Hüneyn Gazası

    Nakledilir ki, Resulullah (S.A.V.) Hazretleri bir zaman Mekke’de oturdu. Bundan sonra Ramazan ayında on iki bin kişi ile HÜNEYN gazasına gitti. On iki bin kişinin on bini Medine’li, iki bini de Mekke’li idi. İçlerinden biri: — «Artık bize kimse üstün gelemez! Mademki Hazret-i Resulullah bizimle beraberdir, bize ne gussa?» dedi. Resûl-i Ekrem Hazretleri:… Read More »

Hicretin Birinci Yılı : Mescid-i Nebevi’nin Yapılması

Naklolunur ki, Hazret-i Muhammed (S.A.V.)’in devesinin indiği arsa iki öksüz çocuğun mülküydü. Birisinin adı Sehl, ötekisinin de adı Süheyl’di. İki çocuk da Amr oğlu Râfi’nin oğullarıydılar ve Es’ad bin Zurâre’nin kefaletinde idiler. O arsada hurma satarlardı. Peygamber (S.A.V.) gelmezden önce Müslümanlar burada namaz kılarlardı. Ve Es’ad bin Zurâre cemaate imamlıkta bulunurdu. Peygamber (S.A.V.): — «Bu… Read More »

Mekke’nin Feth Edilmesi

    Nakledilmiştir ki, Resulullah (S.A.V.) düş’ünde, Hak Teâlâ’nm kendisine: — «Mekke’yi fethet!» dediğini görmüştü. Peygamberimiz Hüdeybiye gazasından dönünce sahabeden on dört bin kişi topladı. Mekke’ye geldi. Mekke halkı da asker toplayıp onlara karşı çıktılar. Savaş ettiler. Hak Teâlâ Hazretleri onları bozdu. Mekke’nin Beyi Ebû Süfyan geldi, Müslüman oldu. Sabah namazı vakti gelmişti. Mü’minler, Resulullah… Read More »

Hicretin Birinci Yılı : Üçüncü Olay

Ebû Eyyûb-i Ansâri Hazretlerinin (Allah ondan razı olsun) mübarek adı Halid’dir. Babasının adı Zeyd’dir. Neccaroğulları kabilesindendir. Nakledilir ki Hazret-i Muhammed (S.A.V.)’in bindiği deve şehre gelince, o Hazretin şimdi kabrinin bulunduğu mübarek arsaya gelince, iki dizinin üstüne çöktü. Lâkin yine kalktı, yola düzüldü. Hazret-i Muhammed (S.A.V.)’de devenin yularını salmış bulunuyordu. Deve biraz daha gitti. Yine önceki… Read More »

Hamzaül Esed Gazası

    Siyer ehli (Allah onlara rahmet eylesin) şöyle zikretmişlerdir: — Müşrikler Mekke yolunda bir durak yerinde pişman oldular: — «Bu kadar zahmet çektik, asker topladık. Muhammed’in ashabından en ileri gelenlerini, eşrafını öldüremedik. İşi tamamlamadan döndük. Gerekti ki Muhammed’i ve ashabını bütün öldürmeliydik ve kimseyi bırakmamalıydık!» dediler. Sonra da: — «Yine Medine’ye varalım, İslâm ehlinden… Read More »

Uhud Şehitlerinin Fazileti

    Naklolunur ki, Muhacirlerden ve Ansar’dan (Allah hepsinden razı olsun) nicelerinin akrabaları şehit olmuşlardı. Bu sebeple gönülleri perişandı. Onları teselli için Hazret-i Muhammed (S.A.V.) o şehitlerin Cennet’teki makam, durak ve derecelerini anlattı. — Onların ruhları bedenlerinden ayrılınca yeşil kuşlar haline gelirler. Cennet ırmaklarına gelip sularından içerler. Yemişlerinden yerler. Cennet duraklarını seyrederler. Bahçelerinde bıkıncaya kadar… Read More »

Hicretin Birinci Yılı : İkinci Olay

Hazret-i Muhammed, vaktâ ki Kubâ Mescidini tamamladı, o gün cuma günüydü. Amr oğulları kabilesinden kalktı, Medineye yüz tuttu. Devesine bindi. Avf oğlu Salim oğulları menziline geldi. O gün Cuma namazı farz oldu. Kubâ vadisi içinde Cuma namazını kıldılar. Hazret-i Muhammed’le birlikte yüz kişi vardı. Hazret-i Muhammed (S.A.V.) orada gayet güzel, gayet açık, anlaşılır bir hutbe… Read More »

Uhud Şehitlerinin Namazı

Uhud şühedasının namazı nasıl kılındığı hakkında ayrı ayrı fikirler ileri sürülmüştür. Bir rivayete göre Peygamber (S.A.V.) Hamza’nın namazını kılıp her bir şehid Hamza’nın önüne konup namazını kıldı ve Hazret-i Hamza (R. Anh)’m üzerine yetmiş kere namaz kılınmış oldu. Bir rivayete göre ise Hazret-i Muhammed (S.A.V.) şehitlerin üzerine namaz kılmamıştır. Birinci rivayeti Hanefî imamlar kabul ettiler,… Read More »

Hicretin Birinci Yılı : Birinci Olay

Tarih ve siyer bilginleri (Allahü Teâlâ onlara rahmet eylesin) şöyle sözbirliği etmişlerdir ki Hazret-i Seyyidil Mürselîn (S.A.V.) on dört gün, on dört gece Avf oğlu Amr oğulları kabilesinde kaldılar. Kubâ mahallesinde bir mescit yaptı ki temelinin takva (ibadet) üzerine olduğunu Hak Teâlâ Kuran-ı Kerim’de şu âyet-i kerime ile beyan buyurmuştur: «İlk günden beri temelleri takva… Read More »

Uhud Çenginden Sonraki Olaylar Ve Hazret-İ Muhammed (S.A.V.)’İn Medine’ye Dönüşü

   Siyer Ashabı (Allah hepsine rahmet eylesin) derler ki: — Resûlullah (S.A.V.), Talha ve Ali (R. Anh) ların yardımıyla, Uhud’da düştüğü çukurdan kurtulunca Ashab-ı Kiram O’nun sağ ve hayatta olduğunu anladılar. Bütün gaziler kendisinin etrafında toplandılar. Hazret-i Muhammed (S.A.V.) Uhud dağının bir tepesine çıkmağı diledi. Aldığı yaralardan vücuduna zayıflık gelmişti, yukarı tepeye çıkmak güçleşti ve… Read More »