“Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.” (Al-i İmran, 139. ayet)
Karşımıza çıkabilecek olan her türlü zorluk ve sıkıntı biz insanlar için Allah (cc)’ın imtihan vesilesidir. Hiçbir güç yoktur ki, Allah (cc)’ın takdir ettiğini geri çevirsin.
Sen, kendi iman ve iraden ile çekmiş olduğun yahut çekeceğin tüm musibetlerin sabnnı ve kolaylığını istemeli ve bunu kulluğunun bir gerekçesi olarak Rab- bin’den dilemelisin.
Asi olmaktan, günaha düşmekten, kendine ve aile efradına zarar vermekten, küfre bulaşmaktan ve Allah (cc)’ın rızasına uygun olmayan her türlü davranıştan yine Alemlerin Rabbi’ne sığınmalısın.
Sabır, susmak değil; mücadele etmektir. Sabır, acıyı tatlıya dönüştürme sanatıdır. İşte bizi derece olarak üstün kılacak olan da, yine kötülüğe karşı iyilik yapmak ve yaptığımız her iyi işte Allah (cc)’ın rızasını gözetiyor olmamızdır.
Böylece takva elbisesini giymiş ve gaflet elbisesini üzerimizden atmış oluruz.
“Üstünlük yalnız takva iledir…”
Ayet-i Kerimesi bizlere Müslüman olarak ne şekilde üstünlük ve güzellik kazanmamız gerektiğini açıklamaktadır. Dünyalık ve üç günlük hırs ve zevkler uğruna kendimizi bu güzelliklerden uzaklaştırmamak için, bedbaht kimselerin varacağı o beldeden uzak kalabilmek için takva sahibi olmamız gerekmektedir.
“Oraya ancak bedbahtlar girer.” (Leyi, 15. ayet)
