Category Archives: Peygamberler Tarihi

Âdemin Şit’e Öğütleri

Şit, erginlik, büluğ, kendini erkek olarak bilme çağma gelince babası Hazret-i Adem onun elinden tuttu. İbadet yerine geldiler. Âdem, yüzünü bu en sevgili oğluna doğru döndürdü. — Ey oğul! dedi. Ecel, dünyadan ayrılmak içindir. Gel, ölüm gelmeden önce seninle and içeyim. Bil ki, Rabbil Âlemin benimle ahd ve misak kıldı. Ben de sana vasiyet kılacağım.… Read More »

Şit Peygamber Doğuyor

Şit’e yüklü kalan Havva anamız günden güne güzelleşmişti. Bütün yer ve gök ehlinin gözlerine en güzel, en sevimli göründü. Cennet’in yaratığı olan genç Huriler olsun, genç delikanlı melekler olsun, gerekse Cennet kapıcısı Rıdvan olsun o, yatarken, kalkarken odasının kapısına geliyorlardı. Ona hayran hayran bakıyorlar, güzelliğini seyrediyorlardı. Güzellerden güzel olmuştu Hazret-i Havva! Ona Cennet (Uçmak) hediyelerinden… Read More »

Hazret-i İsmail’in Soyu Artıyor

  Hazret-i İsmail de babası Hazret-i İbrahim dinindendi. Halkı bu hak dinine davet etmişti. Yüce Allah onun da oğullarını, milletini başka memleketlere üstün kılmıştı. Ve onlara şöyle buyurmuştu: — Ey İsrail oğulları! Size ihsan edeceğim nimeti ve sizi milletlere üstün edeceğimi hatırlayın. Öyle bir günden sakının ki hiç bir kimse için hiç bir şey ödenemez.… Read More »

Şit Peygamberin Doğuşu

Hazret-i Adem’in dünyaya ayak basışından tam yüz otuz yıl geçmişti. Hz. Adem’in alnına inen Nur-i Muhammedi, o peygamberlik nuru hâlâ kendisinin alnında parlıyordu. Demek hâlâ temiz asilden, temiz bir evlâdı dünyaya gelmemişti. Bundan dolayı da Yüce Allah ile olan ahım ve misakım temiz bir asıldan tertemiz bir rahme düşüp doğan bir evlâdına emanet edememişti. Hz.… Read More »

Hazret-i İshak’ın Doğumu

   Günler günlerle, yıllar yıllarla yarış etti. Zamanlar geçti. Hazret-i İbrahim yüz yaşma bastı. Bu yüz yaşı ona uğurlu geldi. Yüce Allah kendisine bu sefer de karısı Sârâ’dan ona, dediği zamanda bir oğul bağışladı. İbrahim buna çok sevindi. Yüce Rabbi bu çocuğa koyacağı ismi geçen yıl 99 yaşında iken bildirmişti. O da eline verilen bu… Read More »

Hazret-İ İbrahim’in Üçüncü Defa Kâbeye Gelişi

  Hazret-i İbrahim üçüncü defa Mekke’ye gelişinde de onları buldu, sarılıp öpüştüler. Hasret dindirdiler. Oğlu babasını ağırladı. Babası oğlunda bir kaç gün konukladı. Birlikte Kabe’nin alçak duvarlarını yükselttiler. Bundan sonra bir vahiy geldi. Yüce Allah kendisine Kabe’yi ziyaretin, Haccın farz olduğunu bildirdi. Yüce Allah ona şu emri buyurmuştu: — İnsanları Hacca çağır. Onlar yayan veya… Read More »

Kâbil’in Çoğalan Kavmi

Kâbil, Hira dağı yokuşlarında kardeşini öldürmüştü. Hemen koştu. Güzelliği ile gönlünü kaptırdığı ve bir batında birlikte doğduğu, kendisine Adem şeriatınca haram olan kız kardeşi İklima’nın elinden tuttu. — Yürü kardeşim! dedi. Birlikte Hira dağından aşağı indiler. Anasının, babasının, küçük kardeşlerinin oturduğu yerlerden uzaklaşıyorlardı. Bir kaç ay sonra Yemen topraklarında bulunuyorlardı. Sonra Doğu yönlerde NOD ülkesine… Read More »

Hazret-i İsmail Evleniyor

  Aradan yine yıllar geçti, İsmail daha da büyüdü, gençlik çağına geldi.Şam’a giderken burada konuklamış olan Cürhüm adındaki Arap kabilesi de türemişti. Büyük meşakkatler çekerek çölleri aşan, susuz kalan oğluna su bulmak için Safa ile Merve arasında yedi defa gidip gelerek koşan, en nihayet Kabe’nin yapılması ile ve oğlu İsmail’in büyümesi ile mutluluğa eren Hâcer… Read More »

Hz. Âdem İki Oğlunu Arıyor

Vakit ilerlediği halde bir oğlunun sürülerinin başından, bir oğlunun tarlalardan dönmediğini gören Hz. Adem, onları aramaya çıktı. İşte Kâbil uzaktaydı. Fakat Hâbil hangi koyunlarının, hangi sürüsünün başındaydı acaba? Kâbil, babasının uzaktan: — Kâbil diye bağırdığını ve kendisine doğru gelmekte olduğunu gördü. Yüreğini bir korku sardı. Yaptığı suçu söylemeli miydi acaba? — Baba, bağışla beni! Şöyle… Read More »

İnsanlar İçin İlk Kurulan Kutsal Ev

 Şimdi, kırmızı bir tepe ve kuru topraktan ibaret olan yerde Kabe kurulmuş ve yükselmişti. Yüce Allah, Kuı^ân-ı Kerîm’de bu Kutsal Ev için şöyle buyurmuştur: «İnsanlar için ilk kurulan ev, Mekke’deki evdir ki kutludur. Ve bütün insanlar için hidayet kaynağıdır.» Ve yine o Beytullah için Kur’an-ı Mübîn şöyle buyurmaktadır: «Onda nice açık işaretler vardır. Ve hele… Read More »