Reci yolundan asfalta çıktıktan 15 km sonra nihayet Usvan kasabasına ulaşırsınız. Burada ağaçlık bir yerde, çok musluklu bir çeşmenin önünde muhakkak durunuz. Yan yana sıralanmış birçok kurna göreceksiniz. Muslukların sol arkasında duran kuyu Bi’r-i Tefle denilen tarihi bir yerdir.
Peygamber Efendimiz”1 ‘, sahabe ile Hudeybiye’ye giderken buraya uğramış ve geceyi burada geçirmiştir. Konakladıkları bu yerdeki kuyu suyunun içilemeyecek kadar acı olması üzerine, Efendimiz ” mucize göstererek kuyudan bir parça suyu ağzına almış ve suyu yeniden kuyuya boşaltmıştır. Allah’ın izniyle kuyunun suyu dünyanın en tatlı sularından biri haline gelmiştir. Peygamber Efendimiz’in ” 1400 sahabeyle geldiği bu yerde gerçekleştirdiği bu mucizeye oradaki bütün sahabe şahit olmuştur. O günden bu yana da bu tarih! kuyuya ağızdan çıkan su manasında, “Tefle” denmektedir. Halk arasında çok meşhur olan bu kuyunun suyu, birçok hastalığa şifa olduğu için bidonlarla taşınmaktadır.
İslam tarihinde Bi’r-i Tefle mevkiinin bir önemi de, sahabenin ilk kez korku namazını burada kılmış olmalarıdır. Onlar Mekke’ye doğru ilerlerken Halid bin Velid onları burada görecek ve Mekkelilere haber vermek için hızla geri dönecektir. Bu hadise üzerine sahabenin arasında endişe artar. Peygamber Efendimiz(sas) burada da fetanetini ortaya koymuş ve dört bir yana habercilerini göndererek hem Mekke’de hem de çevresinde olan biten her şeyden anında haberdar olmuştur. Ama sahabeyi teskin etmek için burada onlara korku namazı da kıldırmıştır. Bu namaz vesilesiyle Rabb’lerine sığınmışlar ve kalben selamet bulmuşlardır.
Bi’r-i Tefle’nin bulunduğu sulak yer dolayısıyla çevresi bir hayli yeşildir. Burada “Erak” denilen ağaç türünü görmeniz mümkündür. Söğüde benzeyen bu ağaçta da diğer çöl ağaçları gibi geniş yaprak yok. Buharlaşmanın çok olduğu bu topraklarda ağaçların hemen hepsinin yaprakları gayet küçük ve incedir. Rabbimiz bu iklimlerde yaşayabilmeleri için ağaçlara böyle bir özellik vermiş. Erak ağacının köklerinden misvak yapıldığını öğreniyoruz. Bu ağacın yaprakları ayrıca doğal bir doğum kontrol işlevi görüyormuş. Yapraklarını çiğneyen hanımların çocuk yapmaları gecikiyormuş.
