“Bil ki sana isabet eden mutlaka isabet edecekti.” (Tirmizi)
Hayata ve dünyaya ne şekilde baktığımız çok önemlidir. Güzel bakan güzel görür mantığından yola çıkarak başımızdan geçen kötü olayları bile bir güzellik penceresinden bakarak nimete çevirmek mümkün. Allah (cc), hayatı insan için bir hediye kılmıştır. Bu hediyeyi kabul etmeli ve şükrünü eda etmeliyiz.
Gecenin karanlık ve boğuculuğundan şikayet etmek değil, onun sessizlik ve huşuundan faydalanmak nimete güzel bakmaktır. Kötü görünen ve nefsimizin hoşuna gitmeyen her şeyi böyle mutaala etmek çok önemlidir. Her şeyde bir hayır vardır şiarı Müslüman için vazgeçilmezdir. Aynı zamanda Allah (cc), bizlerin hoşuna gitmeyen bir şeyde bizler için fayda kıldığı gibi tam tersi de mümkündür.
Yüreğimizi, vicdanımızı ve ufkumuzu açık tutarak asıl olanı görme gayretinde olmalıyız veya bu konuda gayret etmeliyiz.
Nasıl ki; acı bir ilaç zor bir hastalığa kuvvetli bir deva olduğu gibi, bazen başımızdan geçen acı olaylar bizler için daha kötüsünden kurtuluş olabilmektedir.
Tevekkülümüzü sağlam tutmalı, teslimiyet duygusunu hiçbir zaman gönlümüzden çıkarmamalıyız.
Güzel olanı görebilmek için ilk önce güzel düşünmeliyiz, ardından güzel ve temiz olanı tercih etmeliyiz, işlerimizi temiz olarak yerine getirmeliyiz.
“Ey Peygamberler! Temiz olan şeylerden yiyin; güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkıyla bilmekteyim(Mu’minun, 51. ayet) Bu ayet-i kerime, bizlere bu yolda ne şekilde ilerlemememiz gerektiği bildirilmektedir.
