Tenim Mescidini geçtikten sonra bir kilometre ilerideki Teknoloji Koleji’ne geliyoruz. Bu okulun az ilerisinde duvarlarla çevrili bir kayalık alan görülüyor. İşte burası Hz. Hubeyb’in şehit edildiği yer.
Bir zamanlar buralarda ne acı sahneler cereyan etmişti. Medine’den gül kokusu yayılırken çevre kabilelerden İslamiyet’i öğrenmek için talepler geliyordu. Peygamberimiz(sas) İslamiyet’i anlatması için onlarla birlikte sahabe gönderiyordu. Uhud Savaşı yeni bitmişti. Müşrikler Müslümanları bu şekilde meydan savaşlarıyla yenemeyeceklerini anlayınca onları tek tek ortadan kaldırmayı düşündüler. Bu maksatla sinsi bir plan tertip ettiler. Müşriklerden Beni Lihyan kabilesinden bir grup, Medine’ye gelerek dini öğrenme adına muallim talep etti. Peygamber Efendimiz(sas) de en seçkin sahabeden 8 kişiyi onlarla birlikte gönderdi. Medine’den Mekke’ye doğru bir hafta gittiler ve bu kabilenin topraklarında bulunan Reci Kuyularına geldiklerinde burada sahabeye pusu kurup, onları tek tek şehit ettiler. Aralarından sadece 2’sini katletmeyip bulunduğumuz yere getirdiler. Onları Mekkeli müşriklere sattılar. Mekkelilerin maksadı ise bu 2 güzide sahabeyi ağır işkenceler altında şehit etmekti. İlk sahabeyi şehit ettikten sonra sıra Hz. Hubeyb’e gelir. Hubeyb(ra) müşriklerden iki rekât namaz kılmak için izin ister, onlar da verirler. Namazını bitirince neden hızlı kıldığını sorarlar. O da, “Ölümden korktu da namazını uzattı demeyesiniz diye böyle yaptım,” cevabını verir. Müşrikler, “Senin yerinde peygamberinin olmasını istediğini söyle, seni serbest bırakalım,” derler.
Hz. Hubeyb kükrer ve, “Değil yerimde Peygamberim’in olmasını, O’nûn ayağına bir kıymık tanesinin bile batmasına razı olamam,” der. Üzerine mızraklar gelirken Rabbine bir ilticası vardır Hz. Hubeyb’in, “Ya Rabbi şu anki durumumu Efendim’e bildir ve selamımı O’na duyur.” Ardından bu kayalıklarda şu nida yankılanır, “Esselâmu aleyke ya Resulallah!” O sırada Medine’de, Mescid-i Nebevî’de sahabe ile halka olmuş sohbet eden Efendimizlsas) birden ayağa kalkar ve, “Ve aleykum selam ya Hubeyb!” diye karşılık verir. Sahabe şaşkınlık içinde sorar, “Ne oldu ya Resulallah!”, Efendimiz’intsas) cevabı gayet hüzünlü ve kısadır, “Hubeyb’i şehit ettiler.”
İşte tüm bu hadise önümüzde uzanan kayalıklarda cereyan etmişti. Dudaklarımız şehit sahabe için duaya açılırken onların şefaatlerini dilemeyi de unutmuyoruz.
