Dünyaya Kapılmamalı
Dünyaya Kapılmamalı Biz Allah’a aitiz. Ondan geldik, yine Ona döneceğiz؛. Bu dünya bizi asıl yurdumuza götüren bir köprüdür. Bütün köprüler gibi onun da başı ve sonu bellidir.
Dünyaya Kapılmamalı Biz Allah’a aitiz. Ondan geldik, yine Ona döneceğiz؛. Bu dünya bizi asıl yurdumuza götüren bir köprüdür. Bütün köprüler gibi onun da başı ve sonu bellidir.
Deveni Bağla , Sonra Tevekkül et! Hastalanınca tedâvi .İmayı tevekküle engel sayanlan vandm. Bu değildin. Tedavinin İlâhî takdiri değiştirmeyeceğini görüşü yanlıştır. Tedâvi de Allah ‘ın bir takdiridir. Hastalığı yaratan da, ilaca şifayı koyan da Allah olduğuna göre kula düşen sebebe yapışmaktır. Resûl-İ Ekrem Efendimiz hastalanınca tedâvi olmuş; ümmetinin de olmasını emretmiş; Allah… Read More »
Ah ! Ona Bir Güvenilse İşte insan Allah’a böyle İnanıp güvenmelidir. Şayet insan. Efendimizin buyurduğu gibi kâinâtın Rabbine tara, nasıyla güvenip teslim olabilse, sabahleyin yuvalarından akşam tok dönen kuşlar gibi Allah onları da besler. Sabahleyin boş kursaklarıyla rızık aramaya çıkan kuşlar, a korkusuna kapılmazlar. Dağda, ovada, denizde rızıklarını usulünce aradıkları zaman, kârınlarının… Read More »
Peygamberimiz Böyle Güvenirdi Hicret sırasındaydı ; Peygamber Efendimiz ile Hz. Ebû Bekir düşmandan kaçarak Sevr mağrasına sığınmışlardı. Mekkeli müşrikler de onların peşine düşmüş ve Sevr mağarasının kadar gelmişlerdi. Ayaklarının dibine dikkatlice baksalar onları bu sırada Hz. Ebû Bekir büyük bir telâşa kapıldı. Resullulah Efendimiz onu şu sözleriyle sakinleştirmeye çalıştı :… Read More »
Allah’a Güvenmenin Göstergesi Sevgili Peygamberimiz, Allah’a güvenenlerin kazanacağı şöyle mükafattan söz eder: Bu ümmetten yetmiş bin kişi, hesaba çekilmeden doğrudan doğruya cennete girecektir. Bunlar: Büyü yapmayan ve yaptırmayan, uğursuzluğa inanmayan, ve Allah’a tam mânasıyla güvenen kimselerdir. Çünkü büyü yaptıran ve uğursuzluğa inanan kimseler, bu tutumlarıyla, Allah’a tam mânasıyla inanmadıklarım,… Read More »
Bir Demet Ekin Gibi Hayat devam ettiği sürece mü’minin imtihanı da devam edecektir. Öyleyse dertleri ve sıkıntıları hayatın kaçınılmaz bir kanunu kabul etmeli kederlere alışmalı, acılar karşısında sabır ve metanet gösterme çalışmalıdır. Mü’mine yakışan budur. fotalar karşısında mü’min, bir demet ekin gibi esnek ve dayanıklı olmalıdır. Rüzgâr onu kah bir yana,… Read More »
Dertlere Dayanmalı Mü’min, başına bir sıkıntı gelince paniğe kapılmamalı. Dertlerin iyi Müslümanlara verildiği gerçeğini göz ardı etmemeli. Dayanılmaz kederler İçinde olduğunu düşünerek, bazılarının gibi: “Allahım canımı al da beni kurtar!” diye ölümü temenni etmemeli Çok zor durumda kalınca, sevgili Peygamberimiz’in tavsiye buyurduğu. gibi: “Allahım, yaşamak benim İçin hayırlı olduğu sürece… Read More »
Peygamber Efendimizin Sıkıntıları Bu İlâhî kural, Allah’ın sevgilisinin hayatı boyunca aynen gerçek Efendimiz son hastalığı sırasında bile derin acılar çekti. Bunu gören sevgili kızı Hz. Fâtıma “Vah babacığım, ne büyük sıkıntın var!” diye gözyaşı döktü. 0 günlerde Efendimiz şiddetli bir sıtma nöbetine yakalanmıştı. Ziyaretine gelen Abdullah ibni Mes’ûd, elini Resûlullah’m üzerine koyunca… Read More »
Neden Hep Sıkıntı, Hep Sabır? İşin sırrını Peygamber Efendimizden öğrenelim. Allah, iyiliğini dilediği kimseyi önce sıkıntıya sokar; sonrada sabır verir. Cenâb-ı Hakk’ın insana verdigi en hayırlı ve en büyük lütufdur. Sabır meziyeti mü’mine özeldir. Mü’min sevinince şükreder , Ölünce sabreder, böylece hayra erer. Ama mü’minin derdi büyük olur. Büyüklerimizin… Read More »
Sıkıntıyla Karşılaşınca Hüzün ve keder hayatın değişmez gerçeğidir, insan bu gerçekle karşılaştığında ne yapmalıdır? Yüce Rabbimiz ٥ zaman sarsılmaz bir sabırla ve namaz kılıp suretiyle kendisinden yardım istememizi öğütler. Cenâb-ı Hakk’ın emirlerini aynen uygulayan peygamberler,؛ durumda kaldıklarında, tıpkı Resûl-İ Ekrem gibi, Allah’tan yardım istemek için namaz kılarlardı. Ashâb-ı kirâm da öyle… Read More »