Sultan 11. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan Mekke’deki Osmanlı yapılarından biri de kız mektebidir. Bu yapıyı görür görmez Osmanlı’nın son dönemlerindeki çırpınışların, özellikle II. Abdülhamid’in gayretlerinin ne kadar büyük olduğunu çok daha iyi anlıyorsunuz.
Osmanlı’nın en parlak yıllarına baktığınızda en çok okulu o yıllarda açtıklarını görürsünüz. Kanunî’den Rüstem Paşaya, Semiz Ali Paşa’dân Mihrimah Sultanlara ve diğerlerine. Âdeta bir eğitim seferberliği vardır ve bu nedenle yaşadıkları dönem altın dönem olmuştur. En çok okulun açıldığı bir diğer dönem ise II. Abdülhamid Han dönemidir. Mekke de bu seferberlikten nasibini almıştır. Karşımdaki bina bugün nice özel koleje taş çıkaracak kadar görkemli duruyor.
Fakat o devir kaht-ı rical (adam yokluğu) dönemidir ve Osmanlı, müesseselerin başına iyi idareciler ve öğreticiler bulamamaktadır. Merhume Münevver Ayaşlı, hatıralarında Beyrut’tan bahsederken bir Alman lisesinde okuduğunu söylüyor. Sonra oraya bir Osmanlı okulu açılıyor.
Okulun müdiresi Halide Edip Adıvar. Münevver Ayaşlı şöyle diyor, “Bu okula 2 ay zor tahammül ettim. Çünkü başımızdakilerin eğitimle bir alakaları yoktu. İşleri güçleri Avrupa daki moda vb. şeylerdi. Beyrut valiliği yapan babama rica ederek çocuk halimle yine kendimi o yabancı okula yazdırdım.”
