İslâm Ve Kureyş Birliklerinin Karşılaşıp Boğuşmaları

By | 16 Mart 2015

islam-ve-kureys-birliklerinin-karsilasip-bogusmalari    Siyer ve Hadîs bilginleri şöyle rivayet etmişlerdir:
Kureyş kâfirleri, Medine’den bir fersah uzaklıkta bulunan UHUD mevkiinde İslâm askerine yaklaşıp karşı karşıya durdular. Cumartesi günü cenk kaçınılmaz bir hal aldı. İslâm mücahitleri Peygamber (S.A.V.)’in çevresinde toplandılar. Sonra saflar düzenlendi. Yüzlerini Medine’ye ve arkalarını UHUD dağına vererek durdular. Cebel-i Ayneyn sollarında kaldı. Fakat Cebel-i Ayneyn (İki göz dağı)’nın, bir gedik yeri vardı. Kâfirlerin burada pusu kurmaları endişesiyle Peygamber (S.A.V.) Abdullah oğlu ZübeyPi elli okçu askerle o gediğe koydu. Ve onlara:
— «İster üstün gelelim, ister alt olalım, sakın yerinizden ayrılmayın ve benim emrim size varmayınca bir yere kıpırdayıp hareket etmeyin!» dedi. Askerin sağında Ukkâşe bin Muhassın-ı Esedî’yi ve solunda Ebû Seleme ibni Abdul Esed’i vazifeli kıldı. Ebû Ubeyde bin Cerrah ve Saad İbni Vakkas’ı askerin önüne gönderdi.
Kureyş kâfirleri de saflarını düzene koymuşlardı. Sağ Cepheyi Halid bin Velîd’e, sol cepheyi de İkrime bin Ebû Cehil’e verdiler. Ebû Süfyan Kureyş’in yüreğinde (Merkezinde) yer aldı. Safvan bin Ümeyye, bir rivayete göre Amr ibni As’ı askerleriyle dağın gediğine koydular. Abdullah bin Ebû REBÎA’yı okçulara emir atadılar. Sancağı da Talha bin Ebû Talha’ya teslim ettiler. Kadınları safların önüne koydular. Şiirler okuyorlar, Bedirde ölenleri anıp müşrikleri, cenge şevklendiriyorlardı.