Tag Archives: krnkrklm1

Seferi ve Seferilik

 Seferi Dini hükümlere göre, bulunulan yerden, karada normal insan veya deve kervanı yürüyüşü ile, denizde orta sür’atte esen rüzgarla ilerleyen yelkenli ile üç günlük (18 saatlik, yaklaşık 90 km.) veya daha uzak mesafeye gitmeye “sefer” denir. En az bu kadar uzakta bulunan bir yere gitmek niyetiyle ikamet ettikleri yerden ayrılan kimseler, dinen misafir sayılırlar. Söz… Read More »

Cuma Gecesi ve Gününün Fazileti -5

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Şüphesiz Cumada öyle bir saat vardır ki, kul o saatte Allahtan ne dilerse, kabul olunur, dua isteği reddolunmaz – “Ey Allah’ın Resulü! O hangi saattir, ne zamandır” dediler. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: – “Cuma namazına kamet getirildikten itibaren namazdan çıkışına kadar ki saattir Resulullah (Sallallahü… Read More »

Zuhr-u Ahir

Cuma namazı 4’ü ilk sünnet, 2’si farz, 4’ü son sünnet olmak üzere 10 rekâttır. İslam müctehid ve fakihleri tarafından cuma namazının sahih sayılabilmesi için. Cum’a namazı kılman yerin şehir veya şehir hükmünde olması, belirli sayıda cemaat bulunması, namaz kılman yerin herkese açık olması, namazın yetkili makamca görevlendirilmiş bir kimse tarafından kıldırılması gibi bazı şartlar konulmuştur.… Read More »

Cuma Gecesi ve Gününün Fazileti -4

Cuma günü ve gecesinde Kur’ân okumayı, zikirler yapmayı, dualarda bulunmayı, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) üzerine salâvat getirmeyi diğer günlerden daha da çok yapmak müstehaptır. Ebu Hüreyre (Radıyallahü Anh)den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Cuma gününden bahsetti ve şöyle buyurdu: “Cuma gününde öyle bir ân vardır ki, Müslüman kimse ona namaza dururken,… Read More »

Camilerdeki Çalar Saatler

Çalar saatlerin, gerek ses, gerek şekil, gerek maksat bakımından kilise çanı ile bir ilgisi yoktur. Nitekim asırlardan beri çalar saatler bütün İslam ülkelerinde kullanılmış, camilere konulmuş, bunun caiz olmadığı konusunda İslam âlimlerinden hiç kimse bir şey söylememiştir. Ancak cami ve mescidler ibadet yerleridir. İbadetin huzur ve huşu içinde yapılabilmesi için, ibadet yapılan yerlerin son derece… Read More »

Cuma Gecesi ve Gününün Fazileti -3

“Ey Allah’ın Resulü! Siz Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutuyorsunuz (bunun hikmeti nedir)?” diye sorulduğunda, şu açıklamada bulundu: – “Allahü Teala, Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutanlar ve birbiriyle küs duran hariç bütün Müslümanları mağfiret buyurur ve (amelleri arz eden meleğe): – “Küs olan bu iki kişi, barışıncaya kadar onları bırak!” diye emreder.” 4. Resulullah… Read More »

Mevlid

Mevlid Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in hayatının bazı safhaları ile, yüce ahlakını ve bir kısım mucizelerini anlatan dinî lirik bir şiir mecmuasıdır. 15. asrın başında, Süleyman Çelebi tarafından “Vesiletü’n-necat” adı ile yazılmış olan bu mecmuanın; ölüm, doğum, nikâh gibi vesilelerle yapılan toplantılarda, evlerde veya camilerde okunması, zamanla âdet haline gelmiştir. Mevlid okumak veya okutmak; farz, vacib,… Read More »

Cuma Gecesi ve Gününün Fazileti -2

1. Pazartesi, Resulullah (Sallallahîi Aleyhi ve Sellem) hicri aylardan Rebiü’l-Evvel ayının 12. günü Pazartesi günü sabaha karşı dünyaya geldiğinden ve Kur’ân’m kendisine indiriliş günü olduğundan, diğer günlerden üstün olmuştur ki, Resulullah {Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bu iki nimete şükür için o günü oruçlu geçirdiğini beyan etmiştir. 2. Peygamberliği, 40 yaşına geldiğinde Ramazan ayının Pazartesi günü… Read More »

Banttan Hatim Dinleme

Ehil kişiler tarafından okunup, banda tescil edilmiş olan Ku’ran-ı Kerim ve hatm-ı şerif tilavetinin hürmetle dinlenmesi, isteyenlerin bu esnada söz konusu tilaveti Mushaf-ı Şeriften de takip etmeleri, bizzat Ku’ran-ı Kerim tilavetinde bulunan bir kimseyi dinlemek gibi ibadettir ve sevaptır. Böylece Kur’an-ı Kerim tilavetinin dinlenilmesi ile elde edilecek sevabın başkalarına (ölmüş kimselerin ruhlarına) bağışlanması da caizdir.… Read More »

Cuma Gecesi ve Gününün Fazileti

Mübarek gün ve geceler, Allahü Teala’nm bu ümmete bir ihsanıdır. Geçmiş ümmetlerin ömürleri uzundu. 500 yıl, 1000 yıl yaşayan ümmetler vardı. Ömürleri uzun olduğu için elde ettikleri sevaplar da o oranda fazlaydı. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ümmetinin ömrü kısa olduğu için sevapları da az olacak diye üzülüyordu. Allahü Teala, mübarek gün ve geceleri ihsan… Read More »