“Siz sevdiğiniz şeylerden Allah rızası için başkalarına harcamadıkça gerçek erdemliliğe ve hayra ulaşmış olamazsınız.” (Al-i İmran 92)
“Ey iman edenler, kazandığınız güzel şeylerden ve topraktan sizin için bitirdiğimiz ürünlerden hayra harcayın size verilse göz yummadan alamayacağınız kötü şeyleri, malları hayır diye vermeye kalkışmayın.” (Bakara 267)
Enes -Allah ondan razı olsun- şöyle demiştir: Ebu Talha hurmalık bakımından ensarın en zenginlerinden idi. En sevdiği malı da Mescid in karşısındaki Beyruha denilen hurma bahçesiydi. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem bu bahçeye girer ve oradaki tatlı sudan içerdi. Enes sözüne devamla dedi ki: “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça en iyi olan hayra ve cennete ulaşamazsınız.” (Al-i İmran 92) ayeti nazil olunca Ebu Talha Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanma gelerek:
-Ya Rasûlallah “Allah sana sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça en iyiye erişemezsiniz”, ayetini gönderdi. Benim en sevdiğim malım ise Beyruha adlı bahçedir. O Allah için sadakadır. Allah tan onun sevabını ve ahiret azığı olmasını dilerim. Burayı Allah’ın sana gösterdiği şekilde kullan, dedi. Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
“Aferin sana bu ne kârlı ve ne iyi bir maldır”, dediğini işittim. Fakat ben bu malı akrabalarına vermeni uygun görüyorum”, dedi. Ebu Talha:
-Öyle yapayım ya Rasûlallah, dedi ve bahçeyi akrabaları ve amca çocukları arasında taksim etti. (Buhari, Zekat 64, Müslim, Zekat 42)
