Ağız Sağlığındaki Gerekenler Nelerdir ?

By | 26 Şubat 2015

Ağız Sağlığındaki Gerekenler Nelerdir ?Ağız Sağlığındaki Gerekenler Nelerdir ?

Sindirim ağızda başladığı için ağız mikroflorası bağırsak mikroflorası gi­bi çok önemlidir. Diş macunu normal ağız mikroflorasını yokeder, yaban­cı mikrofloranın yerleşmesine yol açar. Yabancı mjkroflora ağız mukozası hastalıklarına ve diş çürümesine sebep olur, sindirim başlangıçtan itibaren bozulur. Diş macununda bulunan katkı maddeleri, özellikle Titanyum Dioksid ve Aspartam ağızdan kan dolaşımına karışarak, bağlantılı organlarda birikir.

Her bir dişin dibinde farklı organlarla bağlantılı ikişer tane akupunktur noktası (alıcı) bulunur. Yiyeceklerdeki besin ve enerji çiğneme ile birbirin­den ayrılır. Enerji, bu akupunktur noktaları vasıtasıyla vücudun genel ener­ji akımına karışır. Ayrıca, dişetleri, yaklaşık 40 sinirle organlarla bağlantılı­dır. Dolayısıyla dişetlerinde başlayan bir hastalık bağlı olduğu organları et­kilerken organlarda başlayan bir hastalık da bağlı olduğu dişetlerini etkiler. Örneğin, ön üst dişetlerinin kan dolaşımı beyin kan dolaşımıyla bağlantılı­dır. Bu dişetlerinin durumu beynin durumunu gösterir. Dişetleri tedavi edi­lirken aynı zamanda beyindeki kan dolaşımı da düzeltilmiş olur. Bu sebep­le, ağız hastalıklarının bölgesel tedavisi mutlaka genel tedaviyle birlikte ya­pılmalıdır.

En sık rastlanan ağız hastalıkları, dudaklarda ve dilde şişme, aft, uçuk ve dişeti iltihabıdır.

Dudaklarda ve dilde şişme hazımsızlık, mizaca uygun olmayan yiyecek­ler, parazitler, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve özellikle Aspirin gibi ilaçlar, Aspartam gibi tatlandırıcılar sebebiyle oluşur.

Çikolata, sakız, şekerleme, ketçap, soslar, gazozlar, diyet yiyecek ve içeceklerde ve ilaçlarda yoğun olarak tatlandırıcı kullanıldığı unutulmama­lıdır.

Aft, etrafı kırmızı, küçük yaralara denir. Aftlar ağız içinde ortaya çıkar, sık tekrarlar, bulaşıcı değildir. Uzmanlar, aftları bağışıklık sistemi problem­lerine, DNA değişimlerine ve DNA virüslerine bağlarlar. Aft, Behçet Has­talığı, Akdeniz Ateşi ve Bağırsak hastalıklarının belirtisi olabilir. Aromalar, katkılı yiyecekler, sentetik enzimler, sentetik hormonlar, antiromatizmal ve antidepresan gibi ilaçlar afta yol açan nedenler arasında yer alabilmek­tedir. (“DNA’daki Değişimler” bölümüne bakınız)

Uçuk

Herpes virüsünün oluşturduğu enfeksiyon belirtilerinden biridir. Dudaklarda ve üreme organlarında görülür. Ateşlenme veya soğuk algınlı­ğına bağlı olduğu sanılarak, genelde pek önemsenmez. Fakat Herpes virü­sü aslında DNA virüsüdür. DNA’yı etkileyerek, DNA’da ve hücre yapısın­da değişikliğe sebep olurken aynı zamanda fiziksel, zihinsel ve ruhsal de­ğişime de sebep olabilir.

Modern tıp, herpesten kurtulma yolunu hâlâ bulamamıştır. Fakat, bu ki­tapta anlatıldığı gibi organlarını ve sistemlerini temizleyen,- hazır gıdaları ve diğer zararlı yiyecek ve içecekleri yemeyen, düzenli bir şekilde açlık ya­panların virüsü, yoğun bir uçuklamayla dışarı attığı görülmüştür.

Yoğurt, ekşi nar suyu veya sirke sürmekle uçuk geçebilir. İnatçı uçuk için “Egzama” ve “Sedef” bölümlerinde anlatılan sirkeli ilaçları kullanmak gerekir. Ancak uçuğun geçmesi virüsün atıldığı anlamına gelmez.

Dişeti iltihabı (Periodontitis)

Dişleri saran kemiklerin ve dişeti dokula­rının iltihabıdır. İltihaplı dişeti kırmızı veya mor görünümdedir, fırçalarken kanar. Doğum kontrol hapları ve kortizon gibi sentetik hormonlar, kalp ilaçları, antibiyotikler ve anti-depresanlar gibi bağışıklık sistemini baskıla­yan ilaçlar, beslenme bozukluğu, kronik hazımsızlık, katkılı gıdalar, deter­janlar ve parfüm dişeti iltihabına neden olabilir.

Dişeti iltihabı sadece dişetini değil, kemik dokuyu da etkileyebilir. Dişeti iltihabının başlangıçtaki belirtileri, ağız kokusu, kırmızı-kabarık dişetleri, fırçalama sırasında kanama ve ağız tadının bozulmasıdır. İlerlemiş durumlarda kemik erimesi görülür, dişetleri çekilir, diş kökleri ortaya çıkar ve dişler sallanır. Bazan sallanan bir dişi çekmek zorunlu hale gelebilir. Diş zorunlu olarak çekildiğinde, çekilen dişin yerine tampon koymakmak, kanı durdurmamak ve akmasını sağlamak gerekir. Tampon, diş kökünün etrafında biriken iltihaplı kanın dışarı atılmasını engeller, dışarı atılamayan iltihaplı birikinti dişetlerinin ve dişleri saran kemiklerin iltihaplanmasına sebep olur ve bu durum yıllarca devam edebilir. Dişleri saran kemiklerin iltihaplanması diğer kemiklerin de iltihaplanmasına (osteomiyelit) yol aça­bilir. İlginç olan şudur ki, dişleri saran kemiklerdeki iltihap temizlendikçe herhangi bir kemikte görülen osteomiyelit de geçer.

Dişeti ameliyatından, implant yapıldıktan ve dişeti traşından sonra vücudun enerji akımları birbirine karışır, dişlerin dibindeki akupunktur alıcıları bozulur veya kaybolur. Bunlarla beraber mevcut hastalıklar derin­leşir ve yenileri ortaya çıkar. Günümüzde dişetlerindeki iltihaplanma ve kanamayı durdurmak amacıyla, kılcal damarlar lazerle dağlanmaktadır. Kılcal damarlar lazerle kurutulduktan sonra üst dişetleriyle bağlantılı olan beyin ve alt dişetleriyle bağlantılı olan üreme organlarındaki kan ve enerji dolaşımı düzelmemek üzere bozulur. Ayrıca, lazerin DNA’yı etkilemesiyle genetik mutasyonlar ortaya çıkar. Aynı şekilde ileri teknolojiyle üretilen ve hemen hemen diş yapısıyla aynı özellikleri taşıyan kemik tozu gibi malze­melerin dişlere veya dişetlerine uygulanması da öngörülemeyen sonuçlar doğurabilir.

Amalgam dolguların içeriğindeki kurşun hızla ve aralıksız olarak buhar­laşır ve bütün ağız dokularına, sonra bu dokularla bağlantılı organlara dağılır. Amalgam dolgular felç, alzheimer, parkinson, egzama, sedef, kısırlık ve böbrek hastalıklarına sebep olabilir, ahlakı menfi etkiler. Roma İmparatorluğunda su dağıtım sisteminde kurşun kullanılmıştır. Araştırmacılar Roma İmparatorluğunda ahlakın bozulmasının sebebinin suya karışan kurşun olduğunu tahmin etmektedir.

Sağlıklı bir genç kızın amalgam dolgu yaptırdıktan 2-3 hafta sonra boynunun aynı tarafında sedef oluştuğu ve adetten kesildiği bizzat görülmüştür.

Nanoteknoloji ürünü protezler, kemik tozu, implant ve Nanokompozit dolgu, ağızda bir tür çip görevi görerek, kişinin, merkezi bir bilgisayara otomatik olarak bağlanmasına ve zihninin kontrol altına alınmasına vasıta olabilir. Bu nedenle dişlerde oluşan çürükleri eski usulde temizletmek, dolgu veya kaplama yaptırmadan olduğu gibi bırakmak gerekir. (“Kısırlık” ve “Zihin Kontrolü” bölümüne bakınız.)

Amerika ve Avrupa’da özel tim eğitimi verilen köpeklerin dişlerine titanyum kaplama yapılarak bilgisayar aracılığı ile uzaktan yönlendirilmek­tedir. Beyinleri bilgisayar tarafından kontrol altında tutulan köpekler termi- natör gibi korku bilmedikleri için operasyonlarda özel timden daha başarılı olmaktadır. Dikkat çekici olan, metal kaplama yerine titanyum kaplama kullanılmasıdır. Bu durum “titanyum implant yaptıranlar da bilgisayar aracılığı ile yönlendirilebilir mi?” sorusunu akla getiriyor. Çünkü dokuları dolduran ve bir nano-nöro alıcı hale getiren titanyum birikintisi veya jgg titanyum parçası nano bilgisayarlar (4. Nesil bilgisayarlar) için otomatik bağlanma yeri olabilir.

Öneriler

Öncelikle, ağız hastalıklarına sebep olan etkenlerden kaçınmak gerekir.

İkinci olarak ağızda bulunan amalgam, protez ve nanokompozit dolgular çıkarılır. Bundan sonra:

  •  Her sabah ağza bir tutam yabani kekik alınır, biraz çiğnedikten sonra bütün ağız içi dokuları kuvvetlice emilir. Ağız içi dokularda toplanan toksinler tükürüğe karışır. Ağız iyice dolunca tükürülür.
  •  Her akşam 8 tane karanfil tükürükle ıslatılır, dişlerle biraz ezilir, dudak­larla dişetleri arasına dörder tane koyulur. Sabaha kadar bekletilir ve tükürülür. 1-2 hafta devam edilir.
  •  Her gün çene altı ile kulakların önlerine dönüşümlü olarak kupa çekilir,
  • 3-5 dakika bekletilir. 2 hafta devam edilir. 1 hafta sonra dişetlerine tuttuğu kadar sülük tutturulur. Sülük izleri kaybolunca misvak kullan­maya başlanır ve en az 40 gün devam edilir.
  •  Sülük terapisinden 3-5 gün sonra kafa hacamatı yapılır.
  •  Ağızda kaplama varsa, her abdestte dişetlerine toz zencefille masaj yapılır ve kabarık dişetlerinin kanaması sağlanır.
  •  Toplam 1 fındıkiçi büyüklüğündeki damla sakızı + propolis veya çam sakızı karışımı 3-4 saat çiğnedikten sonra yutulur. 40-60 gün boyunca bu işleme devam etmek dişeti kanamasını ve dişeti iltihabını önler,- hazmı düzeltir, bağırsakları çalıştırır.
  •  Günde 2-3 defa dişler misvaklanır, her gün misvağın ucu kesilir. Ya da dişetlerine toz misvakla masaj yapılır.
  •  Dişlerin temizliği ve ağız kokusunun güzel olması için günde 5-7 tane kakule veya karanfil çiğnenir ve yutulur.

içerdiği kimyasallardan dolayı diş macunu kullanmak tavsiye edilmez. Bu önerileri uygulayanlar diş macununun temizlemediğini, aksine dişleri kirlettiğini ve ağız mikroflorasını bozduğunu görürler.