Hibeden Dönmek

Hibeden Dönmek Ömer ibnul-Hattâb -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Atımı, Allah yolunda birine sadaka olarak verdim. Atı kendisine sadaka olarak verdiğim şahıs, ata gerektiği gibi bakmadığı, ona yem vermediği için bakımsız ve çelimsiz bir hale gelmişti. Ondan atı satın almak istedim ve onun atı ucuz bir fiyata satacağını zannettim. Bu is­teğimi Allah Rasûlü sallallahu… Read More »

Miskin Kimdir ?

Miskin Kimdir ? Ebû Hureyre’den -Allah ondan razı olsun- O şöyle dedi: Al­lah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Miskin, insanların kendisine bir iki lokma yiyecek veya bir iki hurma verdiği kimse değildir. Ancak miskin o kimsedir ki, kendini ge­çindirecek bir şeyi olmayan, insanların onun ihtiyaç içinde olduğunun farkına varmayıp kendisine sadaka verilmeyen ve… Read More »

Sadaka Vermede Acele Etme ve Niyet

Sadaka Vermede Acele Etme ve Niyet Ebû Hureyre -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Bir adam Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve selleme geldi ve şöyle dedi: Ey Alah’ın Rasûlü! Hangi (kimsenin verdiği) sadaka ecir olarak daha büyüktür? Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyur­du: “Senin sağlığın-sıhhatin yerinde, cimri olduğun, fakirlikten korkar ve zenginliği ümit… Read More »

Çocuğunuza Zekattan Bahsedin

   Zekât, Allah’ın, belirli yerlere sarfedilmek üzere dince zengin sayılan kişilerin mallarından belli bir payın alınması işlemini ifade eder. Kur’ân-ı Kerîm’de ve Hz. Peygamber’in sünnetinde zekât daima namazla birlikte zikredilmiştir. Bu husus namazla zekât arasındaki kuvvetli bağlılığa, kişinin Müslümanlığının ancak bu ikisini eda etmekle olgunluk derecesine ereceğine bir delildir. Namaz bedenî, zekât ise malî bir… Read More »

Çocuğunuza Oruçtan Bahsedin

    Fıkıh terimi olarak oruç, imsak vaktinden iftar vaktine kadar, bir amaç uğruna ve bilinçli olarak, yeme içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir. İmsak vaktinden iftar vaktine kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmanın bir amacı olmalı ve bu iş bilinçli olarak yapılmalıdır. Bu amaç ve bilinç, orucun Allah rızâsı için tutuluyor… Read More »

Yedi Yaşına Gelince Çocuğunuza Namazı Emredin

    Farz olduğu zaman zor gelmemesi için çocuklarına önceden abdest ve namazı öğretmeleri ve namaza alıştırmaları anne-babalara emredilmiştir. Ergenlik öncesinde zaman zaman namaz kılması sağlanarak çocuğun namazın ciddiyetini kavraması sağlanmalıdır. Hatta ergenliğe yakın dönemde beş vakit namazı kılmayı bir vazife bilerek başlaması da önemlidir. Aksi takdirde ergenliğe girer girmez bir çocuğun devamlı surette hiç ara… Read More »

Çocuklarınıza Namazın Öneminden Bahsedin

    Kur’an’da bizim Peygamberimiz’den önceki peygamberlerin namaz kılmakla emrolundukları değişik vesilelerle belirtilmektedir. Bundan anlaşıldığına göre namaz ibadeti sadece Muhammed ümmetine has olmayıp önceki dinlerde de bulunmaktaydı. Siyer kitaplarındaki mevcut bilgilere göre, ilk vahyin sonrasında Hz. Peygamber’e risâlet yüküne dayanmasını, sabretmesini öneren âyetler gelmiş ve bunu izleyen fetret döneminden sonra namaz farz kılınmıştır. Namazın daha… Read More »

Çocuklarınıza Abdest Almayı Öğretin

   Sabahleyin uykudan kalkıp okula giderken elimizi yüzümüzü yıkar da öyle gideriz. Misafirliğe veya büyük birisinin yanma giderken de temizlenir gideriz. Namaz kılacağımız zaman da, temiz olmamız gerekir. İşte abdest almak bu demektir. Allah’ın karşısına çıkarken temizlenmek demektir. Abdest almak, temizliktir, namaza hazırlıktır. Abdest, insanın dışını temizler, içini de ferahlatır. Peygamberimiz çok temiz bir insandı,… Read More »

Hayır Ve Şer Kavramları

    Sözlükte “iyilik, iyi, faydalı iş ve fayda” anlamlarına gelen hayır, Allah’ın emrettiği, sevdiği ve hoşnut olduğu davranışlar demektir. Sözlükte “kö­tülük, fenalık ve kötü iş” demek olan şer de Allah’ın hoşnut olmadığı, sev­mediği, meşrû olmayan, işlenmesi durumunda kişinin ceza ve yergiye müstehak olacağı davranışlar demektir. Âmentüde ifade edildiği üzere her Müslüman, kadere, hayır ve… Read More »

Kaza ve Kadere İman

   Kader ve kazâya îmân, yüce Allah’ın ilim, irade, kudret ve tekvîn sıfatla­rına inanmak demektir. Bir başka deyişle bu sıfatlara inanan kimse, kader ve kazâya da inanmış olur. Bu durumda kader ve kazâya inanmak demek, hayır ve şer, iyi ve kötü, acı ve tatlı, canlı ve cansız, faydalı ve faydasız her ne varsa hepsinin Allah’ın… Read More »