Category Archives: Dini Bilgiler

Peygamberlere Neden İhtiyaç Duyulmuştur?

   Peygamber gönderilmesinde, Allah (cc) için herhangi bir imkânsızlık söz konusu değildir. Peygamber gönderilmesinde hiçbir fayda bulunmadığını, aklın bu hususta kâfi olduğunu iddia edenlerin bu iddiası çürüktür. Çünkü akıl, insanı ahirette kurtaracak olan fiilleri gösteremez. Allah Teala (cc), peygamberlerin sonuncusu ve kendisinden önceki şeriatini neshedici olarak Muhammed Mustafa (sav)’yı, en büyük mucize olan Kuran ile… Read More »

Zekâtın Toplanıp-Dağıtılmasının Şahısla İlgili Şartları

Zekâtın farz olabilmesi için zekât verecek şahıslarda aranan birtakım şartlar vardır. Bunlar; verecek şahsın Müslüman olması, hür olması ve mükellefiyet yaşı olan büluğ çağına girmiş olması gibi şartlardır. Kısaca bunları izah etmek gerekirse; Müslüman olma Diğer bütün ibadetler gibi zekât da ancak Müslüman olanlar üzerine farz bir mükellefiyettir. Müslüman olmayanların, İslâm idaresi altında yaşadıkları yerlerde,… Read More »

Büyük Melekler ve Görevleri

1. Cebrail (as): Meleklerin en büyüğüdür. Görevi; Allah (cc) ile peygamberler arasında elçilik yapmak, Allah (cc)’ın kitaplarını peygamberlere getirmektir. Kitabımız Kur’an-ı Kerim’i Allah (cc)’tan Peygamber Efendimiz (sav)’e getiren Cebrail (as)’dir. 2. Mikail (as): Tabiat olaylarının idaresi ile görevlidir. (Yağmur yağması, rüzgâr esmesi, ekinlerin bitmesi v.s. gibi). 3. İsrafil (as): Kıyametin kopması ve insanların öldükten sonra… Read More »

Alan Açısından Zekâtın Faydaları

Fakirliğin neredeyse küfür konumuna geldiğinden bahseden Peygamber Efendimiz (aleyhissalatu vesselâm), aynı zamanda maddî açıdan sıkıntı çeken ve önünde çözüm olarak herhangi bir alternatifi bulunmayan kimselerin birer suç odağı haline gelebileceğini de hatırlatmakta ve bu noktada zekâtın önemine vurgu yapmaktadır. Zira ihtiyacının esiri haline gelen bir insanın yapacaklarını tahmin etmek zor olduğu gibi, düşünce ve hareketlerini… Read More »

İnsan, Aklıyla Allah (cc)’ı Bilebilir Mi?

    İnsan nerede ve hangi zamanda bulunsa Allah (cc)’ın varlığını bilmekle mükelleftir. Her akıl sahibi insan için Allah (cc)’ı bilmek ve tasdik etmek gereklidir, farzdır. Kâinattaki her zerre ilim ve kudret sahibi bir Allah (cc)’ın varlığına şahit olup dururken, insanların bunu anlamaması, aklı ile düşünüp bulmaması caiz olamaz. Bunun içindir ki, aklı başında olan… Read More »

Verme Ahlâkı ve Zekât

İslâm’ın zekât mükellefiyetini değerlendirirken onu, diğer prensiplerinden bağımsız düşünmeye imkân yoktur. O, ancak kendi içindeki bütün-lükle birlikte değerlendirildiğinde topluma saadet ve refah getirmektedir. Zira zekâtı farz kılan ve onun dışındaki diğer sadaka türünden ‘verme’leri teşvik eden unsurlar bilinmeden işin detaylarını kavramaya imkân yoktur. İslâm, kişinin kendi öz benliğinden fedakârlıkta bulunmasını teşvik eden bir dindir. Zira… Read More »

Allah (cc)’ın Zâtı Sıfatları

   Allah (cc)’ın zâtî sıfatları altıdır: 1. Vücut: Var olması demektir. Allah Te; la (cc) vardır, yokluğu düşünülemez. 2. Kıdem: Ezelî olması, başlangıcı olmaması. O’nuıı hayatının bir başlangıcı yoktur. Doğmamıştır veya yaratılmamıştır. Sonradan var olan bir varlık değildir. 3. Beka: Hayatının sonu olmamasıdır. Bütün varlıkların hayatının sonu vardır, bir gün ölüp yok olacaklardır. Fakat Allah… Read More »

Zekâtın Tarihçesi

Zekât, sadece İslâm dininin ortaya koyduğu bir ibadet değil, tarih boyunca devam edegelen temel bir uygulamadır. Konuyla ilgili ilahi kitaplara bakıldığında, Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi semavî dinlerde de benzeri uygulamaların varlığı dikkat çekmektedir. Tevrat ve İncil’e bu açıdan bakıldığında, fakirin korunup kollanması, genel manada cömertlik ve bununla ilgili detaylarla sadaka vermeyi ifade eden birçok emir… Read More »

İman ve Amel Arasındaki Münasebet

   İman ile amel, bir bütünün iki parçası gibidir. Biri diğerini gerektirir ve tamamlar. Bir müslüman, dinin hükümlerini inkâr etmedikçe ve kalbinde iman bulunduğu sürece ibadet yapmasa bile dinden çıkmaz, kâfir olmaz, yine de nıüslümandır. Ancak, Allah (cc)’ın emri olan ibadet görevlerini yerine getirmediği için günah işlemiş ve cezayı hak etmiş olur. Ayrıca, büyük günahta… Read More »

Orucun Müstehapları

Orucun belli başlı edebleri şunlardır: * Sahura kalkmak. Allah Resûlü (aleyhi ekmelüttehaya) bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur: “Sahura kalkın, çünkü sahura kalkmada/sahurda yemek yemede bereket vardır.” Peygamber Efendimiz, diğer bir hadîs-i şerifte ise şöyle buyurmuştur: “Sahur yemeği ile gündüz tutacağınız oruca; öyle uykusuyla da (kaylûle) teheccüt namazına kuvvet kazanın.” Sahur yemeği oruç için insana kuvvet… Read More »