El-Kaviy “Çok kuvvetli, Pek güçlü” anlamına gelen “el-Kaviyy” İsm-i Celil’i celili Kur’an-ı Kerim’de 9 defa geçmekte. Musa aleyhisselam karşısında firavunun mağlubiyeti anlatılırken Rabbimiz (CC): “Şüphesiz Allah (CC) çok kuvvetlidir, cezası şiddetlidir.”[1] buyurur. Hz. Salih Peygamber (AS) karşısında Semud kavminin mağlubiyetini anlatırken de Rabbimizin (CC) “el-Kaviyy” ismi zikredilir.[2]
Zulme uğrayanlara harbetme izni veren ayette de Rabbimiz (CC): “Allah (CC) kendisine yardım edenlere elbette yardım eder. Şüphesiz Allah (CC) çok güçlüdür, Azizdir.”[3] buyurur.
Sayımını yapamadığımız yıldızları, denizdeki canlıları, havadaki kuşları yaratan, yaşatan koyduğu kurallar içinde yöneten çok kuvvetli Rabbe iman eden bir mü’min güçlü ordulara, güçlü paralara, güçlü görünmeye çalışanlara aldırış etmeden Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin yolunda yürümeye devam eder. Baki’nin:
“Baş eğmeziz edaniye dünyayı dûn için,
Allah’adır (CC) tevekkülümüz, itimadımız.”
(Değersiz dünya için alçaklara baş eğmeyiz biz. Bizim dayanağımız, güvencemiz, itimadımız Allah’adır cc.) dediği gibi, Enfal suresinin 60. ayetinde “düşman için kuvvet hazırlayınız” emrine uyarak güçlü olmaya çalışırız ve “el-Kaviyy” olan Rabbimize (CC) güvenip yolumuza devam ederiz.
Tarih boyunca Allah-ü Teala (CC) Hz.leri çeşitli kavimlere elçiler göndermiş, onlar vasıtasıyla insanlara kendi isteklerini bildirmiştir. Her elçi yeryüzüne geldiğinde tek ilahın Allah-ü Teala (CC) Hz.leri olduğunu, yalnızca O’ndan (CC) korkup sakınmak ve O’nun (CC) emirlerini yerine getirmek gerektiğini tebliğ etmiştir. Ancak “Çünkü gerçekten onlar, Resulleri (AS) kendilerine apaçık belgeler getirirdi; fakat onlar inkar ederlerdi. Bu yüzden Allah (CC), onları (azabla) yakalayıverdi. Şüphesiz O (CC), kuvvetli olandır, cezalandırması şiddetlidir.”[4] ayetinde bildirildiği üzere, kavimlerin çoğu inkara sapmış, elçileri yalanlamış ve Allah’ın (CC) azabını hak etmiştir.
Allah’ın (CC) gönderdiği elçiyi inkar eden, ona mümkün olduğu kadar zorluk çıkaran, sıkıntı vermeye çalışan inkarcılar, Allah’ın (CC) azabını görünceye kadar bu tutumlarından vazgeçmemişlerdir. Onlar, yeryüzünde iktidar, güç ve servet sahibi olduklarını düşündükleri için kendilerini haklı görmüş, büyüklenmekten vazgeçmemişlerdir. Oysa unuttukları çok önemli bir gerçek vardır: Allah-ü Teala (CC) Hz.leri, en büyük güç sahibidir.
Bu önemli gerçeği kavrayamayan inkarcılar, asla erişemeyecekleri bir büyüklük hevesi içerisinde olmuşlardır. Allah’ın (CC) dilediğinde tek bir fırtınayla tüm mallarını yok edebileceğini, şiddetli bir yağmurla ekinlerini helak edebileceğini, hastalığa sebep olan bir mikropla sayıca çok gördükleri yakınlarını öldürebileceğini ve daha bunun gibi ellerindeki tüm gücü, serveti yok edebilecek sayısız sebebi göz ardı etmişlerdir. Sonuç olarak yeryüzünde de, ölümden sonra ahirette de Allah’ın (CC) azabı ile yüzyüze gelmişlerdir. El-Kaviy Allah-ü Teala (CC) Hz.leri inkarcılara Kuran’da şöyle seslenmektedir: “İnsanlar içinde, Allah’tan (CC) başkasını ‘eş ve ortak’ tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah’ı (CC) sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah’a (CC) olan sevgileri daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah’ın (CC) olduğunu ve Allah’ın (CC) vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi!”[5]
“Onlar, Allah’ın (CC) kadrini hakkıyla takdir edemediler. Şüphesiz Allah (CC), güç sahibidir, azizdir.”[6]
“Allah (CC), inkar edenleri kin ve öfkeleriyle geri çevirdi, onlar hiçbir hayra varamadılar. Savaşta Allah (CC) (yardımcı ve zafer nasib edici olarak) müminlere yetti. Allah (CC) çok güçlüdür, üstün ve galib olandır.”[7]
Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ne hiç bir zaman dermansızlık erişmez. Kuvvet, tam bir kudretin ifadesidir. El-Kaviy Yani “Allah (CC) kaviyy’dir”” demek kudret-i tamme sahibidir demektir. O’nun (CC) kudreti de öteki sıfatları gibi namütenahidir, tükenmez, gevşemez, hudut içine sığmaz, ölçüye gelmez.


