Komşu Yahudi de Olsa Hediye Verilir

  Abdullah İbni Amr radıyallâhu anh’dan rivayet edildiğine göre : “Kendisi için bir koyun kesildi de kölesine şöyle der oldu”: “— Yahudi komşumuza hediye verdin mi? Yahudi komşumuza hediye verdin mi?” Resûlullah sallallâhu aleyhi vesellem’ın şöyle dediğini işittim: “— Cibril, komşuyu tavsiye edip durdu. Öyle ki, onu mirasçı kılacağını zannettim. Açıklama: Din ayırt etmeksizin, milliyete… Read More »

Komşusuna İyilik Edenin Cennetle Müjdelenmesi

  Ebu Hureyre’den (radıyallâhu anhu): insanlar: ‘Falan kadın farz namazlarını kılar, sadaka verir ve komşusuna eziyet etmez’ dediler. Resûlallah: “O kişi cennettedir” dedi. Açıklama: Komşuyu gözetmek ve onu korumak, imanın kemalindendir. Komşuya vasiyet demek, ona güç miktarınca iyilik etmek, hediye vermek, güler yüz göstermek, selâm vermek, halini sorup araştırmak, muhtaç olduğu şeylerde ona yardımcı olmak… Read More »

Komşuluk Hakkı Kapı Yakınlığına Göredir

  Aişe’den, dedi ki: “Ben: Ey Allah’ın Resûlü, benim iki komşum var. Hangisine hediye vereyim, diye sordum. O: Kapısı sana daha yakın olanlarına, buyurdu. Açıklama: “Komşuluk hakkı kapı yakınlığına göredir.” denildiğine göre bundaki hikmet, daha yakın olan kimsenin, komşusunun evine giren hediye ve benzeri şeyleri görerek daha uzakta olanın aksine gözünün de bunlara meyletmesi dolayısı… Read More »

Nebevi Terbiye Metodu ve Şiddet

  Ebu Umame der ki: Resûlullah iki köle ile beraber yanımıza geldi ve bu kölelerden birisini Ali’ye verdi. Ona dedi ki: “Ey Ali! Ona vurma. Ben namaz kılan bir kimseye vurulmasını yasakladım ve ben bu köleyle karşılaştığım andan itibaren onun namaz kıldığına şahit oldum.” Açıklama: Resûlullah sallallâhu aleyhi vesellem hiçbir zaman her hangi bir çocuğa… Read More »

Çocuklarımızın Eğitimi İçin Uygun Zemin Hazırlanmalı

  “İçinde Allah’ın anıldığı bir ev ile Allah’ın anılmadığı bir ev arasındaki fark, ölü ile canlı arasındaki fark gibidir.” Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi vesellem; “Namazlarınızdan bir kısmını evinizde kılınız. Onları kabirlere çevirmeyiniz,”  buyuruyor.   Açıklama: Hadis-i şerif, ayrı bir izaha ihtiyaç duyulmayacak kadar açık ve nettir. Kulak­larını Allah Resûlü’nün buyruklarına, tefekkür ufuklarını Allah Resulu’nün irşat­larına… Read More »

Harama Bakmaktan Sakındırmak

  İbn-i Huzeyme’nin rivayetinde şöyle geçmektedir. “Resûlullah bana dedi ki: Ey kardeşimin oğlu! Bu öyle bir gündür ki, gözünü haramdan sakınana, iffe­tini ve dilini koruyana mağfiret vardır.” Açıklama: Nebevi terbiye metodunun önemli hususiyetlerinden bir tanesi de henüz küçük yaşlarında iken çocuklarımızı harama bakmaktan sakındırmaktır. Bugün içinde yaşadığımız şu asırda gençliğimizin gözlerini haramdan bir an olsa… Read More »

Müslüman Kardeşlere Güler Yüzle Bakılması

  Ebû Zer radıyallâhu anh’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallâhı aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Din kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği küçümseme.” Açıklama: Güzel dinimiz, insanları birbiriyle kaynaştıracak her harekete değer vermiş, bunların insana sevap kazandıracağını belirtmiştir. Yukarıdaki hadislerde görül­düğü gibi küçücük bir ikram, tatlı bir söz, hatta bir gülümseme bile iyilik… Read More »

On Yaşına Geldikleri Zaman Yataklarının Ayrılması

  Ebû Saîd el-Hudrî radıyallâhu anh anlatıyor: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve­sellem buyurdular ki: “Bir erkek aynı örtünün içinde bir başka erkeğe sokulma­sın. Kadın da aynı örtünün içinde bir başka kadına sokulmasın.” Yine bir başka hadiste Resûlullah sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmuş­tur: “Yedi yaşına geldiği zaman çocuklarınıza namazı emredin. On yaşına geldik­leri zaman kılmadıkları takdirde dövün.… Read More »

Anne ve Babanın Yaşlılıkları Cennet İçin Birer Fırsattır

  Ebû Hureyre radıyallâhu anh’dan: Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Burnu yere sürünsün! Sonra burnu yere sürünsün! Sonra burnu yere sü­rünsün!” buyurmuşlar. – Kimin ya Resûlallah? Diye sorulmuş. “İhtiyarlığı anında annesi ile babasından birine yahut her ikisine yetişip de, onlar sebebiyle cennete giremeyenin” buyurmuşlar.