Yedi Bolluk Yılı Bitiyor

Yedi bolluk yılı böylece gelip geçmişti. Yedi bereketli yıldan sonra kıtlık yılları baş gösterdi. Yalnız Mısır’da değil bütün öteki ülkelerde bereketsizlik, verimsizlik başlamıştı. Hiç bir memlekette yiyecek ekmek yoktu. Yalnız Mısır’da bolluk, Mısır’da ekmek, Mısırda zahire vardı. Kıtlık çeken Mısır halkı Firavun’un sarayı çevresine toplanıyor Ekmek! Ekmek! diye haykırıyordu. Firavun da onlara: — Korkmayınız! Yusuf’a… Read More »

Dâvûd Aleyhisselâm’ı Teşviki

      Nakledilmiştir ki, Kûtül Kulûb’de Ebû Tâlib-i Mekkî (R. Aleyh) şöyle der: — Hak Teâlâ Hazretleri Dâvûd (A.S.)’a: Yâ Dâvûd! dedi. Uçmağı nice anarsın ve bana müştak olmayı unutursun?..Dâvûd (A.S.): — Yârabbi, dedi, sana müştak olanlar ve seni dinleyenler kimlerdir? — Hak Teâlâ Hazretleri: — “Bana müştak olanlar gönülleri üzüntü ve kibirden saf hale… Read More »

Zifaf Gecesinde Hz. Yusuf Neler Söyledi?

Gerdek odasına girince Hz. Yusuf, Zeliha’ya dedi ki: — Ey Zeliha! İşte istediğin gibi başbaşayız. Zifaf odasındavız. Bu gün kavuştuk işte. Bu vuslatımız bir zamanlar senin arzuladığım kavuşmadan daha hayırlı olmadı mı? Ona vurulan kadın! — Ey sözleri gerçek arkadaş! dedi. O günkü hareketimden dolayı beni azarlama. İşte, ne kadar güzel olduğumu görüyorsun! Malım, mülküm,… Read More »

Allahü Teâlâ’nın Davûd Aleyhisselâm’a Olan Vahiyleri

    Allahü Teâlâ şöyle buyurmuştur: «Davud’a Zebur’u verdik.» (Nisa sûresi, âyet: 163) Ey İlâhî sırları öğrenmek isteyen! Şunu bil ki Zebur Hak Teâlânın kitabıdır. Onu Dâvûd (A.S.)’a indirdi. Vakit olunca îsrailoğulları sahraya çıkar, onu okurdu. İsrailoğullarmın bilginleri Dâvûd (A.S.)’ın ardında dururlardı. Geri kalan halk da o bilginlerin ardında dururlardı. Cinniler de insanların ardında yer alırdı.… Read More »

Hz. Yusuf Hapsediliyor

Zindana atılan Hz. Yusuf’la birlikte iki genç de hapse atılmıştı. Bunlardan birisi Mısır Firavun’unun içkicibaşısı, birisi de ekmekçisiydi. Hz. Yusuf, Yüce Allah’ın yardımı ile zindancıbaşıya iyi bir kimse hüviyetinde göründü. Ona ne zulmetti, ne eza. Aksine zindan işlerini o da tıpkı vezir Potifar gibi Hz. Yusuf’a bırakmıştı. O da Yusuf’a güvenir, zindandaki işlere göz bile… Read More »

Dâvûd Alehisselâm’ın Peygamberliği

  İbni Abbas (R. Anh) demiştir ki: — «Îlyas (A.S.)’dan sonra İsrailoğulları kavmi bölük bölük oldular. Hak Sübhânehu ve Teâlâ Hazretleri Dâvût (A.S.)’ı onlara dine çağırıcı yolladı. Dâvûd (A.S.), İŞA oğludur. Böylece Davûd (A.S.), Yâkûb A.S.)’ın soyundandır.» İsrailoğulları kavmi fesada ve Şeytanın vesvesesine uyunca Hak Teâlâ Hazretleri Dâvûd (A.S.)’a Zebuıüı gönderdi. Zebur yüz elli sûreydi.… Read More »

Davûd Aleyhisselam’ın Münacatı

   Dâvûd (A.S.): — Yâ İlâhî, dedi. Bir kişi bir hastanın halini sormaya varsa onun sevabı nedir? Hak Teâlâ Hazretleri: — Ey Dâvûd! dedi. Melekler onun için gökte istiğfar ederler. Benim rahmetimi onun üzerine saçarlar. Yine Dâvûd (A.S.) sordu: — Yârabbi, bir kişi bir ölüyü yusa, yıkasa onun sevabı nedir? Hak Teâlâ Hazretleri: — Onu… Read More »

Vezirin Karısının Hz. Yusuf’a Tutkunluğu

Vezir, mallarını Hz. Yusuf’un emrine bırakmıştı ama onun yediği ekmekten başka bir varlığı olduğunu bilip anlayamamıştı. Onun en büyük varlığı güzelliğiydi ve bu hâzineyi de ilk keşfeden, ilk anlayan Potifar’ın karısı oldu. Kadın bir gün saray dehlizinde dolaşan Hz. Yusuf’un bir gül dalı, cır servi gibi endamına baktı. Onun utançtan kendisine bakamayan güzel gözlerini çerçeveleyen… Read More »

Talût’un Öldürülmesi

Aradan biraz vakit geçince Talût, yine bir gece Hazret-i Davud’u öldürmeye niyetlendi. Bu haberi Davûd (A.S.) haber aldı. Karısına: — Bana bir tulum şarap getir! dedi. Karısı da emredileni yaptı. Davûd (A.S.) tulumu yattığı sedirin üstüne koydu. Üstünü de yorganla örttü. Talût gece yarısı geldi yorgan altında Davûd (A.S.)’ın uyuduğunu sanarak kılıcını çekti. Hızla tuluma… Read More »

Hz. Yusuf Mısır Sarayında

Hz. Yusuf’u kervanbaşından satın alan Firavun’un has askerlerinin komutan Potifar, ona büyük bir sevgi gösterdi. Hz. Yusuf da sarayda verilen bütün hizmetleri başarı ile yapmaya başladı. Çünkü Yüce Allah Hz. Yusuf’a her an imdada geliyor, onu her işinde muvaffak kılıyordu. Potifar, bu gencin başarısına şaşıp kalıyordu. — Bunda bir hikmet var ama ben bilemiyorum! diyordu.… Read More »