Tag Archives: ktldgmrklm1

Üzeyir (A.S.)

Üzeyir (A.S.)’a gelince: Mülkün işleri Süleyman (A.S.)’in hükümleri ile tamamlanınca İlâhî emir, ölmek ve dirilmek ve Ahiret işlerinden çok şeyler müşahede eyleyen, hem de çok yakından müşahede eyleyen bir peygamber gelmesi gerekti. Nitekim Allahü Teâlâ şöyle buyurmuştur: «Bunu yapmamız, seni insanlara ibret nişanesi kılmamız içindi.» (Bakara sûresi, âyet: 259) Böylece Üzeyir (A.S.) dünyaya geldi. Hakikati… Read More »

Üzeyir (A.S.)’ın Peygamberliği

     Tefsir ediciler derler ki: — Hak Teâlâ Hazretleri Buhtunnasır’ı helak eylediği zaman Üzeyir (A.S.) gece gündüz ağlamıştı. Bunun üzerine halkın arasından çıkıp gitti. Bir gün bir kişi, Üzeyir (A.S.)’a: — Niçin ağlıyorsun? diye sordu, Üzeyir (A.S.): — Tevrat’ı ateşte yaktılar! dedi. O kişi: — Tevrat’ın eline geçmesini ister misin? diye sordu. Üzeyir (A.S.):… Read More »

Hz. Yusuf Babasını Mısır’a Yerleştiriyor

Hz. Yakub Mısır’a geldiği zaman ailesi yetmiş kişiydi. Firavun, Hz. Yusufa: — İşte Mısır ülkesi senin önünde! Babanı ve kardeşlerini, ailelerini ülkemizin en iyi yerlerinde oturt. Goşan ilinde ömür sürsünler. Onların arasında elinden iş gelir kimseler bulunduğunu biliyorsan onları benim davarlarımın üstüne baş olarak koy! dedi. Hz. Yusuf da babasına Mısır diyarının en güzel bir… Read More »

Hz Yakub’un Gözyaşları

Hz. Yusuf da: — «Biz malımızı kimin yanında buldu isek onu tutarız. Başka birini tutmaktan Allah’a sığınırım. Başka türlü yaparsak zâlimlerden oluruz!» dedi. On bir kardeş Hz. Yusuf’un suçlu yerine suçsuzu kabul etmeyeceğini anlamışlardı. Bünyamin de suçluluktan kurtarılamıyacaktı. — Geliniz, tenha bir yere çekilelim, biz bize görüşelim! dediler, sessiz bir yere çekildiler. En büyükleri: —… Read More »

Süleyman (A.S.)

Süleyman (A.S.)’a gelince: Dâvûd (A.S.) Allah’ın kudretinden garipliklere şahit olunca ve belâlar çekip kırk yıl ağlayınca, ondan sonra bir peygamber gelmesi ve mülkü Dâvûd (A.S.)’dan daha büyük ve daha kuvvetli olması emr-i İlâhide gerekti. Böylece mülk mertebesi tamam olacaktı. Böylece de Süleyman (A.S.) mülk âlemine geldi. Süleyman (A.S.)’m hakikati ve ruhu, Hak Teâlâ’nın adının nurlarındandı.… Read More »

Dâvûd (A.S.)

Dâvûd (A.S.)’a gelince: Celal ve Cemalin emri tamamlanınca, ondan sonra, muhib ve aşka mübtelâ olan, türlü türlü belâları bilen, intikamın ve güzelliğin fitnesinden kurtulamayan bir peygamberin gelmesini gerektirdi. Böylece Dâvûd (A.S.) geldi. Onun hakikati ve ruhu Allahü Teâlâ’nın Zat isimleri nurundandır ve adı Hakîm’di. Nitekim Hak Teâlâ Hazretleri şöyle buyurur: «Biz O’na hikmet, hakkı bâtıldan… Read More »

İlyas (A.S.)

İlyas (A.S.)’a gelince: Hak Sübhânehu ve Teâlâ Hazretleri Celâlin ve Cemalin (ululuğun ve güzelliğin) doğdukları yerleri ortaya çıkarınca, İlâhî emir onlardan sonra, onların eserlerini izhar edecek bir peygamberin gelmesini iktiza ettirdi. İlyas (A.S.)’ın hakikati ve ruhu Allahü Teâlâ’nm Zat isimlerinin nurundandır. Çünkü, türlü türlü nebatlardan kendilerine vermesi için kavmi ona muhtaçtı. İlyas (A.S.)’ın aklı ve… Read More »

Hârun (A.S.)

Hârun (A.S.)’a gelince: Celâl sahibi bir peygamberden sonra İlâhî lütuf, ondan sonra cemali olan bir peygamberin gelmesini gerektirdi. Böylece Harun (A.S.) zuhura geldi ve Mûsâ (A.S.)’a vezir oldu. Nitekim Hak Celle ve Alâ Hazretleri şöyle buyurur: «Bir de bana kendi ailemden bir vezir ver. Kardeşim Harun’u.» (Tâhâ sûresi, âyet: 29-30) Harun (A.S.)’ın hakikati ve nuru… Read More »

Musa (A.S.)

Musa (A.S.)’a gelince: Allah’ın sevgisi, İbrahim Halil’in dostluğu ve Yakub (A.S.)’ın aşkı ve Yusuf (A.S.)’m güzelliği ve Eyyub (A.S.)’m sabrı ve Şuayb (A.S.)’ın şevki ile tamamlanınca İlâhî emir bundan sonra bir peygamber zahir olmasını, Celâli sıfatta bulunmasını ve yoldan sapmışları, dalâlet ehlini kahretmesini iktiza ettirdi. O zaman Mûsâ (A.S.) dünyaya geldi. Mûsâ (A.S.)’ın hakikati ve… Read More »

Şuayb (A.S.)

Şuayb (A.S.)’a gelince: Sevgi yolunda Eyyub Peygamber zahir olup hem de türlü belâlara uğrayınca İlâhî emir, bundan sonra, Allah’ın yüzüne, likasına ve visaline müştak bir peygamberin gelmesini gerektirdi. O zaman Şuayb (A.S.) dünyaya geldi. Lika ve visal iştiyakından dolayı, üç yıl ağladı. Gözsüz oldu. Her yüz yılda bir kere gözü açıldı. Şuayb (A.S.)’ın hakikati ve… Read More »