Kızmak Nereye Kadar Câizdir
Bir kimse zulüm etse yahut gayet çirkin söylese, susmak, kötü söylememek ve cevap vermemek daha iyidir. Fakat susmak şart değildir. Her cevabı vermek de câiz değildir. Sövmeye sövme, gıybete gıybet ile mukabele etmek gibi şeyler câiz değildir. Çünkü bu yüzden tâzir (şer’i cezai lâzım olur. Fakat kötü söz söyler de, yalan olmazsa câizdir. Bu da kısasa benzer. Her ne kadar Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem), «Bir kimse, sende olan bir şeyle seni ayıplarsa^ sen onda olan şey ile onu ayıplama» ( ), buyurduysa da cevap vermemek müstehabtır, vâcib değildir, sövmek ve zina ile suçlamak olmazsa. Bunun için delilimiz yine Resûlullah’tır (aleyhisselâm). Buyuruyor ki: «İki kişi birbirine söverse, ilk sövülen haddi aşınca ya kadar, başlayana yazılır». O hâlde haddi aşmayacak şekilde cevap verilebilir. Âişe (radıyallahü anhâ) buyuruyor: Peygamberimizin hanımları (sallâllahü aleyhi ve sellem ve rıdvânullahi aleyhin ne) Fâtıma’ya (radıyallahü anhâ) haber gönderip, «Resûlullah’a de ki, Âişe’yi çok seviyor ve ona çok yakınlık gösteriyor, bizimle Âişe arasında sevgi adâleti gözetsin» dediler. Fâtıma (radıyallahü anhâ) haber getirdiği zaman Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) yatıyordu. Buyurdu ki: «Yâ Fâtıma. benim sevdiğimi, sen sevmez misin?», «Severim, yâ Resûlallah», dedi. «Âişe’yi sev. Zira ben onu seviyorum» ( ), buyurdu. Hanımlarının yanma geldi ve duyduklarını anlattı. «Biz bunu siper edinmeyelim», deyip, Zeyneb’i (radıyallahü anhâ) gönderdi. Kızmak Nereye Kadar Câizdir O da Resûlullah’ın (sallâllahü aleyhi ve sellem) hanımlarından idi. Resûlullah’m (aleyhisselâm) sevgisinde benimle aynı olduğunu söylerdi. Geldi ve Ebû Bekir’in (radıyallahü anh) kızı şöyle şöyledir deyip, sayıp döktü. Ben susuyordum. Sonra konuşmama, cevap vermeme izin verdi. Aynı şekilde ben de mukabele ettim. Ağzım kuruyuncaya ve konuşamaz hâle gelinceye kadar devam ettim. Sonra Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) «O Ebû Bekir’in kızıdır, siz söz ile ondan yüksek olamazsınız» (‘), buyurdu. O hâlde cevap vermek icabedince, yalan olmamak şartiy le cevap verebileceğine bu hâdise delildir. Meselâ, ey ahmak, ey cahil, utan, sus gibi sözler de söylenebilir. Çünkü hiç kimse akıl azlığından ve cahillikten kurtulamaz. Kızmak Nereye Kadar Câizdir Fakat dili pek kötü sözlere alış tırmamalıdır. Kızgınlık zamanında bunları kendiliğinden söyleyebilir. Fuhuş sözler söylememeli, yontulmamış, ahlâksız, insaniyetsiz, vefasız, mahrum gibi sözlerden kaçınmalıdır. Velhâsıl cevap vermeye başlayanın haddi bilmesi ve taşmaması zordur. Bunun için cevap vermemek daha iyidir. Bir kimse Resûlullah’ın (sallâllahü aleyhi ve sellem) huzurunda Ebû Bekir’e (radıyallahü anh) kötü söz söyledi. Cevap vermeyip sustu. Cevap vermeye başlayınca Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) kalktı. «Şimdiye kadar oturdunuz, ben cevap vermeye başlayınca kalktınız», deyince, «Sustuğun zaman senin cevabım melekler veriyordu. Konuşmaya başlayınca şeytan geldi. Şeytan ile bir arada oturmak istemedim» (2), buyurdu.
Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyurdu: «İnsanlar derece derece yaratılmıştır. Bazısı geç kızar ve geç barışır. Bazısı çabuk kızar ve çabuk barışır. Bu da diğerine karşılık olur. Sizin en iyiniz geç kızıp çabuk barışandır. En fenanız da çabuk kızıp, geç barışandır».

