Dünya ve onun nimetlerinin boş olduğunu ve geçici olduğunu her fırsatta söylüyor, duyuyor ve görüyoruz.
Dünya hırsı içlerinde yer etmiş ve tamah duygusu ile koşuşturanlar, onu elde etmek adına her geçen gün daha fazla çalışıp, mal yığanlar ve buna doymayan gafiller vardır.
Dünya bir oyun ve oyalanmadır, insanlar arasında döner durur.
Dünya hırsı ile kalbimizi derin bir körlüğe itmekten kaçınmalıyız. Sevgi duyacağımız ve isteyeceğimiz şeylerin, dünya değil Allah (cc) rızası için olmasına çalışmalıyız.
Kendimize yetecek olanı istemeyi ve elimizde olanla yetinmeyi bilmeliyiz. Dünyanın serveti ve zenginliği uğrunda vaktimizi öldürmemeli ve kalbimizde telafisi olmayan izler bırakmamalıyız.
Bir insan biriktirir, biriktirir de sonunun olmadığını göremez. Hep daha fazlasını, daha güzelini, daha mükemmelini ister.
İstemek ve çalışmak makul ve kabul edilebilir bir seviyede ise uygundur.
Düşünün bir kere, sürekli çalışan mal ve para hırsı ile koşuşturan bir insan, ailesinden uzak kalır, evlatlarından uzak kalır, eşinden ve onu bu dünyada mutlu edecek her şeyden uzaklaşır. Dönüp baktığında, kendisini sevmeyen bir eş, saygısız çocuklar ve ilgisiz bir aile gördüğünde şaşıracak pek bir şeyin olmadığı ortadadır.
Bunun yanında kendimizi dini duygulardan ve faaliyetlerden geri bırakmakta işin diğer bir kötü yanı.
Biriktirilecek ve yığılacak en güzel şey hayırlı ameldir. Akıl, güzel ahlak ve tecrübe bizden sonraki nesillere bırakacağımız en güzel mirastır. Dünya oyununa kendimizi fazla kaptırmamak ve gelecek olan tehlikenin farkına varmalıyız.
