“…Allah (cc) bize yeter. O ne güzel vekildir…” (Al- i îmran, 173. ayet)
Bizleri mutlu eden hiçbir sevinç devam etmez. Üzülmek de hiçbir şekilde kaybettiklerimizi bize geri getiremez.
Müslüman bir kadının İslam beldesinde, kafir bir kadının ise küfür beldesinde bulunması açısından baktığın zaman mutlu olma imkanına sahipsin.
Çünkü İslam beldesinde yaşayan Müslüman kadın; iman eden, zekat veren, oruç tutan, gece namazı kılan, örtünen, kocasına itaat eden, Rabbinden korkan, Rabbinin emirlerini harfiyen yerine getiren ve yasaklarından sakınan, sevap, huzur ve rızaya ulaşandır. Küfür beldesinde yaşayan kadın ise; bir kenara atılan eşya gibidir, ziynetlerini teşhir eder. Küfrünün karanlığında kaybolmuştur. Şeref, namus ve dini hassasiyetten uzak yaşamaktadır.
“Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın, eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz.” (Al-i îmran 139)
Bu iki tabloyu karşılaştıran Müslüman kadın haline şükredecek ve ne denli önemli bir nimet içerisinde olduğunu fark edip Allah’a Hamd-ü sena edecektir. Nimetlerin en büyüğü olan ‘İman’ ile bizleri müşerref eden Yüce Rabbimize şükürler olsun, bizleri bu nimetle tanıştıran efendiler Efendisi (sav)’ne salat’ü selam olsun.
