Anne, çocuğunu her vakit emzirebilir. Bunun dinen bir sınırlaması yoktur. Abdestsiz bulunduğu veya aybaşı halinde olduğu günlerde de emzirebilir. Ayrıca guslü gerektiren bir halde iken yıkanmadan önce de, yine çocuğunu emzirebilir.
Çocuk sahibi olan anne, günün her saatinde çocuğunu emzirebilir. Bunun dinen bir sınırlaması yoktur. Aynı şekilde, abdestsiz bulunduğu veya aybaşı halinde olduğu günlerde de emzirebilir.Ayrıca guslü gerektiren bir halde iken yıkanmadan önce de, gerektiğinde yine çocuğunu emzirebilir. Böyle hallerde çocuğu emzirmesinde bir sakınca yoktur.Ancak, çocuk terbiyesinde titiz davranıp sâlih bir evlât yetiştirme gayretinde bulunan bazı büyük zâtların anneleri, abdestsiz iken çocuklarını emzirmediklerini ifade etmektedirler.
Meselâ Bediüzzaman Hazretlerinin annesi Nuriye Hanım, “Siz bu çocuğu nasıl yetiştirdiniz?” şeklinde bir soru soran “Küçük Said’in” hocası Seyyid Nur Muhammed’e şöyle cevap verir:
“Ben Said’e hamile kalınca abdestsiz yere basmadım. Said dünyaya gelince de bir gün olsun onu abdestsiz emzirmedim.”
Bu husus, meselenin takva cihetidir. Herkes ne böyle bir şeyi yapabilir, ne de beklenir. Çocuk terbiyesinde ne kadar itinalı davranır, ne kadar hassas hareket edersek, o derece netice ve tesirini görebiliriz.Burada anneye düşen en mühim görev, İslâmî hayatını ve ibadetini elinden geldiğince en iyi şekilde sürdürmesidir.Nasıl ki anne üzüntülü olduğu veya hasta bulunduğu zaman çocuğu emzirdiğinde onun da tesir altında kaldığını görüyorsa; manevî hayatındaki eksikliğin çocuk üzerindeki tesirini, ileri senelerde göreceğini de hatırda bulundurması gerekir.
