Regâib Arapça bir kelimedir. Rağîbe kelimesinin çoğulu olup, “çokça rağbet edilen, nefis, kıymetli, değerli, ihsan” manalarına gelir. Buna göre Regâib Gecesi denilince: “Çok lütuf ve ihsanla dolu, kıymeti ve değeri büyük, çok iyi değerlendirilmesi gereken gece” mânâsı anlaşılır.
Halk arasında ‘Peygamber Efendimiz’in (sav) anne rahmine düştüğü gece’ olarak bilinir. Fakat tarihçiler Efendimizin (sav) doğumu ile bu gece arasındaki zamanı dikkate alarak bunun doğru olmadığını söylemektedir. Olsa olsa ‘Annesinin, Peygamber Efendimiz’e (sav) hamile olduğunu fark ettiği gece’ denebilir.
Bu gece, Sevgili Peygamberimizin (sav) Allah’ın bir kısım çok özel tecellilerine mazhar olduğu, nuranî lütuf ve ihsanlara, semavî bağışlara eriştiği bir gecedir. Bu gece Allah, lütuflarım sağanak sağanak yağdırır.
Peygamberimiz’in (sav) doğuşuyla yeryüzü nasıl küfür ve cehaletin karanlıklarından kurtulup büyük bir mutluluğa ve aydınlığa kavuştuysa, onun teşriflerinin ilk basamağı olan bu geceyi de bütün kâinat alkışlamış, coşkun bir sevinçle ayakta karşılamıştır.
Mânen bereketli olan bu gecenin bir hususiyeti de mübarek Ramazan ayının ilk habercisi olmasıdır.
Regâib gecesi, Hz. Peygamber’in (sav) manevi yükselişinin başlangıcı, Mi’rac gecesi de bu yükselişin zirvesidir.
Bu gece Allah Rasülü (sav), Allah’ın (cc) kendisine lütfettiği nimetler için şükür makamında oniki rekât namaz kılmışlardır. Bu geceyi ibadetle ihya etmenin sevabı pek çoktur.
Diğer zamanlarda okunan her Kur’ân harfi için on sevap verilirse, Recep ayında yüzleri geçmekte, Regâib kandilinde ise daha da artmaktadır. Kaza ve nafile namazların sevabı ise diğer gecelere oranla kat kat fazladır.
Regâib kandilinde yapılacak ibadetlerden birisi de duadır. Peygamberimiz (sav), bir hadîslerinde bu gecede yapılacak duaların Allah katından geri çevrilmeyeceğini bildirmişlerdir.
