Category Archives: Peygamberler Tarihi

Hz Muhammed(s.a.v)’in Medineye Yolculuğu : Yedinci Nükte

Tâcil Kıssas’ta yazılıdır ki: — Vakta ki Ebû Bekir (Allah ondan razı olsun) o şerbetten içince gözünden bir perde kaldırıldı. Mağaranın bir yönünün yarıldığını gördü. Orada bir deniz vardı. Denizin üstünde bir gemi, ve geminin içinde bir genç adam ve denizin öte yanında bir bahçe bulunuyordu. O genç dedi ki: — Ey Ebû Bekir! Gönlün… Read More »

Uhud Cenginde Yirmi Beşinci Olay

    Nakledilmiştir ki, Peygamber (S.A.V.) Hazretleri Uhud dağının te­pelerinden birine çıkmak istediği zaman, mel’unlardan Osman bin El Muziyretil Mahzunî adlı genç birisi bir ata binmiş, o serverin ar­dından yetişmişti. Bir lâhza cenk edildi. Fakat en sonunda Simna oğlu Haris, Osman Mahzunî’nin oyluğuna bir kılıç çaldı. Onu yere yıktı. Sonra da koyun boğazlar gibi o… Read More »

Hz Muhammed(s.a.v)’in Medineye Yolculuğu : Altıncı Nükte

Tâcil Kısas kitabında bu yolda acâip bir nakil, bir hikâye vardır. Hazreti Ebû Bekir o mağara bucağında yılan zehirinin elemini çekip hiç de acı duymamıştı. Belki gönül ferahlığı duymuştu. O zaman ona Hazret-i Hak Celle Ala iki dünya değerinde bir ihsan, bir bağışta bu-lundu. Cebrail (A.S.)’ı, Muhammed (S.A.V.)’e gönderip şöyle buyurdu: — Yâ Resûlâllah! Hak… Read More »

Uhud Cenginde Yirmi Dördüncü Olay

    Naklolunur ki, Malik bin Züheyr-i Has’emi ve Hayyam bin El Arak’a düşman okçularındandı. İslâmlara oklar atıp çok kimseyi zi­yana uğrattılar. Nice mümini şehit ettiler. Yine naklolunur ki, Mâlik bin Züheyr, bir kayanın ardında gizle­nir, Müslümanlara oklar atar, kimisini yaralar, kimisini şehit ederdi. Bir ara başını kayalığın ardından dışarı çıkardı. Sa’d ibni Ebû Vakkas… Read More »

Hz Muhammed(s.a.v)’in Medineye Yolculuğu : Beşinci Nükte

Örümceğin hallerini anlattık. Şimdi de Hazret-i Ebû Bekir’in ayağını ısıran yılana gelelim: — Tâcil hassas adındaki kitapta şöyle denilmiştir: — «Bir gün bir yılan İsâ (A.S.)’a geldi: — Ey Allah’ın Ruhu! dedi. Mekke yolu nerededir? İsâ (A.S.) ona: — «Mekke’de ne yapacaksın?» diye sordu. Yılan da: — «Altıyüz yıl var ki Muhammed (S.A.V.)’in aşkı bana… Read More »

Hz Muhammed(s.a.v)’in Medineye Yolculuğu : Dördüncü Nükte

Bu örümcek, İbrahim (A.S..)’a Kâbe-i Mükerreme kurulurken yol gösterici olan örümcektir ki ona İlâhî bir hitap geldi, şöyle dedi: — Ey örümcek! Mademki sen Halilim İbrahim’e yol gösterdin, bu dolaylarda yine kal. Bir köşebucağa çekil. Hizmetinin karşılığında seni Habibime perdeci kılayım. Ve yüzünün vuslatına seni erdireyim. Ey aziz kişi! Örümcek Hazret-i Halil’e Kabe binasına ön-ayak… Read More »

Yirmi Üçüncü Olay Ebû Ubeyde Bin Cerrah (R. Anh)’In Cengi

   Ebû Bekir (R. Anh) şöyle buyurmuştur: — Peygamber (S.A.V.)’in mübarek yüzü yaralanıp tolgasından bazı zırh halkaları o mübarek yüzüne saplanmış bulunuyordu. Ben koşarak yanına vardım. Gördüm ki bir yandan da bir kişi, bir kuş gibi, hızla yanma gelmişti. Bu, Ebû Ubeyde bin Cerrah’tı. Bana, o halkaları, çıkarmasına yemin verdi. Sonra bir halkayı dişi ile… Read More »

Hz Muhammed(s.a.v)’in Medineye Yolculuğu : Üçüncü Nükte

Örümcek yuva yapınca ve güvercin yumurtlayınca kâfirler bunları gördükleri zaman: — «Eğer Muhammed ve arkadaşı buradan içeri girselerdi örümceğin ağı bozulmuş olurdu ve yumurtalar kırılıp güvercin kaçardı!» dediler. Oysa, nebiler sultanı Hazret-i Muhammed (S.A.V.) ve Ebû Bekir Hazretleri onların bu sözlerini içeriden işitirlerdi. Şeytan ise o yerde gammazlık etmek istedi. O zaman Cebrail (A. S.)’a… Read More »

Yirmi İkinci Olay Mus’ali Bin Ümeyr (R. Anh)’In Hikâyesi

     Muhammed bin Şurahlül, babasından şöyle rivayet eder: — Uhud günü Müslümanlar dağılınca Mus’ali bin Umeyr, muhacirlerin sancak başısıydı, yerinden ayrılmadı. İbni Kamiyyc mel’unu kılıç vurup onun sağ elini düşürdü. O, sancağı sol eliyle tuttu ve: — Ve mâ Muhammedün illâ Resûlün! (Yani, Muhammed, ancak bir Peygamberdir) dedi. Sol elini de düşürdüler. O zaman… Read More »

Hz Muhammed(s.a.v)’in Medineye Yolculuğu : İkinci Nükte

Resûl-i Ekrem Mağaraya girdiği zaman Cebrail (A.S.) gelip: — «Yâ İlâhi! İzin verir misin ki kanadımla mağaranın kapısını örteyim? Hatta Sevir dağını bile gizleyeyim?» dedi. Hak Teâlâ: — «Yâ Cebrail! diye buyurdu, örtücülük, settarlık benim sanatımdır. Kudretimin yüceliği şunu gerektirir ki, ben en zaif bir canavarı gönderip Habibimi onunla düşman şerrinden kurtarırım.» Böylece örümceğe de… Read More »