Author Archives: admın 2

Alay Etmek Ve Gülmek

Alay Etmek Ve Gülmek Bir kimse ile alay etmek ve ona gülmek, sözünü ve işlerini, gülünç şekilde anlatmaktır. O kimse bundan kırılırsa, haramdır. Allahü Teâlâ, «Kimseye hakaret gözü ile bakmayın ve kimseye gülmeyin ki, o sizden daha iyi olabilir (*), buyurdu. Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyurdu: «Bir kimseyi tevbe etmiş olduğu bir günahtan dolayı… Read More »

Mizah

Mizah Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) şakalaşmayı yasaklamıştır. Az olmak şartı ile arada bir yapmak mubahtır. Şart, iyi huylu, güzel ahlâklı olmaktır. Ve yine şarttır ki, âdet ve meslek hâline getirmemeli ve doğru söylemelidir. Çünkü fazla şaka ve mizah vakti öldürür ve çok güldürür. Çok gülmek ise kalbi karartır. Heybet ve vakan giderir. Hattâ böyle… Read More »

Şiir Ve Nağme

Şiir Ve Nağme Semâ’ bahsinde bunun haram olmadığını anlatmıştık. Çünkü Resûlullah’ın huzurunda şiir okumuşlardı. Şâiri Hasan’a, kâfirleri kötüleyici, hicv edici şiirle cevap vermesini emretti. Şiir Ve Nağme Fakat, yalan söylemek, bir Müslümanı kötülemek, yahut da överken yalan söylemek câiz değildir.Şiir Ve Nağme Ama, şiir san’atı olarak teşbih yoluyla söylenenler, görünüşte yalan da olsa, haram olmaz. Çünkü… Read More »

Lânet Etmek

Lânet Etmek Bil ki, lanet etmek, kötüdür. Hayvana, insana, elbiseye, neye •olursa olsun böyledir. Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyuruyor: «Mü’min lanet etmez» (*). Seferde hanımı Resûlullah’la (aleyhisselâm) beraber idi. Bir deveye lânet etti. Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyurdu: «O devenin üstündeki her şeyi alın. Kafileden çıkarın. Zira mel’undur» (2). Bir müddet deve öyle… Read More »

Fuhuş Söylemek

Fuhuş Söylemek Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyurdu: «Fuhuş söyleyen İçirkin söz söylemek, sövmekl kimseye Cennet haramdır» ( ). Yine buyurdu: «Cehennemde öyle insanlar olur ki, ağzından çıkan pisliğin fena kokusundan bütün Cehennemdekiler feryad edip, bu kimdir? derler. Bunlar, fuhuş ve çirkin sözlerin konuşulduğu yeri seven ve kendileri de öyle konuşanlardır, denir» ( ). İbrahim… Read More »

Malda Husûmet

Malda Husûmet Mal hususunda husûmet için ya kadının [hâkimini huzuruna, yahut başka yere gidilir. Bunun âfeti büyüktür. Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: «Bir kimse, ilmi olmadan bir kimseye muhalefet ederse, susuncaya kadar Allahü Teâlâ’nm gazabında olur» Malda Husûmet O. Demişlerdir ki: Kalbi dağıtan, hayatın zevkini gideren, din mürüvvetini götüren, mal hususundaki husûmet (düşmanlık 1… Read More »

Batıl Ve Günah Konuşmak

Batıl Ve Günah Konuşmak Bâtıl konuşmak, bid’atler hakkında konuşmaktır. Günah söylemek ise, kendi fısk ve fesâdını anlatmak ve başkalarına da an lattırmaktır. Şarabı ve fışkı anlatan hikâyeler söylemektir. Yahut bir toplantıda münakaşa edip, birbirine galiz sözler söyleyenlerin, birbirlerini incitenlerin hâllerini, sözlerini anlatmaktır. Yahut insanları güldürmek için kadın hikâyeleri anlatmaktır. Bunların hepsi günahtır. Birinci âfet gibi… Read More »

Dilin Âfetleri (Lüzumu Olmayan Söz)

Dilin Âfetleri (Lüzumu Olmayan Söz) Sana lüzumu olmayan sözü söylersin. Söylemediğin zaman din ve dünyan için sana hiçbir zarar vermez. Bununla İslâmiyetin güzelliğinin dışında kalırsın. Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: «Kaçınılması icabeden şeyden el çekmek, İslâmın güzelliğindendir» (4). Bu nev’i sözler şöyledir ki: İnsanlarla oturur, yolculuk hikâyeleri, bağ, bahçe, dağlara ait sözler söyler,… Read More »

Susmanın Sevabı

Susmanın Sevabı Dilin âfetleri çok ve kendini bunlardan korumak zor olduğu için, elden geldiği kadar susmak en iyi çaredir. O hâlde insan, zaruret miktarından fazla konuşmamalıdır. Demişlerdir ki, abdâller, konuşması, yemesi ve uyuması zaruret miktarınca olan kimselerdir. Allahü Teâlâ bildirmiştir ki: «Doğru söylemek, hayırla buyurmak ve insanların arasını bulmak hariç, konuşmada hayır yoktur» (2). Peygamberimiz… Read More »

Konuşmadaki Zararları Kaldırmak ve Dilin Âfetleri

Konuşmadaki Zararları Kaldırmak ve Dilin Âfetleri Dil, Hak Teâlâ’nm yarattığı şaşılacak şeylerdendir. Görünüşte bir et parçasıdır; ama hakikatte varlıkta olan her şey onun tasarrufu altındadır. Hattâ olmayan şeyler bile ondadır. Çünkü o, hem yokluktan, hem de varlıktan konuşur. Belki aklın vekilidir. Aklın haricinde ise bir şey yoktur. Akla, vehme ve hayâle gelen her şeyi, dil… Read More »