Cennetü’l-Bâkî’ye İlk Gelişim Ve Aralanan Sır Kapısı

By | 1 Ağustos 2019

 Cennetü’l-Bâkî’ye yıllar önce ilk gelişimde karşılaştığım sırlı bir olayı anlatmadan geçemeyeceğim. İlk umrem ve bu kabristana ilk gelişimdi. Cennetü’l-Bâkî’de yatanlar hakkında en ufak bir bilgim yok. Günlerdir kapalı duran kabristanın o gün açılmış olduğunu görünce yanımdaki Fatih kardeşimle kalabalığın arasından içeriye girdik. Etrafta sadece taş yığınları ve uçsuz bucaksız bir toprak uzanıyordu. Üzüntü içinde, “Osmanlılar döneminde olsaydı hepsini bilerek gezerdik,” dedim. Biz burada yatanlann kim olduğunu nereden öğreneceğiz diye düşündüm. Tam bu sırada biraz ileride duran ve elindeki kâğıda dikkatle bakan Afrikalı bir Müslüman gördüm. Yanma yaklaştığımda elindeki kâğıdın Cennetü’l-Bâkî’de yatanlan gösteren bir kroki olduğunu anladım. Yarım bir İngilizce ile kâğıda bakmak istediğimi söyledim. Adam önce biraz çekindi sonra Türkiye’den olduğumuzu söyleyince tebessüm etti ve, “Türkler sağlam Müslüman” dedi. Ben de kendisinin nereli olduğunu sorunca Sudanlı olduğunu söyledi. Elindeki kâğıt Cennetü’l-Bâkî’nin krokisi idi ama anlamadığı bir dilde hazırlanmıştı. Kendisi, başka biri tarafından haritanın yanma karalanmış Arapça notlara bakarak kimlerin isimleri olduğunu çıkarmaya çalışıyordu. Haritaya dikkat edince çok şaşırdım çünkü harita Türkçeydi. Haritanın bizim dilimizde olduğunu ve kendisine yardım edebileceğimizi söyleyince çok sevindi ve kabul etti. Artık birlikte gezmeye başlamıştık. İlk Cennetü’l-Bâkî tecrübemi de bu şekilde kazanmıştım.