Kadının Dini Noksan Olur mu?

By | 2 Şubat 2015

kadinin-dini-noksan-olur-muPeygamberimiz (a.s.m.), kadının dininin eksik oluşunu âdet gördüğü zaman bazı ibadetleri yapamaması olarak izah ediyor. Bu hal kadının yaratılışında vardır. Her kadın her ay belli günler âdet görür. Bugünlerde bazı ibadetleri yapamaz. Bu ibadetlerin bir kısmından muaf tutulmuş, bir kısmını da daha sonra kaza edebileceği esası getirilmiştir.

Önce bu meseleye esas oluşturan bir hadis-i şerifin meâlini okuyalım.

Ashab-ı Kiramdan Ebû Said el-Hudrî anlatıyor:

Bir Ramazan veya Kurban Bayramıydı. Resul-i Ekrem Efendimiz bayram namazlarını kıldığımız namazgâha geldi. Bir tarafta kadınlar da bulunuyordu. Onların yanından geçti ve şu hitapta bulundu:

“Ey kadınlar, sadaka veriniz (istiğfarı çok yapınız). Çünkü bana cehennemlikler gösterildi, çoğu sizler idiniz.”

Bunun üzerine o kadınlar: “Yâ Resulallah, bizler ne yaptık da cehennemliklerin çoğu bizden olmuş?” diye sordular.
Resulullah (a.s.m.) şöyle cevap verdi:

“Çünkü sizler ötekine berikine çokça lânet eder, kocalarınıza karşı nankörlükte bulunursunuz. Ne gariptir ki, kendine hâkim, akıllı ve dinine bağlı bir kimsenin aklını, sizin kadar eksik dinli hiçbir kimsenin çelebildiğim görmedim.”

Kadınlar tekrar sordular:

“Aklımızın ve dinimizin noksanlığı nedir, yâ Resulallah?”

Resulullah (a.s.m.) “Kadının şahitliği erkeğin şahitliğinin yarısı değil midir?” diye sordu.

Kadınlar “Evet” cevabını verdiler.

Resul-i Ekrem Efendimiz izah etti ve tekrar sordu:

“İşte bu kim eksikliğinden hayız gördüğü zaman (günlerce bekler) namaz kılmaz, (Ramazan’da bir müddet) oruç tutmaz değil mi?”
Kadınlar, “Evet” dediler.

• • •
Hadis-i şerifte açıkça görüleceği üzere, Peygamber Efendimiz (a.s.m.), kadının dininin eksik oluşunu, âdet gördüğü zaman bazı ibadetleri yapamaması olarak izah ediyor.
Bu hal kadımn yaratılışında vardır. Her kadın, her ay belli günler âdet görür. Bugünlerde bazı ibadetleri yapamaz. Bu ibadetlerin bir kısmından muaf tutulmuş, bir kısmını da daha sonra kaza edebileceği esası getirilmiştir.

Kadın, âdet günlerinde namaz kılamaz, oruç tutamaz, hac ibadetini edâ ederken farz olan ziyaret tavafını yapamaz.
Oruç ve tavafı daha sonra kaza ederken, kılamadığı namazlardan muaf tutulmuştur. Bu arada bir çeşit ibadet olan Kur’ân’ı ele alma, okuma ve camiye girme gibi işleri de yapamaz.

Belli günler içinde bu ibadetleri yapamayan kadın, belli bir müddet için de olsa bazı dinî hizmetlerden, vazifelerden ayrı durur.
Görünüşte dinî yaşayışında bir eksiklik bulunmamaktadır. Çünkü namaz, oruç ve hac İslâm dininin beş esasından üç mühim rüknünü oluşturmakta, dolayısıyla bazı vakitler bunları yapamayan kadın erkeğe göre eksik olmaktadır.

Demek ki, buradaki noksanlık nisbîdir. Müslüman bir erkek senenin bütün günü beş vakit namazı kılabilmekte, Ramazan boyu bir aylık orucu tutabilmektedir. Bu anlamda Müslüman kadına göre bu ibadetleri eksiksiz yapma bakımından mükemmel olmakta; kadın da eksik kalmaktadır.

Yani, meselâ her ay bir hafta âdet görebilen bir kadın, sene içinde yaklaşık üç ay namaz kılmamakla, bu hususta erkeğe nisbetle nâkıs kalmaktadır.

Ancak bu nâkıslık keyfiyet bakımından değil, kemiyet bakımındandır. Yani kadın bu zaman zarfında namaz kılmamakla aynı zamanda bir farzı yerine getirmektedir. Çünkü kadının âdet günleri i- çinde sözünü ettiğimiz ibadetleri yapmaması farz, yapması ise haramdır.
Demek ki, kadın namaz kılmazken de bir çeşit ibadet yapmakta; yine Allah’ın emrine uymakta, dolayısıyla sevabını o cihetten al-maktadır.
Meseleye bu açıdan baktığımızda kadının ibadetteki eksikliği başka bir yolla telâfi edilmektedir.

Diğer taraftan hadis-i şerifte kadınlar kötülenmiyor, erkekler dikkate sevk ediliyor. Aklı başında, dinine bağlı erkeklerin kadınlar vasıtasıyla fitneye kapılmamaları, imanlarına zarar vermemeleri istenmektedir.

Çünkü günümüzde pek çok örneklerini gördüğümüz gibi, erkeklerin bir kısmı kadınlara uyarak dinî yaşayışlarında eksiklik göstermektedir.