Bir İstanbul Rivayeti

     İstanbul’da, Karadenizden İstanbul’a giren denizciler Yûşa tepesi denilen bir dağ parçasına daima saygı ile göz süzerler. Beykoz’dan gelen bir yol da bu tepeye kadar uzanır. Bir İstanbul rivayetine göre bu tepede bulunan uzun bir mezar Yûşâ (A.S.)’in mezarıdır. Çok eskiden bir tarikat halkı beyazlar giyinerek ilkbahar aylarında bu mezara gelirler, âyinde bulunurlardı. Boğaziçi… Read More »

Büyük Kardeşlerin Kıskançlığı

Hazret-i Yakub’un Yusuf’la Bünyamin’i fazla sevmesi, büyük oğulların yüreğine kıskançlık korları atıyordu. Haset ateşiyle yanmaktaydılar. — Neden babamız Yusuf’u bu kadar çok seviyor? — Neden iki küçük kardeşimiz babamızın sevgisini bu kadar kendilerine çekiyorlar? On kardeşten biri bir gün dedi ki: «Yusuf’la kardeşi (Bünyamin) babaları yanında bizden daha çok seviliyor, biz ise daha çoğuz, daha… Read More »

Yûşâ, İbn-İ Nûn Aleyhisselâm’ın Peygamberliği

      Hazret-i Vehb İbni Münebbih (R. Anh) der ki: — Yûşâ (A.S.), Musa (A.S.)’dan sonra yerine halife oldu. Kâfirlerle çok cenk etti. Hattâ kâfirlerden otuz parça şehir aldı. Şam’ı aldı, nice adaları aldı, mallarını bir bir topladı. Kâfirleri esir etti. Ondan sonra Cebbârîn şehrine geldi. O gün Cuma idi. Gün sona erip güneş… Read More »

Hz. Yusuf’un Rüyası

Hz. Yakub, evlâtları arasında en çok Yusuf’u seviyordu. Sonra I ünyamin’i de çok severdi. Onları kucağına alır, sever, okşar, kırlara çıkarırdı. Onlarla birlikte oynardı. Karısı, Lea’nın altı çocuğu ile cariyesinden olan dört çocuğu Yusuf  ile Bünyamin’i bunun için çok kıskanırlardı. Yusuf, on büyük kardeşi ile birlikte sürüleri de gütmeye giderdi. Onlar ne yaparsa, ne kötü… Read More »

Yûşâ Aleyhisselam

   Yûşâ (A.S.), Hazret-i Musa’nın Allahü Teâlâ’nm buyruğu ile Hızır A S.)’la konuşmak için yoldaş olarak yanına aldığı İsrailli gençti. Yûşâ (A.S.) Hazret-i Musa’nın ablasının oğluydu. Musa (A.S.)’dan sonnra İsrailoğullarının Peygamberi oldu. Soyağacı şöyleydi: 1 — Hazret-i İbrahim oğlu İshak, 2 — Onun oğlu Yakub, 3 — Onun oğlu Yusuf, 4 — Onun oğlu Efraim,… Read More »

İs’in Oğulları

Hazret-i İshak’ın büyük oğlu İs kardeşi Yakub ile birlikte babaları Ishak’ı toprağa verdikten sonra yine topraklarının başına döndü. Yakub’a olan yirmi sene önceki kin hiç de ateşlenmedi. Aksine, Yakub’a iyilikleri dokundu. Is bir gün amcası Hz. İsmail’in yanına, Hicaz’a da gitmişti. Orada İsmail’in kızı Beşme ile evlendi. İs’in bu kadından birçok çocuğu dunyaya geldi. Nesli… Read More »

Hızır Aleyhisselâm

     Hızır (A.S.) gençliğinden başlayarak her an Allah’a ibadet eden bir kişiydi. Rivayete göre ona ulu bir kişi olan babası: — Yâ Hızır! demişti. Seni evlendireyim. Soyumuz, sopumuz çoğalsın. O ise ibadeti sevdiğinden: Babamın bu sonu gelmez evlenme sözlerinden bıktım. Bunlardan kurtulmak için memleket memleket gezeyim! dedi. Baba yurdundan ayrıldı. Allahü Teâlâ da kendisini… Read More »

Bünyamin’in Doğuşu

Göç, yeniden başladı. Güneye gidiyorlardı. Efrata mevkiine birkaç menzil kalmıştı ki, Yakub’a cariyeleri gelerek: — Ey efendimiz! dediler. Karınız Rahel’i doğum sancıları tuttu. Bu. birinci oğlunun sancılarına benzemiyor. Eşinize çok ıstırap veriyor. Yakub, kervanın başından hemen sevgili karısının, Yusufun anasının yanına koştu. Güzel eşi doğum ağrıları içindeydi. Deveyi durdurtup çadır kurdurdu. Rahel’i oraya aldırttı. Rahat… Read More »

Hâcer’in Çektiği Cefa

Artık Hâcer’in rahatı kaçmıştı. Bu sefer, kendisine hakaret eden, cariyeliğini yüzüne vuran: — Kocamdan bir çocuğa gebe olmakla ne oldum delisi olan kadın! diyerek dille iğnelenen, hattâ çok defa kolundan çekilip itilen, Haz ret i İbrahim’in çadırına girmesi yasak edilen ve aşk saatlerine hasret çektirilen zavallı Hâcer olmuştu. Dokuz ay sonra doğacak çocuğuna İsmail adı… Read More »

Tevrat’taki Sözler

   Nakledilmiştir ki, Sübhünehu ve Teâlâ Hazretleri bizim seyyidimiz Muhammed Mustafa’yı Tevrat’ın ilk ve ön satırında vasıf eyledi ve: — «Muhammed Allah’ın Resûlü’dür ve sevgili kuludur. Doğacağı yer, Mekke’dir, oradan Medine’ye hicret edecek ve orada kalacaktır!» buyurdu. Tevrat, bin sûredir. Her sûre bin âyettir. Yolculuğa çıkıldığı vakit onu yüz deve götürürdü. Abdullah oğlu Câbir; Peygamberimiz… Read More »