Tag Archives: ktldgmrklm1

Hz. Âdem İki Oğlunu Arıyor

Vakit ilerlediği halde bir oğlunun sürülerinin başından, bir oğlunun tarlalardan dönmediğini gören Hz. Adem, onları aramaya çıktı. İşte Kâbil uzaktaydı. Fakat Hâbil hangi koyunlarının, hangi sürüsünün başındaydı acaba? Kâbil, babasının uzaktan: — Kâbil diye bağırdığını ve kendisine doğru gelmekte olduğunu gördü. Yüreğini bir korku sardı. Yaptığı suçu söylemeli miydi acaba? — Baba, bağışla beni! Şöyle… Read More »

İnsanlar İçin İlk Kurulan Kutsal Ev

 Şimdi, kırmızı bir tepe ve kuru topraktan ibaret olan yerde Kabe kurulmuş ve yükselmişti. Yüce Allah, Kuı^ân-ı Kerîm’de bu Kutsal Ev için şöyle buyurmuştur: «İnsanlar için ilk kurulan ev, Mekke’deki evdir ki kutludur. Ve bütün insanlar için hidayet kaynağıdır.» Ve yine o Beytullah için Kur’an-ı Mübîn şöyle buyurmaktadır: «Onda nice açık işaretler vardır. Ve hele… Read More »

Hazret-i İbrahim’in Kabe’yi İnşası

  Günler, aylar ve bir kaç yıl böyle geçti. Hazret-i İbrahim Yüce Rabbin Burak’ına atlıyor, kimi günler Hicaz’a karısı Hâcer ile oğlu İsmail’i görmeğe gidiyordu. Yine Hicaz’dan Filistin’e dönüyordu.Hazret-i İbrahim’in yine Mekke’ye karısı ve sevgili çocuğunu görmeye geldiği bir gündü. O çocuğu ki mutlu bir milletin atası olacaktı. Bunu Hazret-i İbrahim’e Yüce Allah Cebrail ile… Read More »

Semud’a Taş Yağıyor

  Şimdi şafak çoktan sökmüş, güneşin altın ışıklarının, altın telleri gökyüzünden gergin bir sırma ok gibi dünyaya vurmaya başlamıştı. İşte bu sırada Lût da bu yerin adını Soğar (Küçük) diye adlandırdı.Hazret-i Lût kızları ve karısı o köyün kapısından giriyorlardı ki Semud ve Gamure şehirleri üzerine Yüce Allah tarafından gökyüzünden kükürt ve ateş yağdırıldı. Allahü Teâlâ kasabanın… Read More »

Semudlular Allah’ın Gazabına Uğruyor

  Cebrail, Mikâil, İsrafil, Allah’ın bu üç meleği, akşam üstüne doğru Sedum şehrinin çevresinde göründüler. İşte önlerinde Semud ırmağı vardı. Irmakta güzel bir kız testisini suya eğdirmiş, dolduruyordu. Bu güzel kız Hazret-i Lût’un büyük kızı Reyyâ idi. Küçük kızı Uzeyya çadırda kalmıştı. Melekler, su dolduran Reyyâ’ya yaklaşarak: — Ey kızımız! dediler. Bu köyde geceleyeceğimiz bir yer… Read More »

Meleklerin Müjdesi

  Üç melek gülümsediler: —      Ey İbrahim! dediler. Biz Allah’ın üç meleği sana bir müjdede bulunacağız? —      Ne müjdesi o?. —      Senin karın Sârâ’dan İshak adında bir erkek çocuğun dünyaya gelecektir. Onun da dölünden torunun Yakub gelecektir. Bu suretle Hak Teâlâ, üç Meleği vasıtasiyle, Hz. İbrahim’e oğlu İshak’ı ve torunu Yakub’u müjdeliyordu. Allahü Teâlâ Kur’an-ı… Read More »

Doğru Yoldan Sapan Sedum Halkı Ve Hazret-i Lût

 Mısıhdan Filistin’e geldikleri zaman Hazret-i İbrahim Allah’ın va-dettiği Kenan ilinde, Hazret-i Lût da doğuda Semud kavmi arasında :ba kurmuşlardı.Bugünlerde Sedumlular çok azmış bir millet haline gelmişlerdi. Bütün bir kavim, büyük bir azgınlık içindeydiler. En kötü yollara sapmışlardı. Çılgın bir hayat yaşıyorlardı. Allah’ı tanımıyorlardı. Halleri temiz, pâk, ahlâkları düzgün insanların ahlâkına ve hâline benzemiyordu. Sevicilikte erkek… Read More »

Kutlu Doğum Haftası Konusu 2021

Kutlu doğum haftası kutlanmaya başlandığından beri sadece haftanın kutlamalarla geçmemesi aynı zamanda bir amaç doğrultusunda  bu kutlamaların yapılarak kutlu doğum haftasına yakışır biçimde olması için belli bir tema Diyanet İşeri başkanlığı tarafından belirlenmektedir. Kutlu doğum haftası kutlamalarında belli bir konu seçilmesinin en önemli nedenlerden birisi hiç şüphesiz ki sevgililer sevgilisi Peygamber Efendimizi (sav) daha iyi tanıtmak… Read More »

Toprak Anaya Dönen İlk İnsan

Hâbil’in başı ucundan kalktı. Fakat, toprağı süren sabana kuvvetle basan ayakları şimdi kendisini ayakta tutamıyacak kadar bitkindi. Birdenbire bir külçe halinde Hâbil’in yanına yıkıldı, kaldı. Elleriyle Hâbil’in henüz sıcak etlerine el dokundurdu. Onu kımıldatarak: — Hâbil! Hâbil! Kardeşim! diye bağırmaya, hıçkırmaya, başladı. Hâbil cevap vermiyordu. Sürülerine hitap eden tatlı sesi katil kardeşine hiç birşey söylemiyordu.… Read More »

Kâbil Hâbil’i Öldürüyor

Hâbil, dünkü olup bitenleri unutmuş gibiydi. Kâbil’in öfkesini, boynuna el uzatışını, kendisini öldürmesini aklına bile getirmedi. Onda kin yoktu. Ruhu tertemiz bir gökyüzü kadar bulutsuzdu, berraktı. Zihninden kötülük gölgeleri geçmiyordu. O kadar ki Kâbil’in kendisine bir fenalık yapacağını düşünemiyordu. Kardeş kardeşi nasıl öldürür, evde cıvıldayan küçük kardeşlerden onu nasıl ölüm ülkesine gönderebilirdi? Zaten Adem ailesi… Read More »