Yürekleri Yakan ve Gönül Ferahlatan Olay

By | 1 Ağustos 2019

Osmanlı hatıralarına şöyle bir göz attıktan sonra yeniden İcâbe Mescidi’nin yanına geliyoruz. Mescidin hemen karşısında Mekke belediye binası var. Az ileride Kral Abdülaziz Mescidi yer alıyor. Bu iki yapının arasına Hayrü Benî Kinane deniyor. İslam tarihinde bu mevkinin de özel bir önemi var. Burada acı ve bir o kadar da üzücü, bir de güzel ve mutlu edici iki olay yaşanmış.
Üzücü olay, Mekkeli müşriklerin Müslümanları boykot kararını burada almış olmaları. İslamiyet’in daha yeni yeni yeşerdiği yıllardır. Müşrikler ellerindeki imkânların gideceği endişesiyle ne yapacaklarını şaşırmış bir vaziyette ve alabildiğince hırçındır. Bu sırada korkunç bir planı harekete geçirerek Hz. Peygamber’in(sas) akrabaları ve çevresini boykot kararı alırlar. Maddeleri son derece ağır olan bu boykota göre artık Haşimoğullan ile kimse alışveriş yapmayacak, onlarla evlilik gerçekleştirmeyecek ve bir kuru ekmek bile uzatmayacaktı. İşte bu kararları tam 3 yıl acımasızca uyguladılar. Efendimiz (sas) ve yanındakiler müşriklerin zulmüne bu süre zarfında sabretmek zorunda kaldılar. Cebrî bir şekilde hem toplumdan uzaklaştırılıp, hem de aç bırakıldılar. Az sayıdaki insaf ehlinin yardım çabaları da engellendi.
Bu acı günlerden bir hatırayı Sa‘d bin Ebî Vakkas anlatıyor, “Günlerdir ağzıma bir şey koymamıştım. Yerde bir deri parçası buldum. Onu temizleyerek ağzımda emdim ve bana üç gün gıda oldu.”
Bu boykot günlerinden kısa bir süre sonra 2 üzücü olay daha gerçekleşmiştir. Peygamber Efendimiz’i(sas) daha nübüvvetin ilk günlerinden beri sağlam bir inançla destekleyen Hz. Hatice ve öksüz ve yetim kaldığı çocukluk günlerinden beri kendisini her türlü tehlikeden korumaya çalışan amcası Ebu Tâlib vefat etmişti.

Burada meydana gelen güzel hadise ise şudur. Mekke’nin fethiyle şehri şereflendiren Kâinatın Efendisi(sas) Mekke içinde işte tam burada askeriyle birlikte ikamet etmiştir. Kendisine neden bir evde kalmadığı sorulduğunda, “Akil bize kalacak ev mi bıraktı?” şeklinde cevap vermiştir. “Burada neden kalıyorsunuz?” diye soranlara da, “Allah’ın takdiri olan bir tarih! vakayı ispat için,” yani Allahu Teâlâ’nm bizi buraya bir zaferle getirdiğini ispat için demiştir. Evet aslında her 2 olay ara-sında bu şekilde bir bağlantı olduğunu görüyoruz. Efendimiz(sas), o en hassas insan, acılı boykot günlerini hiç unutmamıştı. En sevdiği 2 insanı bu dönemde kaybetmişti. Ama şimdi muzaffer bir kumandan olarak Mekke’ye girmiş ve zulmeden herkesi de affetmişti. Ama yine de bir cevabı olmalıydı. Boykot kararının alındığı bu yerde ordusuyla birlikte kalarak vermesi gereken cevabı böyle veriyordu.