Tag Archives: krnkrklm1

Rüya Cihetiyle İnsanlar Üç Kısımdır

İslâm âlimleri, bu mevzuda vârid olan hadisleri değerlendirerek insanları üç gruba ayırırlar: 1- Peygamberler: Bunların rüyalarının hepsi doğrudur. Bazen de tabir gerektiren şeyler görebilirler. 2- Salihler: Bunların rüyaları çoğunluk itibarıyla doğrudur. Bunlar da bazen tabire muhtaç olmayacak açıklıkta görürler. 3- Diğer insanlar: Bunlar, doğru ve doğru olmayan her ikisini de görürler. Bunlar üç kısımdır. a)… Read More »

Tabir Nedir?

Ta’bir dilimize geçmiş Arapça bir kelimedir. Bu kelime Arapça’da da rüyayı tefsir manasında kullanılır. Halkımız “rüyayı tabir etmek” yerine “düş yormak” ifadesini de kullanır. Ta’bir kelimesi lügatte, bir halden diğer bir hâle geçmek manasına gelen kökünden gelir. Öyle ise ta’bir, “rüyanın zahirînden batınına geçmek” demektir. Bu anlayışa göre, uykuda görülen hakikat değildir, muhteva taşıyan bir… Read More »

Rüyanın Mahiyeti

Rüyanın mahiyetini açıklama sadedinde insanlar, eskiden beri uğraşmışlar farklı izahlar getirmişlerdir: Tabibler, felsefeciler, başka dinlere mensup olanlar vs. bunlardan hiçbirinin izahı, diğerine benzemez. Mâzirî’nin değerlendirmesiyle, ileri sürülen iddialar, çoğunluk itibariyle münker ve batıldır. “Çünkü der, akılla idrak edilip, üzerine delil getirilemeyen şeyleri anlamaya çalışmışlar, kesin iddialarda bulunmuşlardır. Hâlbuki “olabilir” diye ihtimalle söz edilecek yerde kesin… Read More »

Yüce Allah’a Hüsnü Zanda Bulunmak

Câbir b. Abdullah (radıyallâhu anh)’dan rivayet edilmiştir: “Ben, Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in vefatından üç gün önce, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem): – ‘Sizden birisi sakın Allah’a hüsnü zan etmeden ölmesin’ buyururken işittim.” Burada kastedilen husus; ölüm döşeğine düşen müminin Allah’ın rahmet ve mağfiretine kuvvetle ümit bağlamasıdır. Bilindiği gibi mümin sağlığında hem Allah’ın rahmetinden ümidini… Read More »

Allah’a Kavuşmayı İstemek

Ubâde ibnu’s-Sâmit (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edildiğine göre, Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır: “Kim Allah’a kavuşmayı dilerse Allah’da o kimseye kavuşmayı diler. Kim de Allah’a kavuşmayı hoş görmezse Allah’da o kimseye kavuşmayı hoş görmez.” Hz. Âişe (radıyallâhuanhâ)’dan rivayet edilmiştir: “Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem): – ‘Kim Allah’a kavuşmayı dilerse Allah’da o kimseye kavuşmayı diler.… Read More »

Gece Namazına Birden Fazla Kalkmak

• İbn Abbas -radıyallâhu anh-’ın anlattığına göre kendisi bir gece Rasûlullah’ın -sallallâhu aleyhi vesellem- evinde kaldı. Rasûlullah -sallallâhu aleyhi vesellem- gecenin bir vaktinde kalktı, çıktı ve gökyüzüne baktı. Sonra Âl-i İmran suresindeki (Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında…) âyetiyle bir sonraki âyeti okudu. Sonra eve döndü. Dişini misvakladı, abdest aldı, sonra kalkıp namaz kıldı. Sonra yattı.… Read More »

Allah’a Tevekkül Etmek

İşte bu, senin ümmetin. Onlarla birlikte cennete hesapsız ve azabsız bir şekilde yetmiş bin kişi girecek’ denildi. Daha sonra Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) kalkıp evine girdi. Bunun üzerine (oradaki) topluluk bu hesapsız ve azabsız bir şekilde cennete gireceklerin kimler olduğu) hakkında söze daldılar. Bazılar: – ‘Herhalde bunlar, Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’le sohbette bulunan… Read More »

Güzel Koku Kullanmak

• Enes -radıyallâhu anh- der ki: “Rasûlullah’ın -sallallâhu aleyhi vesellem-, Üzerine misvakını koyduğu bir kabı vardı. Gece kalktığında tuvalete gider. İstinca (tuvaletteki temizlenme) yapar, dişini misvaklar ve abdest alır, sonra hanımlarının bulunduğu yerden koku bulup sürünürdü.”

Takva

Sa’d b. Ebi Vakkâs (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edilmiştir: “Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’: – ‘Şüphesiz ki Allah; takva sahibi, gönlü zengin ve uzlete çekilmiş kulu sever’ buyururken işittim.” Takva: Allah korkusuyla günahtan kaçınmada ve Allah’ın emir ve yasaklarına uymada titizlik gösterme. Allah’ın himâyesine girmek, emrini tutup azabından korunma anlamında Kur’anî bir terim. Bu şekilde titiz… Read More »

Gece Namaza Kalkış Vakti

Mesruk der ki: Aişe-radıyallâhu anhâ-’ya Rasûlullah’in -sallallâhu aleyhi vesellem- amelinden suâl ettim. “Sürekli olanı severdi” dedi. “Hangi vakit namaz kılardı dedim, “Bağıranı işitince kalkıp namaz kılardı.” dedi. Ebu Davud’un rivayetinde bağıran değil bağırma (surâh) geçer. Tayâlîsi’nin Müsned’inden “Bağırandan kasıt horozdur” denmiştir. Açıklama: “Sarha”; şiddetle bağırmaya, çığlık atmaya denir. Nevevî der ki: Bu hadis ibadette itidalli… Read More »