Author Archives: Berna Börekçi

Fıtır Sadakasıyla Mükellefiyetin Şartları

Fıtır sadakasıyla mükellef olmanın şartları şunlardır: Müslüman olmak: Fıtır sadakasının vacib olması için mükellefin Müslüman olması gerekir. Ancak Şafiî mezhebine göre gayri Müslim bir kimsenin bakmakla mükellef olduğu Müslüman yakınının fitresini ödemesi gerekir. Nisap miktarı mala sahip olmak: Fıtır sadakası ile mükellef olmak için zekâtta olduğu gibi havayic-i asliyeden (temel ihtiyaçlar) başka nisap miktarı mala… Read More »

Zekâta Tâbi Mallar : Madenler

Geçmiş dönemlerde yer altına gömülerek saklanmış kıymetli eşya manasına ‘kenz’ ve toprak altındaki zenginliklerin tamamını ifade eden ‘rikaz’ olarak her türlü değerden de zekât alınması gerekmektedir. Altın, gümüş, yakut, zümrüt, mermer, kireç, petrol ve doğalgaz gibi her türlü yeraltı zenginliklerinden alınacak zekâtın oranı 1/5, bir başka ifadeyle % 20’dir.

Zekâta Tâbi Mallar : Ticaret Eşyası

Ticarete konu olan, yiyecek, giyecek, hayvan, mücevherat, arsa, ev ve arazi., her çeşit emtia, ticaret malıdır ve zekâta tâbidir. Yalnız bir malın ticaret malı sayılabilmesi için, niyet, yani kâr sağlama maksadıyla elde bulundurulması ve alış verişe arz edilmiş olması gerekmektedir. Ticaret mallarının nisab miktarı, 85 gr. altın veya 595 gr. gümüş karşılığı olarak tespit edilmektedir.… Read More »

Zekât Verilmeyecek Yerler

Zekâtın kimlere verileceği belli olmakla birlikte onun kimlere verilemeyeceği de tespit edilmiş ve bu sınıflar uygulamanın dışında değerlendi-rilmişlerdir. Buna göre zekât verilemeyecek yerler; Zenginler Maddî imkânı yerinde olan zenginler (nisab miktarı veya daha fazla mala sahip olan kimse), almakla değil zaten zekâtı vermekle yükümlüdürler ve kendilerine zekât verilmemektedir. Çalışma Gücü Olanlar Normal şartlarda fakir ve… Read More »

Zekâtın Toplanıp-Dağıtılmasının Malla İlgili Şartları

Kısaca zenginlerden alınıp ihtiyaç sahiplerine verilmesi gereken zekâtı, ferdin kendisi verebileceği gibi zekât dağıtım işinin devlet eliyle organizesi de mümkündür. Zekâtın kimlere verileceğini anlatan ayetteki ifadeler onun, daha ziyade çaplı bir organizasyon olması istikametindedir. Elbette ki böyle bir organizasyonun, kendine göre belli başlı şartları vardır. Bunlardan bir kısmı malla, bir kısmı zekâtı verecek şahısla, diğer… Read More »

Veren Açısından Zekâtın Faydaları

Öncelikle zekât, kelime manasından da hareketle bir temizlenmenin adıdır. Zekât veren, bir yönden malını kirlerinden arındırmakta diğer yönden de günahlarının affına vesile olacak bir yola girmiş olmaktadır. Zekâtı emrederken Allah (c.c.), ‘Onların mallarından, kendilerini temizleyecek ve yüceltecek bir sadaka al’ buyurarak bu noktalara dikkat çekerken, Peygamber Efendimiz de, Allah zekâtı, geride kalan mallarımızı temizlemek için… Read More »

Mülkiyet Hakkı ve İslâm

Temelde, insanın kendisi dâhil bütün mülk, Allah’a ait olmakla birlikte Allah, kendisine vekil olarak yarattığı insana bu mülkte tasarruf yetkisi vermiştir. Ancak bu yetki sınırsız olmayıp genel anlamda çerçevesi çizilmiş bir alanı kapsamaktadır. Mal edinme de, can, akıl, nesil ve din gibi korunması gereken beş temel esastan biri ve İslâm’ın önem verdiği temel konuların en… Read More »

İslam ve Zekat

İslâm’ın, üzerine bina edildiği temel unsurlardan biri de zekâttır. Zekât, kelime olarak temizlemek ve artmak gibi anlamlara gelir. Istılahtaki manasıyla ise zekât, belli miktardaki malın, belli kimseler tarafından, verilmesi gereken yerlere verilme işine denilmektedir. Sadaka, infak ve öşür gibi kavramlar da belli şartlar dâhilinde zekât kelimesi yerine kullanılabilmektedir. Öncelikle zekât, sadece mâlî bir yardımlaşma değil,… Read More »

Oruçlu İçin Mekruh Olan ve Olmayan Şeyler

* Bazı âlimlere göre, oruçlu bir kimsenin yaş ve kuru misvak kullanmasında bir sakınca yoktur. Fakat İmam Ebu Yusuf’a göre su ile ıslatılmış bir misvakı kullanmak mekruhtur. İmam Şafiî’ye göre, öğleden sonra misvak kullanılması mekruhtur. İhtiyata uygun olan, oruçlu iken hiç misvak kullanmamaktır. * Oruçlu kimsenin istincada (büyük abdest temizliğinde) ve abdest alırken ağzına, burnuna… Read More »

Kaza Edilmesi Gereken ve Gerekmeyen Oruçlar

Yolculuk veya hastalık gibi bir özre binaen Ramazan orucunu tutmamış olan kimse, bunları kaza etmeye elverişli bir vakit bulamadan önce ölürse, üzerinde oruç borcu olduğu halde ölmüş bir kimse değildir. Varislerinin de onun ardından fidye vermeleri gerekmez. Ancak tutamadığı oruçları için fidye verilmesini kendisi vasiyet etmiş ise varislerinin malının üçte birinden bu vasiyetini yerine getirmeleri… Read More »