Author Archives: ihvan hac

Karşılıklı Küfürleşmek

  Hz. Ebû Hureyre’den (rivayet edildiğine göre) Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Karşılıklı olarak sövüşen her iki kişinin söyledikleri (kötü söz-leri)nin gü­nahı, (kendisine küfredilerek haksızlığa uğrayan) mazlum kimse (küfrü başla­tan kimseden) daha da ileri gitmediği sürece (küfre) ilk defa başlayan kimsenin üzerindedir.”   Açıklama: Hadis-i şerif bir müslümana sövmenin günah olduğunu açıkça ifade etmek­tedir.… Read More »

Kusuru Yüze Vurmak

  Mesruk’tan rivâyete göre Âişe radıyallâhu anhâ dedi ki: “Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem bir iş yapmış ve o hususta insanlara ruhsat vermişti. Ama bazı kimseler bu işi yapmak istemedi. Bu husus Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem’e ulaşınca, bir hutbe vererek yüce Allah’a hamd ettikten sonra şöyle dedi: Bazı kimselere ne oluyor ki benim yaptığım bir işten… Read More »

Taklit Yapmak

  Âişe radıyallâhu anhâ şöyle dedi: -Ey Allah’ın Resûlü! Safiyye’nin şöyle şöyle oluşu sana yeter, dedim. Ravilerden biri, bu sözle Hz. Âişe’nin, onun kısa boylu oluşunu kastettiğini söylüyor. Bunun üzerine Hz. Peygamber: – “Ey Âişe! Öyle bir söz söyledin ki, eğer o söz denize karışsa idi onun suyunu bozardı” buyurdu. Âişe dedi ki, ben bir… Read More »

İnsanların Gizliliklerini – Özelliklerini Araştırmak

  “Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın.” Açıklama: Mü’minler arası ilişkilerde dikkate alınması gerekli kurallar arasında, insanla­rın ayıp ve kusurlarının araştırılmaması, gizli kalmış şeylerin peşine düşülmeme­si, gereksiz bir dedektif merakı ve eğilimi gösterilmemesi, röntgencilik ve casusluk yapılmaması da yer almaktadır. İnsanların gizli kusur ve ayıplarının araştırılması­na, aşırı ve hatta gereksiz merak anlamında tecessüs denilmektedir. Her ne kadar… Read More »

Gıybet Etmek

  Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin eti­ni yemekten hoşlanır mı? Elbette bundan tiksinirsiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” Açıklama: Öncelikle ve özellikle müslüman bir toplum meydana getirip onun fertleri arasındaki ilişkileri sağlıklı bir şekilde düzenlemeyi hedefleyen dinimiz, mü’minler arası ilişkilere son derece büyük önem verir. İster… Read More »

Evlenenlerin Tebrik Edilmesi

  Bir müslümanın kardeşini elde ettiği hayırlardan dolayı kutlaması, bereket dilemesi ve sahip olduğu nimetin devamı için dua etmesi İslam şeriatının güzelliklerindendir. Nitekim, Peygamberimiz sallallâhu aleyhi vesellem evlenenlere, bere­ket diler, muvaffakiyetlerinin ve birlikteliklerinin devamı için dua ederdi.

Misafirin Yanında Öfkelenmenin ve Sabırsızlanmanın Mekruh Oluşu

  Abdurrahman İbn Ebi Bekr radıyallâhu anh’dan rivayete göre; “Ebû Bekiı radtyallâhu anh’a birkaç kişi konuk oldu. Abdurrahman’a: Sen misafirlerine göz kulak ol, ben Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem’in yanına gideceğim. Sen de bu arada ben gelmeden önce onlara gereken ikramı yapmış, yemeklerini yedirmiş ol, dedi. Abdurrahman gidip yanında ne varsa getirdi ve: Yemeğe buyurun, dedi.… Read More »

Misafiri İkramsız Göndermemek

  Ebû Hureyre radıyallâhu anh’dan rivâyete göre Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kimse, misafi­rine ikram etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kimse, akrabalık bağını gözetsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kimse, ya hayır söylesin yahut sussun.” Açıklama: “Misafire ikram etmek, ona bizzat hizmet… Read More »

Sadece Zenginleri Davet Etmenin Yerilmesi

  El-A’rac’dan rivayet olunduğuna göre; Ebu Hureyre radıyallâhu anh şöyle dermiş: Yemeğin en kötüsü (kendisine) zenginlerin çağrılıp da, fakirlerin çağrılmadığı davet yemeğidir. Davete gelmeyen kimse muhakkak ki Allah’a ve Resûlüne karşı gelmiştir.

Misafire İkram Etmenin Önemi

  Ebû Hureyre’den rivâyete göre Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem şöyle bu­yurdu: “Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kimse, komşusuna eziyet verme­sin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kimse, misafirine ikram etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kimse, ya hayır söylesin yahut sussun.”