Tag Archives: krnkrklm1

Medine Dönemi

   Hz. Muhammed (sav)’in peygamberliği, iki döneme ayrılır: Birinci dönem, 13 yıl süren “Mekke dönemi,” ikinci dönemse hicretle başlayan ve 10 yıl süren “Medine dönemi”dir. Medine; Arabistan’ın Mekke’den sonra en önemli şehrinin adıdır. Mekke’nin 400 km. batısında olup, Kızıldeniz’in 100 km. güneyindedir. Mekkeliler ticaretle uğraşırken, Medineliler tarımla geçinirlerdi. Medine, tarıma elverişliydi. Yağmuru boldu. Medine dönemi;… Read More »

Tavafın Vacipleri

* Abdestli olmak. Tavafı abdestli bir şekilde yapmak. Tavaf yaparken abdest bozulursa, abdest aldıktan sonra eksik şavtlar tamamlanabilir. * Avret mahallinin örtülü olması. Avret sayılan ve örtülmesi gereken organların dörtte biri veya çoğu açılırsa ceza gerekir. * Tavafa Hacerü’l- Esved hizasından başlamak. * Kabe’yi sol tarafına alarak tavaf yapmak. * Tavafı Hatim’in dışından dolaşarak yapmak.… Read More »

Arafat Vakfesinin Sünnetleri

* Zilhicce’nin 8. günü olan terviye gününü, Arefe gününe bağlayan geceyi Mina’da geçirip Arefe günü güneş doğduktan sonra Arafat’a hareket etmek. * Zevalden önce Arafat’ta bulunmak, mümkünse boy abdesti almak. * Zevalden sonra öğle namazından önce Nemire Mescidinde hutbe okunması * Öğle ve İkindi namazlarını “cem-i takdim” ile öğle vaktinde birlikte kılmak. * Vakfe yaparken… Read More »

İsrâ ve Mi’rac Mucizesi

   Isrâ: “Gece yürüyüşü” demektir. Mi’rac ise: “Yükseğe çıkmak” anlamına ge­lir. Peygamberimiz (sav), Recep ayının 27. Cuma gecesi, Mekke’den o günün şartlarında ancak iki ayda ulaşılabilen Kudüs şehrine, oradan da göklere yüksel­miştir. Mekke’den Kudüs’e gidişine İsrâ oradan göklere yükselmesine de “Mi’rac” denir, “İsrâ ve Mi’rac” bir gece içerisinde meydana gelmiş olup, Peygamberimiz (sav)’in en büyük… Read More »

Müslümanların Hüzün Yılı

   Boykotun kalkmasıyla müslümanlar biraz rahatlamışlardı. Fakat, aradan çok zaman geçmeden Peygamberimiz (sav)’in amcası Ebu Talip, birkaç gün son­ra da eşi Hz. Hatice (r.anh) vefat etti. Ebu Talip, müslüman olmamasına karşın, Peygamberimiz (sav)’i koruyup kolluyor, ondan çekinen müşrikler, Peygamberimiz (sav)’in üzerine fazla gide­miyorlardı. Ebu Talip öldüğünde yaşı 90’a yaklaşmıştı. Hz. Hatice (r.anh), peygamberliğin başlangıcından itibaren… Read More »

Müşriklerin Ebu Talib’e Şikayetleri

   Mekkeli müşriklerin işkenceleri ve Peygamberimiz (sav)’e yönelik yıldır ma çabaları İslâmiyet’in yayılmasını önleyemiyordu. Bunun üzerine müşrikler, İslâm’ı kabul etmemiş ancak Peygamberimiz (sav)’i korumakta olan amcası Ebu Talib’e giderek, “Ya yeğenini İslâm davasından vazgeçir, ya da koruma” dediler. Ebu Talip, durumu Peygamberimiz (sav)’e anlattı. Peygamberimiz (sav): “Ben kendiliğimden hiçbir şey yapmıyorum. Ben Allah’ın elçisiyim, Ey… Read More »

Müşriklerin Zulümleri

    Mekke müşrikleri özellikle zayıf ve kimsesiz müslümanlara zulmediyorlardı. Habbab bin Eret, kızgın kumlara bastırılmış, Ebu Fukayha ayağına bağlanan iple kumlarda sürüklenmiş, Ammar bin Yasir, yine kızgın kumlara yatırılarak bayihncaya kadar dövülmüş ve annesi Sümeyye mızrak darbeleriyle şehit edilmişti. Bütün bu işkenceler müslüman lan yıldıramamış, dinlerinden döndürememişti. Azılı müşriklerden Ümeyye bin Halef, Bilâl-i Habeşî… Read More »

Hz. Muhammed’in Peygamber Olması

   Hz. Muhammed (sav), 40 yaşma geldiğinde kendisinde bazı değişiklikler görülmeye başlandı. Mekke yakınındaki Hira Mağarasına çekiliyor, günlerce kâinatın sahibi Allah (cc)’ı düşünüyordu. Rüyaları da aynen çıkıyordu. Bu durum altı ay kadar devam etti. Yüce Allah (cc) onu peygamberliğe hazırlıyordu. Hz. Muhammed (sav), 610 yılının Ramazan ayında yine Hira Mağarasında inzivaya çekilmişti. Vahiy meleği Cebrail… Read More »

Tabiin Kimlere Denir?

Hz. Peygamberi görmüş olanı (ashabı) görmüş ve ondan veya onlardan Hadis dinleyen kimselere “Tabiîn” denir. Bir de “Tebe-i Tabiîn” vardır ki, bunlar da peygamberimizin ashabından birini veya birkaçını gören kimseleri görmüş ve onlardan Hadis dinlemişlerdir.Demek oluyor ki, peygamberimizi görmüş olan müslümanlara “ashab”, ashabı görenlere “Tabiîn”, tabimi görenlere de “Tebe-i Tabiîn” deniyor. Bu gerçeği bilmede bir… Read More »

Ahiret Neden Gereklidir?

    Kur’an, ahiretin mümkün olduğunu ve mutlaka geleceğini de bildirmiştir. İnsanların dünyada yaptıklarının hesabını vermeleri ve bunun neticesinde de mükâfat veya ceza görmeleri; aklın, adaletin ve ahlâkın bir gereğidir. Eğer insanların yaptıkları iyiliklerin mükâfatını, kötülüklerin cezasını görecekleri ilah! bir mahkeme yoksa, İlahî bir adalet de yoktur ve kendilerine akıl verilen, iyiliği kötülükten ayırdetme kabiliyeti… Read More »