Hazret-İ Muhammed (S.A.V.)’in Hastalığı Üçüncü Rivayet

     Ebû Said-i Hudrî’den (Allah ondan razı olsun) şöyle rivayet edil­miştir: —      Ben Hazret-i Muhammed (S.A.V.)’in huzuruna vardım. Üstü, bir kadife ile örtülüydü. Sıtmanın ateşi o kadifeden dışarı çıkıp fış­kırdığı sanılırdı. Elimizi mübarek tenine dokunduramıyorduk. Şaşır­dık. Resulullah (S.A.V.): —      Belânın en şiddetlisi peygamberlerin başına gelir! Ama nebile­rin belâya sevinmeleri sizin verilen bir hediyeye sevinmenizden… Read More »

Hazret-İ Muhammed (S.A.V.)’in Hastalığı Birinci Rivayet

     Muhammed (S.A.V.) ölüm hastalığında o kadar ıstırap çekti ki daima döşeğinde sağa, sola döner, dururdu. Hazret-i Ayşe (Allah o hatundan razı olsun) dedi ki: — Yâ Resûlâllah! Eğer bizim başımıza bu hal gelseydi, ona gazap olmuştur! derdik. Resulullah (S.A.V.) ona şu cevabı verdi: — Yâ Ayşe! Hastalık bana güç, çetin olarak geldi. Her… Read More »

Hazret-İ Muhammed (S.A.V.)’in Hastalığı İkinci Rivayet

    Abdullah bin Mes’ud (Allah ondan razı olsun) der ki: —      Hazret-i Muhammed (S.A.V.)’i görmeğe gittiğim zaman kendisi­ni sıtma tutmuştu. Ateşi sıcaklığı o kadar artmıştı ki mübarek vücu­duna elimi dokunduramadım. O zaman: . —      Yâ Resûlâllah! dedim. Sıtma size çok hararet vermiş!..O da şöy­le buyurdu: —      Sizden iki kişinin sıtması kadar var!.. Ben de:… Read More »

Hazret-İ Muhammed (S.A.V.) ‘in Hastalığı Neydi?

    Ayşe-i Sıddıka (Allah ondan razı olsun) der ki: — Resulullah (S.A.V.)’in marazı Meymune’nin evinde oldu. Onun nöbet günüydü. Oradan benim evime geldi. Bana da başağrısı gelmişti. Ben: — Ah başım! dedim. Hazret-i Resulullah (S.A.V.): — Yâ Ayşe! dedi. Eğer Ahiret’e gidersen sana ne zarar olur ve ben seni teçhiz ve tekfin ederim. Namazını… Read More »

Hicretin Birinci Yılı : Selman-ı Farisi’nin İslam’a Gelişi

İbni Abbas (Allah ondan razı olsun) rivayet eder ki: — Selmân-ı Fârisi (Allah ondan razı olsun) bana şöyle dedi: — Ben bir bahçıvan oğluydum. İsfahan köylerinden Hay adındaki köyde babam mal sahibi bir kişiydi. Bana gayet çok sevgisi vardı. Ateşe tapardı. Gece-gündüz beni evden dışarı bırakmazdı. Evde ateş yakar, ona tazimde bulunurdu. İbâdeti ile vakit… Read More »

Hazret-i Muhammed’in Hastalığından Dördüncü Rivayet

      A’lâmül vera (Halkın ileri gelenleri) adlı kitapta şöyle zikredilmiştir: — Peygamber (S.A.V.) mübarek vücudunda rahatsızlık hissettiği zaman ki sefer ayı sonralarında cumartesi ya da perşembe günüydü, Ali’nin (Allah ondan razı olsun) elinden tuttu. Ardında ashaptan birçok kişi ile Baki mezarlığına vardı. Kabir ehline selâm verdi. Bir uzun konuşma yaptı. Sonra ashaba dönerek… Read More »

Hicretin Birinci Yılı : On Dördüncü Olay

Hazret-i Muhammed (S.A.V.) birinci hicret yılı içinde Aşura Günü oruç tuttu. Ashab-ı Kiram da ona uydular. Bu da şundan ötürüydü ki Yahudiler o günü oruç tutup şöyle demişlerdi: — Mûsâ (A.S.), Firavun’un zulmünden kurtulmuştu. Firavun ise kavmi ile helak oldu. O günün şükran borcu olarak Musa (A.S.) İbrânilerle o gün oruç tuttular. Fakat Hazret-i Muhammed… Read More »

Hicretin Birinci Yılı : Hz Muhammed ve Hz Aişe

O yılın şevval ayında bir çarşamba günü, Hazret-i Muhammed (S.A.V.) O Nebiler Seyyidi efendimiz, Ebû Bekir’in (Allah ondan razı olsun) evini şereflendirdiler. Ansar kavminden, yâni Medinelilerden erkek ve kadınlar da bir araya toplandılar. Ayşe (Allah o kadından razı olsun) henüz dokuz yaşındaydı. Kendisi der ki: — “Ben Şeyh mahallesinde Harisoğulları kapısında otururdum. Hazret-i Server-i Kâinat… Read More »

Hazret-i Muhammed’in Hastalığından Üçüncü Rivayet

    Bu da Ayşe-i Sıddıka’dan (Allah o hatundan razı olsun) nakledil­miştir: —      Bir gece Resul Hazretlerine, Baki mezarlığında yatanlar için mağfiret dilemesi emrolundu. O mezarlığa vardı. İstiğfarda bulundu. Sonra geri geldi. Uykuya vardı. Fermân-ı İlâhî yeniden gelerek: —      Yâ Muhammed, Uhud’a var! Şehitler için mağfiret dile! diye buyurulmuş, Resulullah (S.A.V.) de Uhud’a gidip geldi.… Read More »

Hicretin Birinci Yılı : On İkinci Olay

Velid bin Mugiyre, Müslümanlara düşman olan beş kişiden birisiydi. Hicretin birinci yılı içinde canı Cehennem’e gitti. Kureyş kabilesinin ileri gelenlerindendi. Ona Adl-i Arap derlerdi. Arab’ın beraberi anlamındadır. Ona bu ad şundan ötürü verilmişti ki, bir kez Kabe’ye Kureyşlilerin hepsi örtü sermişti. Bir keresinde de Velid bin Mugiyre yalnız başına Kabe örtüsünü örttü. Kendisi ölürken çok… Read More »