Peygamberimiz şöyle buyurdu;
-“Kim gençliğinde Kur’an’ı öğrenirse Kur’an onun etine ve kanma karışır, kim de Kur’an’ı ihtiyarlığında öğrenir, Kur’an’la çok ilgilenir ve unutmazsa onun için iki kat sevap vardır.”(Yaşlı insan, çocuk ve gence göre Kur’an’ı daha zor, daha uzun sürede öğrenir. Çocukluk ve gençlikte güçlü olan hafızanın yaşlandıkça önce plato çizdiği, sonra az da olsa zayıfladığı görülür.
-” Yaşlandığı halde fırsat bulup Kur’an’ı öğrenmek ve ezberlemek, unutmamak için tekrar etmek, zoru başarmaktır. Bu sebeple ona gence göre daha çok sevap verilmektedir. Öte yandan küçük yaşta öğrenilen, ezberlenen bilgiler kolay hatırlanır.)
İbn Ebi Vehb’in anlattığına göre İmam Malik (öl. 179/795) der ki: “Hocanın Kur’an’ı öğretmesine karşılık bir şey almasında bir beis yoktur. Hatta bir şart koşarak akit yapsa bile bu, onun için sahih ve helaldir. Ayrıca bu hususta şart koşmasında da bir mahzur yoktur.
Hazreti Peygamber şöyle buyurur: “Bu ümmetten üç çocuğun eğitimini üstlenen hoca fakirleri zenginlerle, zenginleri fakirlerle eşit seviyede öğretmezse kıyamet gününde hainlerle birlikte haşr olunur. Ücret alıp da çocuklar arasında eşit davranmayan hoca zalimlerden sayılır.
