Çocuklarda Yeme Alışkanlığı

İhtiyaçların bir kısmı doğuştandır.Bebeğin dünyaya geldiği andan itibaren kendini gösterir; ki bunlar, ‘temel’ ihtiyaçlardır.Doğan her çocukta şaşmaz bir aynılık içindedir, fıtrîdir.Bu ihtiyaçlar, onun yetişkin olma serüveninin temelini teşkil eder. Fıtrî ihtiyaçların karşılanmaması, insanın yaşama devam edemeyeceği anlamına gelir; ölüm ile sonuçlanır.İhtiyaçların diğer bir kısmı ise, doğuşta yoktur, ancak yaş ilerledikçe ortaya çıkar; ki bunlar ‘gelişimsel… Read More »

Peygamber Efendimizin, Ya Cessâme’ye Tavrı

Muhallim b. Cessâme’ye tavrı ise, haksız yere adam öldürmeye ne denli karşı olduğunun anlamlı bir örneğidir.Peygamber Efendimiz ordusuyla Huneyn Savaşında bozguna uğrayan düşmanın peşindeydi. Bir mola yerinde huzuruna iki kişi geldi. Biri, Gatafanlarm reisi Uyeyne diğeri ise bir başka kabilenin ileri geleni Akrâ idi.. Uyeyne, akrabasından Amir’i öldüren Muhallim b. Cessâme’nin kendilerine teslim edilmesini istiyordu.–… Read More »

Peygamber Efendimiz, Savaşa Da Yeni Bir İnsani Boyut Getirmişti

Peygamber Efendimiz. Savaşa da yeni bir insani boyut getirmişti:1) Savaşta aşırı gidilmeyecekti. Seni hedef alan düşmanı öldürebilirsin, ama onun cesedine eziyet edemezsin. (Uzuvlarını kesmek gibi. Bunu düşmanları Uhud savaşında yapmışlardı. Hatta öz amcası Hz. Hamza’nın ciğerini bile sökülüşlerdi…)2) Savaşmayan kadınlar, yaşlılar, çocuklar kesinlikle öldürülmeyecekti. Bunları sivil kesim sayıyordu.Komutanlarına her zamanki kesin emri şuydu: “Ben, size… Read More »

En Sevgiliye Hediye!

Televizyonlar ve gazetelerde günler öncesinden “Sevgililer Günü” haberleri vardı. Mağazalar, “Sevgililer Günü”ne hazırlanıyordu. Kim, sevdiğine ne alacaktı? Mağazaların vitrinleri: “Sevgililer günü özel indirimi, sevgilinizin hediyesi bizden…” gibi yazılarla süslenmişti. Hediyeler, peşin fiyatına ama taksitliydi!Henüz sekiz yaşında olan Ahmet, anne ve babasına; “Sevgililer gününde ben de sevdiklerime hediye almak istiyorum, bana para verir misiniz?” dedi. Anne… Read More »

Peygamber Efendimiz, Çocuğa Merhamette Din Ayırımı Yapmazdı

Bir karıncayı bile incitmeyecek kadar merhametli olan Peygamberimizin çocuklara acıması, şefkati, sadece Müslüman çocuklarla sınırlı değildi.O’na göre çocuklar masumdu, günahsızdı; kimin çocuğu olursa olsun korunmalıydı.Bu nedenle karşısında silah çeken, O’nunla dişe diş savaşan insanların bile çocuklarına dokunmuyor, dokundurtmuyordu.Huneyn Savaşı’ndaydı. Düşmanları ordusunu pusuya düşürmüştü ve ordusu neredeyse geri çekilmeye yüz tutmuştu. Cesur duruşuyla yeniden ordusunu toparlamış… Read More »

Peygamber Efendimiz, Yetimlerin Acısını Yüreğinde Duyardı

Peygamber Efendimiz, Yüce Rabbinin koruması altında yetim büyümüştü. Yüce Allah, O’na: “O, Seni yetim bulup barındırmadı mı?” demiş, ardından da; “Öyleyse yetimi sakın ezme” buyurmuştu.Yetimliği tatmış, yetim büyümüştü. Yetimi nasıl hor görebilirdi? Yetime nasıl acımazdı? Yetimin hakkını nasıl korumazdı? Nasıl yetime hor bakmaya izin verirdi. Buyururlar ki: “Her kim bir yetimin başım silerse elinin değdiği… Read More »

“Çocukların arasında adil ol!”

Çocuklarından yalnızca bir oğluna bağışta bulunan bir baba, Efendimizin huzuruna gelerek ondan bu olaya şahitlik etmesini ister. Efendimiz:– Başka çocukların da var mı, diye sorar.Adam:– Evet, var, der.– Aynı şekilde bütün çocuklarına bağışta bulundun mu?Adam:– Hayır! Deyince:– Allah’tan korkun ve çocuklarınız hususunda adaletli olun, buyurur.

Peygamber Efendimiz, Çocukların Üzülmesine Dayanamazdı

Gönlü çocuklara karşı o denli yufka ve inceydi ki, nerede bir çocuk sesi veya ağlaması duysa yardımına koşar veya ağlamasının kesilmesini isterdi. Bir keresinde torunlarının ağladığını duyunca, kızı Hz. Fatıma’ya:– Neden çocuklarımı ağlatıyorsun; onları sevdiğimi bilmiyor musun, diye sitem etmişti.Mescidinde sabah namazı kıldırıyordu. Genelde sabah namazım uzun kıldırırdı. Fakat o sabah, namazı kısa kesmişti. Merak… Read More »

Çocuklar Arasında Ayırım Anlayışına Son Verdi

Peygamber Efendimiz; “Bir öpücükle bile olsa çocuklarınız arasında ayırımcılık yapmayın.” buyurur.Bu sözleri ile bir dönemin yanlış anlayışına son veriyordu. Cahiliye döneminde kız çocuklarına farklı bir gözle bakılıyordu. Çoğu kez de henüz sağını solunu fark edemeyen masum bir yavru iken kumların, toprağın dibini boyluyordu. Müslüman olduktan sonra Kays b. Asım’m 12 öz kızını elleriyle diri diri… Read More »

“Ben”i ile Oynayan Çocuk

Daha ilginci, Peygamber Efendimiz, sırtındaki “Peygamberlik Mührü” olan “Ben”i ile oynayan çocuğa bile dokunulmamasını istemiştir:Hz. Halid b. Said, Peygamber Efendimizin yanına gelir. Küçücük kızı da yanındadır. Üzerinde sarı renkli bir elbise vardır. Peygamber Efendimiz:– Ne de güzel! Ne de güzel! diyerek çocuğun giydiği elbiseye beğenisini ifade eder.Bu sırada küçük kız Peygamber Efendimizin iki kürek kemiği… Read More »