Müjdelenmiş Bir Mekân! Vadi-yi Akîk

Medine ziyaretçilerinin genelde varlığından haberdar olmadığı, bazı grupların nadiren ziyaret ettikleri bir vadi bulunmakta Medine’de: Vadi-yi Akîk. Normalde Medine’nin bir hayli dışında bulunan bu vadi, Medine halkının sayfiye yeri sayılıyor. Ama Medine şehrinin büyümesi ile burası da artık şehrin içinde kalmış gibi.Aslında burası Medine’nin önemli yerlerinden, çünkü Efendimiz’in (sas) Medine’de en çok ziyaret ettiği mekânlardan birisi.… Read More »

İnci Dizesinden Düşen Dâne

Uhud’a gelindiğinde, arzu edilirse Peygamber Efendimiz’in(sas) hayatına ait birçok özel mekânı yerinde inceleyebilirsiniz. Bu özel mekânlardan birisi de Uhud Savaşındaki ilk bozgun sırasında şereflendirdikleri mübarek mağaradır. Niyetimiz, bu önemli mekânı görmek. Normalde Uhud’a gidenler genelde Okçular Tepesi’ne çıkıp manzarayı oradan seyretmeye çalışırlar. Ancak mağarayı görmek için Uhud’a biraz daha yaklaşmalı, hatta biraz da tırmanmaksınız. Bizler… Read More »

Vücutları Hiç Bozulmadan Duruyordu

Yaşlı bir sahabe Uhud Savaşı öncesinde oğluna, “Oğlum ben yaşlıyım. Üç kız kardeşin var. Bana bir şey olursa onlara sen bakarsın. Savaşa ben gideyim,” der ve Uhud Savaşı’nda şehit düşer. Bu genç sahabe şunları nakleder, “Babamın naaşı da bu sel sonrasında ortaya çıktı. Sanki dün defnedilmiş gibi duruyordu. Eli alnındaydı. Elini alnından çektik. Alnındaki yaradan… Read More »

Bir İmtihan Meydanı! Uhud

Bi’r-i Osman sonrasında karşınıza gelecek “Şühedâ-yı Uhud” tabelası, artık size Uhud sınırlan içinde olduğunuzu hatırlatacaktır. Çok geçmeden heybetli görünümüyle Uhud Dağı ufkunuzu kaplamaya başlar. Peygamber Efendimiz’in(sas), “Uhud bizi sever, biz de Uhud’u severiz,” diye övdüğü bu dağ, Asr-ı Saadet döneminde önemli bir savaşa ev sahipliği yapmış. Yine sahih olan bir rivayete göre birgün Hz. Peygamber(sas), Hz.… Read More »

Bundan Böyle Sana Sorgu Sual Yoktur Ey Osman!

Medine sokaklarında gözümüzü nereye çevirsek bir peygamber ya da sahabe hatırası ile karşılaşıyoruz. Bunlardan bir tanesi Uhud yolu üzerinde bulunan Medine Ziraat Fakültesi’ne bağlı bir hurma bahçesi. Hurmalığın yola bakan kısmında küçük beyaz bir bina, Hz. Osman’a(ra) ait bu tarihi kuyuyu gözlerden saklıyor. Buraya Bi’r-i Osman deniliyor yani Hz. Osman Kuyusu. Öyle bir kuyu ki,… Read More »

Herkes Osmanlı’yı Özlemle Anıyor

Mukaddes topraklara dünyanın dört bir yanından insan akıyor. Devasa cüssede bir Sudanlı ile ya da 1.40 boyunda bir Malezyalı yan yana ibadetle meşgul olabiliyorlar. Amerikalı bir Müslüman ile bir Yemenli, Habeşli bir zenci ile bembeyaz bir Bosnalı. Çeşit çeşit ve renk renk her bir Müslümanla oturup konuşabileceğiniz ortak konulardan biri de Osmanlı Tarihi. Hemen hepsinin… Read More »

Namaz Arasında Yaşanan Hayat

Mekke ve Medine topraklarında ilginç olan şey şu; ülkemizde normal bir hayat akışı içerisinde yaşar ve arada ibadet ederiz. Ama burada ibadet içerisinde arada hayata dair şeyler yapıyoruz. Günümüzü belirleyen şeyler namaz vakitleri oluyor. Namazlar öncesi ve sonrasıyla bir hayli uzun sürüyor. Bir kere ezan okunduktan en az yirmi dakika sonra duruluyor namaza. Biz de… Read More »

Hurma Almanin Da Bir Adâbı Varmış

Hicaz’a gelen gruplar muhakkak Medine’den hurma alırlar. Meşhur hurma pazanna gidilir ve buradan damak zevkimize göre hurma seçilir. Aslında Mekke’de de hurma satılıyor ama hurma dediniz mi akla Medine gelir çünkü hurmaları ve hurmalıkları çok meşhurdur.Hurma pazarı, Mescid-i Nebevî’den yürüyerek on dakika uzaklıkta bir yer. Tek katlı bir çarşı. İçeride birçok hurma satan dükkân var.… Read More »

Cennetü’l-Bâkî’ye İlk Gelişim Ve Aralanan Sır Kapısı

 Cennetü’l-Bâkî’ye yıllar önce ilk gelişimde karşılaştığım sırlı bir olayı anlatmadan geçemeyeceğim. İlk umrem ve bu kabristana ilk gelişimdi. Cennetü’l-Bâkî’de yatanlar hakkında en ufak bir bilgim yok. Günlerdir kapalı duran kabristanın o gün açılmış olduğunu görünce yanımdaki Fatih kardeşimle kalabalığın arasından içeriye girdik. Etrafta sadece taş yığınları ve uçsuz bucaksız bir toprak uzanıyordu. Üzüntü içinde, “Osmanlılar… Read More »

Ebu Said El-Hudrî’nîn İstanbul’dakî Makamı

2005 yılının Nisan ayında Belçika’dan bir grup din adamı gelmiş ve ısrarla Kariye Camii’ni gezmek istemişlerdi. Burası, eski bir Bizans Kilisesi olup içi ikona doludur ve bu ikonalann her birinin anlamı diğerlerinden farklıdır. Kısacası zor bir mekân. Burada grubun gelmesini beklerken Kariye’nin arka taraflarını da gezip görmek istedim. O güne kadar arka bahçesine girmek nasip… Read More »