbrahim’in Çocukluğu

Hazret-i İbrahim nerede doğmuştu? Bu yolda bir çok söylentiler ve duyumlar vardır. Kimileri, onun Sevad toprağı olan Babilde, kimileri de yine burada Kûşa’da veya buraların daha başka illerinde doğduğunu söylerler. Babası Târih onu, Kûşa’da bir yere götürdü ki, orada Nemrud adında bir hükümdar yaşıyordu. Bazı kimseler de Hz. İbrahim’in Mardin ilinde Haran’da doğduğunu, babası Târih… Read More »

Hûd Peygamberin Nesli

Ad kavmine peygamber gelen Hûd, oğlu Faleg’in erginlik çağma geldiğini görüyordu. Babası onu karşısına aldı. Onunla andlaşarak: — Ey oğul! dedi. Bana peygamberlik büyük atamız Nuh’dan geldi. En büyük atamız Adem’dir. Sen de iyi soydan, iyi bir kadınla evlen, sen de bundan sonra Resul sülâlesini sürdüreceksin. Adem babamızdan kalma bir sandık, bir emanet var bende.… Read More »

Hz. Adem’in Ölümü

Adem’in Cebrail tarafından getirilen ve gelecek günlerin peygamberlerini, ömürlerini bildiren sandıkta Hz. Âdem kendi yaşını 1000 olarak okumuştu.. Davud peygamberin parlayan nuru altında Adem onun yaşını kırk olarak okuyunca: — Ey Rabbim! demişti. Bunun ömrü kırk yıl olarak yazılı. Sen benim ömrümden altmış yıl al onun ömrüne ekle, yaşını uzat. Ölüm meleği, nihayet Âdem’in ruhunu… Read More »

Âdemin Şit’e Öğütleri

Şit, erginlik, büluğ, kendini erkek olarak bilme çağma gelince babası Hazret-i Adem onun elinden tuttu. İbadet yerine geldiler. Âdem, yüzünü bu en sevgili oğluna doğru döndürdü. — Ey oğul! dedi. Ecel, dünyadan ayrılmak içindir. Gel, ölüm gelmeden önce seninle and içeyim. Bil ki, Rabbil Âlemin benimle ahd ve misak kıldı. Ben de sana vasiyet kılacağım.… Read More »

Şit Peygamber Doğuyor

Şit’e yüklü kalan Havva anamız günden güne güzelleşmişti. Bütün yer ve gök ehlinin gözlerine en güzel, en sevimli göründü. Cennet’in yaratığı olan genç Huriler olsun, genç delikanlı melekler olsun, gerekse Cennet kapıcısı Rıdvan olsun o, yatarken, kalkarken odasının kapısına geliyorlardı. Ona hayran hayran bakıyorlar, güzelliğini seyrediyorlardı. Güzellerden güzel olmuştu Hazret-i Havva! Ona Cennet (Uçmak) hediyelerinden… Read More »

Şit Peygamberin Doğuşu

Hazret-i Adem’in dünyaya ayak basışından tam yüz otuz yıl geçmişti. Hz. Adem’in alnına inen Nur-i Muhammedi, o peygamberlik nuru hâlâ kendisinin alnında parlıyordu. Demek hâlâ temiz asilden, temiz bir evlâdı dünyaya gelmemişti. Bundan dolayı da Yüce Allah ile olan ahım ve misakım temiz bir asıldan tertemiz bir rahme düşüp doğan bir evlâdına emanet edememişti. Hz.… Read More »

Kâbil’in Çoğalan Kavmi

Kâbil, Hira dağı yokuşlarında kardeşini öldürmüştü. Hemen koştu. Güzelliği ile gönlünü kaptırdığı ve bir batında birlikte doğduğu, kendisine Adem şeriatınca haram olan kız kardeşi İklima’nın elinden tuttu. — Yürü kardeşim! dedi. Birlikte Hira dağından aşağı indiler. Anasının, babasının, küçük kardeşlerinin oturduğu yerlerden uzaklaşıyorlardı. Bir kaç ay sonra Yemen topraklarında bulunuyorlardı. Sonra Doğu yönlerde NOD ülkesine… Read More »