Author Archives: Berna Börekçi

Sünnet-i Gayri Müekkede Nedir?

Resûlüllah Efendimizin ibâdet maksadıyla bazen işleyip bazen de terk ettikleri sünnettir. İkindi namazının sünneti ile yatsı namazının ilk sünneti gibi. Resûlüllah’ın yiyip içme, giyinip kuşanma, oturup kalkma gibi günlük normal davranışları ve âdâb-ı muaşerete taallûk eden işleri de sünnet- i gayr-ı müekkedeye dahildir. Bunlara sünnet-i zevâid adı da verilmiştir. Sünnetin de farz gibi ayn ve… Read More »

Sünnet-i Müekkede Nedir?

Resûlüllah Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) umumiyetle yapmaya devam edip pek az terk etmiş oldukları sünnettir. Lügat mânası, kuvvetli sünnet demektir. Sabah, öğle ve akşam namazlarının sünnetleri gibi. Ezan, ikâmet, cemaate devam gibi İslâm şeâirlerinden sayılan sünnetler de, sünnet-i müekkededir. Bunlara sünnet-i Hüdâ da denir.

Sünnet Ne Demektir?

Sünnetin kelime manası “yol” demektir. İslâm fıkhına göre ise Peygamber Efendimiz’in (aleyhissalatu vesselâm) farz ve vaciplerden hariç olarak yaptığı ve yapılmasını istediği fiil ve davranışlardır ki, ibadet katlinden olanlara “Sünnet-i Hüdâ”, âdet-i seniyyeleri cümlesinden bulunanlara da “Sünnet-i Zevâid” denir.

Vacibin Hükmü Nedir?

Vâcibin hükmü de, farz gibidir. Yani, işlenmesi halinde sevab, terkinde ise azab vardır. Ancak îtikad bakımından vâcib, farz gibi değildir. Vâcbi inkâr eden dinden çıkmaz. Fakat dinde olan bir emri inkâr ettiği içi’ bid’at işlemiş ve günaha girmiştir. Vacibi unutarak veya kasten terk ede’ daha sonra kaza etmekle mükelleftir. Mesela, vitir namazını kaçıran deha sonra… Read More »

Vâcib Nedir?

Sözlükte “sabit, lazım, var ve gerekli olan şey” anlamına gelir. Istılahi manası ise fıkıh bilginlerinin çoğunluğuna göre farz ile eş anlamlıdır. Hanefî uleması farz ve vacip diye ikili bir ayırım yapmışlardır. Hanefîlere göre vacip, yapılmasının gerekliliğini ifade eden deliller, farz kadar kuvveti: ve açık olmayan vazifelere denir. Vaciplerin de farzlar gibi kesin olarak yapılması gerekir.… Read More »

Farzın Hükmü Nedir?

Yapılırsa büyük sevab vardır. Özürsüz olarak terk edenler, dünyada huzur bulamayıp iç sıkıntısından kurtulamadıkları gibi, âhirette de çetin azaplara çarptırılırlar. Farzın inkârı Müslüman’ı dinden çıkarır.

Farz-ı Kifâye Nedir?

Yerine getirilmesi her Müslümana ayrı ayrı borç olmayan, Müslümanlardan bazısının yapmasıyla diğerlerinden borçluluk hâli kalkan farzlardır. Bu gibi farzları, hiç kimsenin yapmaması hâlinde, bütün cemiyet mes’ul ve günahkâr olur. Bir Müslümamn cenaze namazını kılmak gibi. Cenaze namazının bazı Müslümanlar tarafından kılınması, diğer Müslümanlar üzerinden mükellefiyetin kalkması için yeterlidir. Ancak, hiç kimse kılmayacak olsa, bütün Müslümanlar… Read More »

Farz-ı Ayn Nedir?

Yerine getirilmesi her Müslümana ayrı ayrı borç olan farzlardır. Bunlar, bir Müslümanın yapmasıyla diğer Müslümanların üzerinden düşmez. Namaz, oruç gibi. Gerek namaz ve gerekse oruç, istisnasız her Müslüman’ın yapmak zorunda olduğu, dinî birer vecibedir.

Farz Nedir?

Kelime manası, “bir şeyi kesinleştirmek, takdir etmek, pay ve parçalara ayırmak, belirlenmiş şey ve pay” demektir. İslâmî terminolojideki manası ise, yapılması kat’î ve açık delillerle emredilen dinî iş ve vazifelerdir. Namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek gibi..

Mükelleflerin Yapmaları Gereken Dinî Vazifeler Nelerdir?

Mükellefiyet çağma giren her Müslüman’ın yapmak zorunda olduğu bazı dinî vazifeler vardır ki, bunlara fıkıh ve ilmihal kitablarında “mükelleflerin yapacağı vazifeler” manasına “Ef’âl-i Mükellefîn”denir. Bunlar yediye ayrılır. 1. Farz, 2. Vâcib, 3. Sünnet, 4. Müstehab, 5. Mübâh, 6. Haram, 7. Mekrûh, Bu fiillerden ilk dördünün yapılması gerekli görülmüş; “mübah”ın yapılıp-yapılmaması tercihe bırakılmış, son üçünün ise… Read More »