Category Archives: Dini Bilgiler

İslam Miras Hukukunun Öğretilmesi

Ukbe b. Âmir (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edilmiştir: “Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’i: – ‘Zannedicilerden önce, yani zan ile konuşanlardan önce Ferâiz (İslam Miras Hukuku İlmini) iyi öğrenin’ buyururken işittim.” Mücâhid (rahmetullâhi aleyh)’den rivâyet edilmiştir: “Abdullah ibn Abbâs (radıyallâhu anh), kölesi İkrime’yi, Miras Hukukunu ve ilmi öğretme kaydıyla işi sağlamlaştırmıştır.” Miras kelimesi hukukta, vefat eden kimsenin… Read More »

Düşünmeden Konuşmak Nedir?

• Ebû Hureyre -radıyallâhu anh-‘dan rivayet edildiğine göre o, Resûlullah -sallallâhu aleyhi vesellem-‘i şöyle buyururken dinlemiştir: “Kul, iyice düşünüp taşınmadan bir söz söyleyiverir de bu yüzden cehennemin, doğu ile batı arasından daha uzak bir yerine düşer gider”. • Yine Ebû Hureyre -radıyallâhu anh-‘dan rivayet edildiğine göre Nebî salallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kul, Allah’ın… Read More »

Miras Hukuku

Faraiz kelimesi; takdir etmek, kat’i olarak kesmek manasına gelir. İslâmi ıstılahta ise; kat’i nasslarla sabit olan hükme «Farz» denilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de «Miras payları» açıklandıktan sonra: “Bu hükümler ve hisseler Allah’dan birer farizadır. Şüphesiz ki Allah hakkı ile bilicidir. Yegane hüküm ve hikmet sahibidir” (Nisa: 4/11) hükmü beyan buyurulmuştur. Buradaki “Fâriza” Allah’ın farz kıldığı hak, ayırdığı… Read More »

İnsanların Gizliliklerini Araştırmak

“Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın.” Açıklama: Mü’minler arası ilişkilerde dikkate alınması gerekli kurallar arasında, insanların ayıp ve kusurlarının araştırılmaması, gizli kalmış şeylerin peşine düşülmemesi, gereksiz bir dedektif merakı ve eğilimi gösterilmemesi, röntgencilik ve casusluk yapılmaması da yer almaktadır. İnsanların gizli kusur ve ayıplarının araştırılmasına, aşırı ve hatta gereksiz merak anlamında tecessüs denilmektedir. Her ne kadar hadis… Read More »

Şuf’a Nedir?

Şuf’a kelimesi; çift yapmak, ilave etmek anlamına gelmektedir.Terim olarak ise; satılmış olan bir taşınmaz malı akarı belli şartlar dahilinde satın alanın veya satanın rızasına bakılmaksızın satış fiyatı üzerinden üçüncü bir şahsın cebren sahip olmasına denir. Üçüncü şahsın şuf’a hakkına sahip olabilmek için satılmış bulunan taşınmaz mal cebren sahip olması için bazı sebepler vardır. Bu sebepler… Read More »

Alaycı Bakış Yapmak

Mevzu ile ilgili Peygamber Efendimiz’in -sallallâhu aleyhi vesellem- şu hadis-i şerifi kulaklara küpe olmalıdır: Haris oğlu Alâ -radıyallâhu anh- Resülullah’ın -sallallâhu aleyhi vesellem- şöyle buyurduğunu rivayet etti: “İnsanlarla alay edenleri, onların suçlarını araştırıp yayanları, iyi kimselere suç isnad eden koğucuları Allah (c.c.) köpek suretinde haşredecektir.”

Şuf’a İle İlgili Hadisler

Câbir b. Abdullah (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edilmiştir: Eğer yolları bir olduğu zaman komşu gaipse beklenir.” Abdullah ibn Abbâs (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edildiğine göre, Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır: “Komşu olan, komşusunun evine, satılığa çıkarıldığı zaman diğerlerinden daha hak sahibidir.” “Ortak, şuf’a hakkına sahiptir. Şuf’a hakkı, her şeyde vardır.” Semure (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edildiğine göre,… Read More »

İftira Atmak Nedir?

Bu âyet, Nisâ sûresi’nin 112. âyetini hatırlatmaktadır. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “Kim, kasıtlı veya kasıtsız bir günah işler ve sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak ki büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur. ” Bu iki âyetin ortaya koyduğu olaylar arasındaki bütün fark, birincisinde mü’min erkek ve kadınlar işlemedikleri bir suçtan dolayı… Read More »

Alışverişte Vekalet Vermek

Hakîm b. Hizam (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edilmiştir: “Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem), Hakîm b. Hizâm’ı, bir dinar altınla kendisi için bir kurban almak üzere gönderdi. Hakîm bir dinar altına bir kurban alıp o kurbanı iki dinar altına sattı. Sonrada Rasulullah için bir dinar altına başka bir kurban satın aldı. Geriye kalan bir dinar altını da… Read More »

Zandan Sakınmak

“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Zira zannın bir kısmı günahtır.” Açıklama: İsm, cezalandırılması gereken günah demektir. Zan ise, ihtimal üzerine hüküm vermektir. Binaenaleyh zanna dayalı hükümlerin doğruluğu da zannîdir, asla kesin değildir. Başkasının hakkının söz konusu olduğu yerlerde verilmiş yanlış hükümler neticede iftira ve bühtan olarak büyük bir vebal sebebidir. Zannın kaynağı özellikle eğer kişinin… Read More »